Verginin Müteselsil Sorumlularından Birisinin Dava Açmasının Zamanışımını Durduracağı

Verginin Müteselsil Sorumlularından Birisinin Dava Açmasının Zamanışımını Durduracağı
125×125

Vergiyi doğuran olayla ilgili olarak yapılan vergilendirme ve/veya ceza kesme işlemlerinin birden çok yükümlüsü olan ve aralarında müşterek ve müteselsil sorumluluk bulunan kişilerden herhangi birinin dava açmasının zamanaşımının durması için yeterli olduğu hakkında.

T.C.

DANIŞTAY Yedinci Daire

Esas No -.2016/9918 Karar No : 2017/2121

TÜRK MİLLETİ ADINA

4458 sayılı Gümrük Kanununun olay tarihi itibarıyla yürürlükteki şekliyle 184’üncü maddesinin l’inci fıkrasının (a) bendinde, ithalat vergilerine tabi eşyanın geçici depolanmasından veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülüklerden birinin yerine getirilmemesi, (b) bendinde, eşyanın söz konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya nihai kullanımı nedeniyle indirimli yahut sıfır ithalat vergi oranı uygulanmasına ilişkin koşullardan birine uyulmaması hallerinde ve bu fiillerin geçici depolanmanın veya ilgili gümrük rejiminin yanlış uygulanması sonucunun yarattığının tespit edilmesi durumunda, ithalat nedeniyle gümrük yükümlülüğünün başlayacağı; 2’nci fıkrasının (a) bendinde, gümrük yükümlülüğünün, l’inci fıkranın (a) bendinde belirtilen hükmün yerine getirilememesinin bir gümrük yükümlülüğü doğurması halinde, bu tarihte, (b) bendinde, eşyanın söz konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya özel amaçlı kullanımı nedeniyle indirimli ya da sıfır ithalat vergi oram uygulanmasına ilişkin bir koşula uyulmadığının sonradan tespiti halinde, ilgili rejime tabi tutulduğu tarihte başlayacağı; 3’üncü fıkrasında da, yükümlünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın geçici depolanmasından veya tabi tutulduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülükleri

yerine getirmesi gereken kişi ya da söz konusu rejime tabi tutulması için konulmuş koşullara uyması gereken kişi olduğu belirtilmiş; aynı Kanunun yine olay tarihinde yürürlükteki şekliyle 197’nci maddesinin 1 ‘inci fıkrasında, gümrük vergilerinin, tahakkukundan hemen sonra beyanname veya beyanname yerine geçen belge üzerinde yükümlüye tebliğ edileceği; 2’nci fıkrasında, yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya l’inci fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı, şu kadar İd, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılmasının zamanaşımını durduracağı; 3’üncü fıkrasında, yükümlü tarafından gümrük beyannamesinde gösterilen vergi tutarı ile gümrük idaresince hesaplanan vergi tutarının eşit olması halinde, gümrük idarelerinin eşyayı teslim etmesi, gümrük vergilerinin yükümlüye tebliği yerine geçeceği; 4’üncü fıkrasında ise, gümrük vergileri alacaklannın, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve suçun zamanaşımından daha uzun bulunması halinde bu alacakların Türk Ceza Kanunundaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde kovuşturulup tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre; doğduğu tarihten idbaren üç yıl içerisinde tebliğ edilmeyen gümrük vergileri zamanaşımına uğrar. Ancak, gümrük vergileri alacaklarının ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve suçun zamanaşımının daha uzun bulunması halinde bu alacakların Türk Ceza Kanunundaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde tahsil edilmesi mümkündür. Ayrıca, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılması halinde de zamanaşımı durmakta olup, yasa metninde, vergiyi doğuran olayla ilgili olarak açılan davanın zamanaşımını durdurması için sorumlu kişiler yönünden bir ayrıma gidilmemiştir. Diğer bir ifadeyle, vergiyi doğuran olayla ilgili olarak yapılan vergilendirme ve/veya ceza kesme işlemlerinin birden çok yükümlüsü olan ve aralarında müşterek ve müteselsil sorumluluk bulunan kişilerden herhangi birinin dava açması zamanaşımının durması için yeterlidir. Zamanaşımının durduğu tarih ile açılan davada verilecek kararın kesinleşmesini müteakip yeniden işlemeye başlayacağı ve sona ereceği tarihler arasında vergilerin istenilmesi de mümkün bulunmaktadır.

Dava dosyası ile Dairemiz kayıtlarının birlikte incelenmesinden; transit rejimi kapsamında taşıma işini gerçekleştiren, adına transit beyannamesi tescil edilen davacı şirket ile taşıma işini üstlenen ve davacı ile aralarında müşterek ve müteselsil sorumluluk bulunan … …..Limited Şirketinden aynı vergilerin istenilmesi üzerine adı geçen Şirket tarafından …… Birinci Vergi Mahkemesi nezdinde …/… sayılı dosyasında …… tarihinde dava açıldığı ve Dairemizin bozma kararına uymak suretiyle verilen kararın ………sayılı kararımızla onandığı; henüz kesinleşmediği tespit edilmiştir.

Mahkemece, transit rejimi kapsamında taşınan, vergileri uyuşmazlığa konu eşya için verilen teminatın iade edildiği ……… tarihinden itibaren zamanaşımının başlayacağı yolunda yapılan belirleme yerinde ise de; olaya uygulanacak hüküm 4458 sayılı Yasanın 197’nci maddesinin 4’üncü fıkrası değişik, 2’nci fıkrası hükmü olduğundan ve bu hükme göre de vergiyi doğuran olayla ilgili olarak … tarihinde dava açılması nedeniyle bu tarih itibarıyla zamanaşımının durduğu süreçte…… tarihinde tebliğ edilen vergilerde zamanaşımı bulunmadığından, uyuşmazlık hakkında transit rejimi hükümlerinin ihlal edilip edilmediği değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi sonucu verilen temyize konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir