Sadece Mükellefe Beyanına Dayanarak Matrah Farkı Bulunmasında İsabet Olmadığı

Sadece Mükellefe Beyanına Dayanarak Matrah Farkı Bulunmasında İsabet Olmadığı
125×125

İnceleme elemanınca kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılat tespit edilirken, Ticaret ve Sanayi Odasından sektördeki karlılık ve fire oranlarının da tespit edilmesi ve bu veriler doğrultusunda hesaplama yapılması gerekirken, herhangi bir somut veriye veya delile ulaşmadan salt mükellefe beyanına dayanılarak matrah farkı bulunmasında isabet görülmedi hakkında.

T.C.

DANIŞTAY Dokuzuncu Daire

Esas No : 2016/… Karar No : 2017/….

TÜRK MÎLLETÎ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlıkta, süpermarket işletmeciliği ile iştigal eden davacının hasılatını eksik beyan ettiği gerekçesiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2010 yılına ilişkin olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

213 saydı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) bendinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, aynı Kanunun 30. maddesinde, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporunda belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden yapılan tarhiyatın re’sen vergi tarhı olarak tanımlandığı ve defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması  dolayısıyla ihticaca salih bulunmamasının re’sen tarh nedeni olduğu, 134. maddesinde de, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun  araştırılması,  tespiti ve sağlanması olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Davacının, 2010 yılı işlemlerinin incelenmesi sırasında defter ve belgeleri üzerinde yapılan kaydi envanterle saptanan “satılan malın maliyetine” davacı         tarafından        beyan edilen  fire ve kar oranlarının uygulanması sonucunda bulunan 287.559,54 TL satış hasılatının, ilgili yılda davacı tarafından beyan edilen matrahtan 156.439,65-TL farklı olması nedeniyle bulunan matrah farkı üzerinden vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatı yapıldığı anlaşılmaktadır.

Vergi Mahkemesince, beyanlarının yer aldığı vergi inceleme tutanağının davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmadan imzalanmak suretiyle kabul edildiği; ayrıca satılan malın maliyeti hesabına ait fire ve kar oranlarının satılan ürünlere yanlış uygulanmış olabileceği ve elde edilen karın sehven noksan hesaplanabileceği yönündeki davacı beyanı da dikkate alınmak suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiş ise de; inceleme elemanınca kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılat tespit edilirken, Ticaret ve Sanayi Odası’ndan sektördeki karlılık ve fire oranlarının tespit edilmesi ve bu veriler doğrultusunda hesaplama yapılması gerekirken, herhangi somut bir veriye veya delile ulaşmadan salt davacı beyanına dayanılarak matrah farkı bulunmasında isabet görülmemiştir.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir