Açıktan Vekil Olarak Atanmanın Emekliliğe Etkisi

Açıktan Vekil Olarak Atanmanın  Emekliliğe Etkisi
125×125

Kamu hizmetlerinin memurlar eliyle yürütülmesi esas olmakla birlikte  memur olmayan kişiler belli görevleri vekaleten yürütebilmektedir. Açıktan vekalet eden kişilerin vekalet aylıklarına ilişkin açıklamayı daha önce yapmıştık. Açıktan vekil olarak atananlar için önemli hususlardan birisi de görev yaptıkları sürenin emeklilik işlemlerine etkisidir.

Devlet Memurları Kanunu’nun 86 ıncı maddesinde ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur’an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara açıktan vekil atanabileceğine dair düzenleme yapılmıştır. Açıktan vekil ataması yapmak için Maliye Bakanlığının izni şarttır. Ancak mahalli idarelerde izin şartı aranmaz.

Açıktan atanan memurun açıktan atananlara ise atandıkları kadro derecesinin birinci kademesinin almış olduğu aylığın üçte ikisi verilir. Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara ödenecek tutar 657 sayılı yasanın 146’ıncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olamaz.

DMK’nın 146’ıncı maddesinde göre, 657 sayılı yasa gereğince ödenecek aylık, taban aylığı, kıdem aylığı zam ve tazminatlar ile diğer ödemeler toplamının brüt tutarı, bulunulan yerde İş Kanunu gereğince işçiler için tespit olunan asgari ücretin aylık tutarından az olamaz: az olması halinde, aradaki fark memurun diğer özlük hakları ile ilgilendirilmeksizin tazminat olarak ödenir.

Açıktan vekil olarak atananların emeklilik keseneklerine ilişkin düzenleme 5434 sayılı Kanunda yapılmıştır. Söz konusu Kanun’un 15-f maddesinde;  “Açıktan tayin edilen vekillerin, kanunlarına göre, aldıkları vekillik aylık veya ücretleri tutarları; Emeklilik hakkı tanınan vazifelerde önceden bulunanların vekil tayin edildikleri vazifelerin aylık veya ücretlerini geçmemek şartıyla müktesep hak dereceleri ve evvelki vazifelerde geçmiş müddet ile vekillik ettikleri vazifelerde geçecek müddetlere göre yükselme müddetlerini doldurdukça, bu kanun hükümleri dışında bir hak vermemek şartıyla bir üst derece aylık veya ücretleri tutarları” hükmü yer almaktadır.

Emekli aylıkları ile ikramiyelerine ilişkin hükümler ise 5434 sayılı yasanın 41 ve 89 uncu maddesinde düzenlenmiştir.

Açıktan vekalet edenlerin emeklilik işlemleri ile ilgili mevzuat hükümlerine baktığımızda, görev yaptıkları sürenin emeklilik hizmet süresi hesaplanırken tam olarak hesaplanması gerektiği anlaşılacaktır. 5434 sayılı yasa hizmet süresi hesabında açıktan vekalet edenlerle memurlar arasında herhangi bir ayırım yapmamıştır.

Açıktan vekaleten atananların emekli aylığı ve emekli ikramiyesi ile ilgili de herhangi bir hak kaybı bulunmamaktadır. Vekaleten görev yapan personelin emekli aylığı ve emekli ikramiyeleri tam ödenir.

Açıktan vekaleten bir kadroya atananların emekli kesenekleri ise kadrolu memurdan daha azdır. Açıktan vekalet edenlerin hizmetleri ek göstergelerini artıran kazanılmış hak aylık derece artışlarında dikkate alınmaz.

Buraya kadarki açıklamalarımız 1 Ekim 2008 tarihinden önce bir kadroya açıktan vekalet edenleri kapsamaktadır. Bu tarihten sonra açıktan vekalet edenleri emeklilik işlemleri ile ilgili bilgilendirmeyi başka bir yazımızda ele alacağız.

Bu yazının tüm hakları Mevzuatinyeri.com’a aittir. 5856 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 36. maddesi uyarınca alıntılanamaz. Aktif  link verilmek suretiyle paylaşılabilir.

Diğer güncel makalelerimizden haberdar olmak için Facebook Grubumuza Üye Olabilirsiniz.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir