Muvafakat Talep Eden Kurum Memuru Atamak Zorunda mı?

Muvafakat Talep Eden Kurum Memuru  Atamak Zorunda mı?
125×125

Bilindiği üzere kamu kurumlarında çalışan memurlar bazı durumlarda naklen başka kamu kurum ve kuruluşlarına geçebilmektedirler.Bir memurun başka bir kamu kurum ve kuruluşuna geçiş süreci atanmak istediği kuruma vereceği dilekçe ile başlamakta atanmak istediği kurum atanma talebini olumlu karşılarsa memurun çalışmış olduğu kurumuna muvafakat talebinde bulunmakta memurun kurumu muvafakat verirse memurun başvuru yapmış olduğu kurum atama işlemini yapmaktadır.Ancak bazı durumlarda memurların atanmak istediği kurumlar muvafakat talebinde bulunmuş ve olumlu cevap almış olsa bile atama işleminden vazgeçebilmektedirler.Memur için kurumundan muvafakat alan kurum  memuru atamak zorundamıdır.Konuya ilişkin olarak Danıştay Başkanlığınca verilmiş olan bir kararda Danıştay Başkanlığı muvafakat isteyen kurumun eğer memur için çalışmış olduğu kurumca atanmasında sakınca olmadığı yönünde izin verilmiş ise muvafakat talebinde bulunan kurumun atmayı yapmak zorunda olduğu yönünde karar vermiştir.

İlgili karar yazımız ekindedir.

Danıştay 5. Daire  Esas No: 2010/3154 Karar No: 2013/2921

İsteğin Özeti                 : ….. İli ….. İlçesi …..Köyü imam hatibi olarak görev yapan davacının, …. İl Özel İdaresi emrine veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak naklen atanmak istemiyle yaptığı başvuru üzerine anılan kuruma geçiş için Diyanet İşleri Başkanlığınca muvafakat verilmiş olmasına rağmen …. İl Özel İdaresi’nce kurumlarında boş bulunan kadroların KPSS sonuçlarına göre doldurulduğu gerekçesiyle davacının naklen atanma talebinin reddi yolunda tesis edilen 05/05/2009 günlü ve 1575 sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davada; Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi mezunu olan davacının aldığı eğitime uygun ve istediği bir alanda çalışmasının maddi ve manevi varlığının gelişmesine olumlu katkı sağlayabileceği ve bu şekilde kamu hizmetinden beklenen faydanın artacağı, bunun da kamu yararına daha uygun düşeceği sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, davacının atamasının yapılıp yapılmaması konusunda idarenin takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte, somut olayda davacının ilk başvurusu üzerine davalı idarece ilgilinin atanmasına ilişkin işlemlerin başlatılarak Diyanet İşleri Başkanlığımdan muvafakat istenildiği, anılan Başkanlıkça davacının geçişine muvafakat verildiği ve böylelikle davacıda istediği kadroya atanma konusunda haklı beklenti yaratıldığı, ayrıca her ne kadar davalı idarece boş kadroların KPSS sonuçlarına göre doldurulduğu iddia edilmekte ise de, ara kararına verilen cevaptan halihazırda Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni pozisyonunda 4 kişilik boş kadro bulunduğunun belirtildiği hususları birlikte dikkate alınıp değerlendirildiğinde, davacının atanmamasını idarede devamlılık anlamına gelen idari istikrar ilkesiyle bağdaştırmanın olanaksız olduğu, bu durumda, …. İli …. İlçesi ….. Köyü imam hatibi olarak görev yapan davacının eğitimine uygun bir kadro olan davalı idare bünyesinde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosuna atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda Rize İdare Mahkemesi’nce verilen 18/12/2009 günlü, E:2009/238, K:2009/747 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti               : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi  : ……

Düşüncesi                    : İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığına bağlıdır. Rize İdare Mahkemesi’nce verilen 18/12/2009 günlü, E:2009/238; K:2009/747 sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, 10/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

www.kamumevzuatı.com Sitesinden alınmıştır.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir