İşe Gelmeyen İşçinin Sözleşmesinin Feshi Yargıtay Kararları

İşe Gelmeyen İşçinin Sözleşmesinin Feshi Yargıtay Kararları
125×125

İş Kanunu 25/II-g bendinde işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın devamsızlık yapması halinde işverenin fesih hakkı düzenlenmektedir. İşveren, işçinin haklı bir sebebinin olmadığını ve bunu sorguladığını ancak yazılı delille ispatlayabilecektir.
İşverenin devamsızlık nedeniyle fesih yapabilmesi için sadece devamsızlık tutanağı tutması yeterli değildir. İşverenin tutanaklardan sonra işçiye işe gelmemesini haklı kılacak bir nedeni ve belgesi olup olmadığını soran bir ihtarname göndermesi ve bu ihtarda bildirilen süre içinde işçiden bir yanıt, rapor, mazereti haklı kılacak herhangi bir belge alamazsa belirtilen süre sonunda feshi yapması gerekir.Ancak uygulamada işçinin işe gelmemesi durumunda yapılan sözleşme fesihleri bazen kanuna uygun bulunmakta bazen ise çeşitli nedenlerle iptal edilmektedir.

İşçinin işe gelmemesi durumlarda yapılacak olan uygulamalara örnek olması açısından Yargıtay Başkanlığınca işçinin işe gelmemesi sebebiyle işverence yapılan sözleşme fesihleri ile alakalı olarak önceki yıllarda verilmiş olan mahkeme kararlarını yazımız ekinde yayımlıyoruz.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi         2018/9802 E.  ,  2018/16615 K.

İş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Somut olayda, dava dilekçesinde iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan işverence feshedildiği iddia edilmiş; davaya cevap dilekçesinde ise işçinin devamsızlık yaptığından iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği savunulmuştur. Dosya içeriğindeki 08/09/2012 tarihli devamsızlık tutanağında, davacı işçinin 03/09/2012-08/09/2012 tarihleri arasında devamsızlık yaptığı yazılıdır. Dinlenen davalı tanıkları davacının devamsızlık yaptığını doğrulamış olup, tanıklardan ikisinin tutanak düzenleyiciler arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık davacı tanıklarının fesihle ilgili görgüye dayalı bilgileri bulunmayıp, sadece davacı ve davalı tanığı …’in telefon konuşmasına şahit olduklarını ifade etmişlerdir. Davalı tanığı … de, bu telefon görüşmesiyle ilgili olarak, davacıyı mesai saatleri içerisinde işi bırakıp gitmesi sonrasında telefonla aradığını ifade etmiştir.
Dosya kapsamı ve özellikle yukarıda açıklanan delil durumu itibariyle, iş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması sebebiyle işverence haklı olarak feshedildiği kanıtlanmıştır. Her gün için ayrı ayrı devamsızlık tutanağı düzenlenmesi yerine tek bir devamsızlık tutanağı düzenlenerek içeriğinde birden fazla güne ilişkin devamsızlık tespitine yer verilmiş olması ya da Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilen işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış nedeninin ”kod 29” yerine “kod 22 (diğer nedenler)” şeklinde gösterilmesinin, mevcut delil durumu karşısında sonuca etkisi yoktur. Diğer taraftan, davacının şikayeti üzerine… Kurumu Genel Müdürlüğü … Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nce düzenlenen yazıda, aynı delillere göre davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi gerektiği görüşü bildirilmiş ise de, söz konusu görüşün eldeki davayı bağlayıcı bir etkisi bulunmamaktadır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi        2009/39005 E.  ,  2012/970 K.

Somut olayda, davacı işçinin 08.11.2005 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığı, davacının işe başladığı günden sözleşmenin feshedildiği güne kadar 2005 yılında 2 gün, 2006 yılında 8 gün,2007 yılında 4 gün işe geç geldiği, ayrıca 19.03.2007 ve 05.07.2007 tarihinde işe gelmediği en son 04.09.2007 günü işe geç gelmesine müteakip tutanak tutularak söz konusu işe gelmeme ve geç gelme hususları gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin 06.09.2007 tarihinde işverence İş Kanunu m.25/II-h uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı işçinin devamsızlık yaptığı günler 19.03.2007 ve 05.07.2007 tarihleri olup, toplam iki gündür. Ardı ardına olmayan iki gün devamsızlık haklı fesih sebebi oluşturmaz. Ayrıca haklı fesih sebebi oluşturmayan bu iki gün devamsızlık sırasında görevin yapılmaması hali de haklı fesih sebebi değildir. Ayrıca işe geç kalmada haklı fesih değildir. Bu nedenle davacının devamsızlık, görevi yapmama ve işe geç kalma eylemleri haklı feshi gerektirecek nitelikte doğru olmadığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi        2007/432 E.  ,  2007/29009 K.

“…Dosya içeriğinden özellikle tutanak tanığı K.K.’in somut açıklamalarından davacının izin sonucu bir gün işe gelmediği, ertesi gün geldiğinde işverenin bekçiye verdiği talimat gereği davacının işyerine alınmayıp bekçi kulübesinde bekletildiği, işverenin bekçi kulübesinde beklettiği davacıyı çağırıp görüşmediği gibi işbaşı yaptırmadığı bu nedenle davacının işyerini terk etmek zorunda kaldığı, olayların bu gelişimine göre hizmet akdinin bir günlük devamsızlığı takip eden gün işbaşı yaptırılmamak suretiyle işverence feshedildiği bir gün devamsızlığında haklı fesih nedeni olmadığı fesih tarihinden sonra devamsızlık yapıldığı iddiası ile düzenlenen tutanağın sonuca etkili olmadığı bu sebeplerle davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından kararın bozulması gerekmiştir.”

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi        2008/23004 E.  ,  2010/7504 K.

Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin, davalı tarafça, haklı nedene dayanmaksızın feshedildiği belirtilerek, davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmişse de, davalı tarafça, davacının ardı ardına iki gün devamsızlık yaptığının savunulduğu, davalı taraf tanıklarının beyanına ek olarak davacı tanığının da, davacının Pazartesi ve Salı günleri işe gelmediğini belirttiği, davacı hakkında devamsızlık tutanağı tutulduğu ve çekilen ihtar ile mazeret bildirmesinin istendiği, Bölge Çalışma Müdürlüğü müfettişi tarafından yapılan inceleme sırasında, davalı işverenin, davacının işi kendisinin bıraktığını beyan ettiği, bu şekilde davacının devamsızlık olgusunun kanıtlandığı, buna karşın davacı tarafça iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığına ilişkin kanıt sunulamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, mevcut delil durumu itibari ile davalı işverenin haklı nedene dayalı fesih olgusu sübut bulduğundan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi        2014/3187 E.  ,  2015/15165  K.

Dava; kıdem ve ihbar tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda, davacının iş sözleşmesi davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak işe devam etmemesi sebebiyle davalı tarafından haklı sebebe dayanılarak feshedilmiştir. Dosya kapsamında davalının feshi bildirimine konu devamsızlık tutanakları mevcuttur; ancak, davalı tarafın bu tutanakları düzenleyen kişileri tanık olarak dinletmediği görülmektedir. Buna göre; davalının, feshin haklı sebebe dayandığı yönündeki iddiasını ispat edemediği anlaşılmakta olup, mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin hüküm altına alınması gerekir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi        2014 / 1185  E.  ,  2014 / 1786   K.

Somut olayda; davalı işveren işyerinde gece sorumlu müdürü olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesinin, 26.07.2012 tarihli fesih bildirimi ile üst üste iki gün mazeretsiz olarak işe gitmediği gerekçesi ile tazminatsız ve bildirimsiz olarak feshedildiği, devamsızlığa ilişkin 24.07.2012 ve 25.07.2012 tarihlerinde devamsızlık tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf yargılama sırasında, 25.07.2012 tarihinde saat 17:00 itibari ile davacının işine son verildiğini açıklamıştır. Dosyaya sunulan gece vukuat defterinin incelenmesinden; davacının 23-24 Temmuz 2012 gecesi nöbetine geldiği ve defteri imzaladığı, 24-25 Temmuz 2012 gecesi ile 25-26 Temmuz 2012 gecesi nöbetlerine ise gelmediği anlaşılmasına rağmen; zaten davacının iş sözleşmesi 25 Temmuz günü saat 17:00’de feshedildiğine ve davacı da gece nöbeti tuttuğuna göre, henüz nöbetine gelip gelmeyeceği belli değilken davacının işine son verildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Fakat fesih anı itibari ile davacının 24-25 Temmuz gecesi nöbetine gelmediği ve işe bir gün devamsızlık yaptığı da sabittir. İşe bir gün mazeretsiz olarak devamsızlık yapmak ise olsa olsa geçerli fesih sebebi yapılabilir. Davacının bir gün işe devamsızlığı sebebi ile iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.(4857 S. K. m. 18, 20, 21, 25)

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi        2014/14918 E.  ,  2014/17763  K.

Somut olayda davacı tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalışmaktayken iş sözleşmesi 27.07.2012 tarihinde savunması da alınarak 2012 yılı Şubat ayından itibaren sık ve uzun süreli rapor kullandığı bunun işyerinde olumsuzluğa yol açtığı belirtilerek feshedilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının 14.02.2012-26.07.2012 tarihleri arası bir kısmı aynı bir kısmı farklı rahatsızlıklara ilişkin 8 ayrı raporla toplam 76 gün rapor kullandığı görülmektedir. Davacı tıbbi tanıtım temsilcisidir. Raporlu olduğu dönemde ziyaret yapması gereken yerlere ya ziyaret yapılmayacağı veya başka bir çalışanın ek olarak o noktalara yönlendirilerek ziyaret yapması gerekeceği, bunun da işyerinde olumsuzluklara yol açacağı açıktır. Davacının aldığı raporların kesintili olduğu ve 4857 Sayılı İş Kanunu m.25/I-a’da belirtilen süreyi aşmadığı görülmekteyse de, aldığı raporların sayısı, uzunluğu ve davacının ilaç tanıtımı görevinde çalıştığı dikkate alındığında, bunun işyerinde olumsuzluklara neden olduğu, bu nedenle işverenden davacıyla çalışma ilişkisini sürdürmesinin
beklenemeyeceği feshin geçerli olduğunun kabulüyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi        2013/22883 E.  ,  2014/5983 K.

“…Somut olayda; davacı iş akdinin işverence haksız nedenle feshedildiğini bildirmiş, davalı ise davacının 03/08/2012-08/08/2012 tarihlerinde işe gelmediğini iş akdinin haklı nedenle sona erdiğini savunmuştur. Tutanak tanıkları A.A., M.Ç., E.D. yeminli beyanları ile davacının eleman eksiği bulunan Kalite Kontrol bölümünde geçici olarak görevlendirilmesi üzerine bu bölümde çalışmak istemediğini söyleyip işyerinden kendi isteği ile ayrıldığını, işyerine gelmediğini, tutanak tutarak akdin feshedildiğini ifade etmişlerdir. Bu durumda davalı işverenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25.maddesinin II. Numaralı bendinin (g) alt bendinde belirtildiği üzere davacının işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü işine devam etmemesi nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi        2013/13033 E.  ,  2013/19097 K.

Somut olayda, davalı işveren iş sözleşmesini 29-30.10.2011 tarihlerinde davacının izinsiz ve mazeretsiz işe gelmediği gerekçesiyle feshetmiştir. Davacı fesih bildirimiyle bağlı olup yargılama aşamasında başka bir sebep ileri süremez. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramıdır. Yani resmi tatildir. Dosya içeriğindeki belgelerden de davacının hafta tatilini Pazar günü kullandığı anlaşılmaktadır. Böyle olunca işverence davacının iki gün üst üste izinsiz ve mazeretsiz işe gelmediği iddiası ispatlanamamıştır. Davacı tanıklarının davacının özürlü işçi kadrosunda olması nedeniyle dini milli bayramlarda ve hafta tatilinde çalıştırılmadığına yönelik beyanları da gözönünde bulundurularak davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu taleplerin reddi hatalı olmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi        2014/27013 E.  ,  2016/817 K.

Davalı işveren tarafından davacı işçi hakkında 12.04.2012 tarihinden 18.04.2012 tarihine kadar her gün ayrı ayrı olmak üzere devamsızlık tutanakları tutulduğu, ardından 18.04.2012 tarihinde keşide edilen ihtarname ile davacıdan istirahatli olduğu 13.04.2012 ve 14.04.2012 günleri dışında yaptığı devamsızlıktan ötürü 6 iş günü içinde mazeret bildirmesi ve işe icabet etmesi gerektiği, aksi halde ihtarın tebliğinden itibaren iş akdinin İş Kanunu’nun 25/II-g maddesi uyarınca haklı nedenle feshedileceğinin bildirildiği, ihtarnamenin 20.04.2012 tarihinde davacı işçiye tebliğ edildiği, 30.04.2012 tarihinde de davacı işçinin iş akdinin feshedildiği anlaşılmıştır. Devamsızlık tutanaklarında imzası bulunan davalı tanıkları da devamsızlığı doğrulamışlardır. Davalı işveren, davacı işçinin iş akdinin devamsızlık nedeniyle haklı nedenle feshedildiği savunmasını ispatlamıştır.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir