KDV İndirim Hakkının Takvim Yılı Aşılmadan Kullanılabileceği

KDV İndirim Hakkının  Takvim Yılı Aşılmadan Kullanılabileceği
125×125

Katma değer vergisinin indirim hakkının vesikaların defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde takvim yılı aşılmadan kullanılabileceği hakkında.

T.C.

DANIŞTAY Dördüncü Daire

Esas No : 2016/16147 Karar No : 2017/6193

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince işin gereği görüşüldü: Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın düzeltilmesini gerektirecek nitelikte görüldüğünden, Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/03/2016 günlü ve E:2016/1111, K:2016/1317 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek, İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin 08/02/2012 tarih ve E:2010/968, K:2012/349 sayılı kararına ilişkin temyiz başvurusu yeniden incelendi:

Davacı şirket hakkında yapılan incelemede, 2008/0cak dönemine ait KDV beyannamesinde önceki dönemden devreden KDV tutarının 207.397,14 TL olması gerekirken 354.426,86-TL olarak beyan edildiği gerekçesiyle 2009/2 ve 2009/5 dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile 1 kat kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin 2010/1,2 sayılı ihbarnamelerin; 2007/12 hesap döneminden 2008/1 hesap dönemine devreden KDV’nin beyannameye sehven hatalı yazıldığı ancak 2008/2,3,4,5, ve 7 dönemlerinde şirketlerinin ticari faaliyetinde kullanılmak üzere satın aldığı araçların KDV’lerinin indirim konusu yapılmadığı ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 29. maddesinin 1. fıkrasında mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak yüklendikleri katma değer vergilerini indirebilecekleri, maddenin 3. fıkrasında, “İndirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, 30. maddesinin (b) bendinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği, 34. maddesinin 1. fıkrasında yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisi, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebilecekleri hükümlerine yer verilerek indirimin yapılabilmesinin koşulları, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun kayıt nizamına ilişkin 219. maddesinin (a) bendinde, fatura ve benzeri vesikaların 10 gün içinde defterlere kaydedilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir.

Dava konusu olayda, iştigal konuları arasında binek otomobili kiralanması ve çeşitli şekillerde işletilmesi de olan davacı şirketin 2007/12 hesap dönemi beyannamesinde sonraki döneme devreden KDV tutarı 207.397,14- TL iken bu tutarın 2008/1 hesap dönemine ilişkin verilen beyannamede 354.426,86-TL olarak beyan edildiği ve Vergi Dairesi tarafından 2009/2 ve 2009/5 dönemleri için ikmalen vergi ziyaı cezalı KDV tarhiyatı yapıldığı ayrıca idarenin tarh edilen vergi ve kesilen cezaya dair tespitlerinin davacının düzeltme ve şikayet başvurusundan önceki tespitlere dayandığı 29.01.2010 tarihli vergi ve ceza ihbarnamelerinin 12.02.2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve bu ihbarnamelerinin kaldırılmasının dava konusu edildiği dolayısıyla iş bu davanın, Davacı tarafından verilen düzeltme beyannamesi üzerine idarece tesis edilen işleme karşı açılmış olmadığı anlaşılmaktadır.

Davacının 2008/0cak dönemine ait katma değer vergisi beyannamesinde önceki dönemden devreden katma değer vergisi ile ilgili tutarsızlığın bu tarihten sonraki tarihli faturalarla izahının yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumun 2007, 2008 ve 2009 yılı defter ve belgeleri ile ilgili yıllarda davacıya ait beyannameler arasında çelişkinin olduğunu gösterdiği ve tek düzen hesap planı ve muhasebe tekniği açısından; söz konusu tutarsızlığın davacı tarafından üç yıl boyunca fark edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca indirim hakkının dönemsellik ilkesi gereğince vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde takvim yılı aşılmadan kullanılabileceğinden tarh edilen vergi ve cezalarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir