Asker Kaçağı Memurların Memurlukla İlişikleri Kesilebilir mi?

Asker Kaçağı Memurların Memurlukla İlişikleri Kesilebilir mi?
125×125

Askerliğini Yapmayan Memur

Asker Kaçağı Memurların Memurlukla İlişikleri Kesilebilir mi?

Bilindiği üzere devlet memuru olarak atanacak olan kişilerde aranacak olan şartların anlatıldığı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde memur olarak atanacak olanların Askerlik durumu itibariyle;
a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,
b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,
c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak, şartlarına yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan şartları taşıyan memur adaylarının memuriyete atamaları yapılmaktadır.Ancak memur olarak atandıktan sonra askerlik çağı gelip askerlik hizmetini yapmadığı için asker kaçağı olan memurların durumları Kamu kurumlarında tereddütlere neden olmaktadır.

Aynı zamanda asker kaçağı durumunda olan memurların kurumları ile ilişiğinin kesilmesi yönünde askerlik şubelerince kamu kurumlarına gönderilen yazılar nedeniyle kurum yöneticileri  zor durumlarda kalmaktadırlar.

İlgili yazılarda memurun askerlik için kurumla ilişiğinin kesilmesi memurun kurumla ilişiğinin kesilmemesi halinde ise kurum yöneticileri hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacağı hususu bildirilmektedir.

1111 sayılı Askerlik Kanununda, yoklama kaçaklarını ve bakayaları bilerek resmi veya özel hizmete alanların Askerî Ceza Kanununa göre cezalandırılacağına hükmedildiği,

-1632 sayılı Askeri Ceza Kanununda, yoklama kaçaklarını ve bakayaları bilerek özel ve resmi hizmete alanlara barışta üç aydan bir yıla kadar ağır hapis cezası verileceğinin hükme bağlandığı görülmektedir.

Askerlik şubesi yazısına istinaden asker kaçağı memurun kurumla ilişiğinin kesilmesine ilişkin daha önceki senelerde yapılan bir işlemin dava edilmesi olayı üzerine danıştay başkanlığınca verilmiş bir kararda asker kaçağı durumunda olan memurların kamu kurumu ile ilişiğinin kesilmeyeceği yönün de karar verilmiştir.

İlgili karar da

” Devlet memurlarının görevlerine son verilmesi ya da görevle İlişiklerinin kesilmesini gerektiren nedenler, Devlet Memurları Kanununda sayılmış olup, dava konusu işlemin nedeni olarak gösterilen hususlara bu düzenlemelerde yer verilmemiştir.

Devlet memurlarının güvenlik hakkını düzenleyen 18. maddede, kanunlarda yazılı haller dışında Devlet memurunun memurluğuna son verilemeyeceği, aylık ve başka haklarının elinden alınamayacağı düzenlenmiş olması karşısında dava konusu işlemi hukuki kılacak nitelikte bir yasal düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir.

Bu durumda; memur hukukunun “statü hukuku” olmasının bir gereği olarak, devlet memurlarına ilişkin düzenlemelerde yer almayan bir nedenden dolayı memurun göreviyle İlişiğinin kesilmesi hukuken olanaklı değildir” hükmüne yer verilmiştir.

Danıştay 12. Daire 2006/5345 E.N , 2008/2776 K.N.

MEMURİYETTEN İLİŞİK KESME ASKERLİK YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Özet

MEMUR OLAN DAVACININ, ASKERE ŞEVKİNİ SAĞLAMAK AMACINDAN BAHİSLE, ASKERLİK ŞUBESİNİN YAZISINA DAYANILARAK İLİŞİĞİNİN KESELEMEYECEĞİ HAKKINDA.

İçtihat Metni

Sakarya 1. İdare Mahkemesince verilen 20.6.2006 günlü, E:2005/2676, K:2006/1661 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle temyizen İncelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: Mustafa Kuş

Düşüncesi:Dosyanın incelenmesinden;doktor olan davacının bağlı bulunduğu askerlik şubesince kurumuna gönderilen yazıda, adı geçenin askere şevkinin yapılabilmesi için ilişiğinin kesilmesinin bildirilmesi üzerine, İl Sağlık Müdürlüğünce davacının İlişiğinin kesildiği görülmektedir.

Olayda, davacının askerlik işlemleri için askerlik şubesine herhangi bir müracaatının olmadığı ve Yedek Subay Adaylarının Celp Usulleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca askerlik yönünden bir sonraki celbe tabi olduğu zira usul ve fenne uygun 5 günlük istirahat raporunun bulunduğu anlaşılmaktadır.

1076 sayılı Yasanın 3/e maddesinde düzenlenmiş bulunan yedek subay aday adayı yükümlülerinin askerlik hizmetinin askerlik şubelerinden şevkleri ile başlayacağı hükmü ile birlikte davacının celbe katılmasına mani rahatsızlığı ve buna ilişkin belgenin varlığı dikkate alındığında bir sonraki celp döneminde şevke tabi olduğu açık olup, davacının salt askerlik şubesinin yazısına dayalı olarak ilişiğinin kesilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Kaldı ki, bakaya kalmak suçu müeyyideye bağlanmış bir fiil olduğundan bu durumun tespitinde yetkinin Ceza Mahkemesine ait olduğu açık olup davacının bakaya kaldığı veya asker kaçağı olduğuna ilişkin ceza mahkemesince yapılmış bir tespit ve mahkeme kararı bulunmadığı halde davacının “bakaya suçlusu” veya “asker kaçağı” olarak nitelenmesi de açıkça hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Bu durumda, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği
düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı: E. Nur Necef

Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesî için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava, Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde doktor olarak görev yapan davacının askere şevkini sağlamak amacından bahisle ilişiğinin kesilmesine ilişin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Sakarya 1. İdare Mahkemesince verilen 20.6.2006 günlü, E:2005/2676, K:2006/1661 sayılı kararıyla, davacının asker kaçağı olduğu, sağlık raporu olmasına rağmen ilişiğinin kesilmesine ilişkin İşlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı, mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmekte, İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “silah altına alınma” başlıklı 81. maddesinde, hazarda ve seferde muvazzaflık hizmeti dışında silah altına alınan Devlet memurlarının, silah altında bulundukları sürece izinli sayılacakları düzenlenmiş; aylıksız izinleri düzenleyen 108.maddesinin son fıkrasında da, muvazzaf askerliğe ayrılan memurlar askerlik süresince görev yeri saklı kalarak aylıksız izinli sayılacağı belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde doktor olarak görev yapan davacı hakkında Sındırgı askerlik şubesinin 30.3.2005 tarih 899 sayılı yazısında, ilgilinin en son şubat 2005 celp döneminde bakaya olduğu, nisan 2005 celbinde askere şevkinin sağlanması amacıyla ilişiğinin kesilmesi gerektiği, aksi durumda kurum amirleri hakkında asker kaçağı çalıştırmak suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunulacağının belirtilmesi sonrasında Sakarya Valiliğinin 21.4.2005 tarih, 696 sayılı yazısı üzerine davacının ilişiğinin 27.4.2005 tarihli işlemle kesildiği anlaşılmaktadır.

Olayda; davacının 30.3.2005 tarih, 999 kayıt numaralı sevk kağıdına istinaden 5 gün istirahatinin uygun olduğu şeklinde rapor düzenlendiği, ve bu istirahat raporunun usule ve fenne aykırılığı hususunda bir iddia ya da bir tespit bulunmadığı görülmektedir.

Davacının rahatsızlığı nedeniyle almış olduğu 5 günlük istirahat raporu nedeniyle celbe katılması mümkün bulunmadığından bir sonraki celp döneminde (Haziran – 2005) şevke tabi olduğu da açıktır.

Bu nedenle, davacının “bakaya suçlusu” veya “asker kaçağı” olarak nitelenmesi açıkça hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Bunun yanı sıra bu durumun tespitinde yetkinin Ceza Mahkemesine ait olduğu açık olup davacının bakaya kaldığı veya asker kaçağı olduğuna ilişkin ceza mahkemesince yapılmış bir tespit ve mahkeme kararı bulunmadığı da anlaşılmıştır.

Diğer yandan, devlet memurlarının görevlerine son verilmesi ya da görevle İlişiklerinin kesilmesini gerektiren nedenler, Devlet Memurları Kanununda sayılmış olup, dava konusu işlemin nedeni olarak gösterilen hususlara bu düzenlemelerde yer verilmemiştir.

Devlet memurlarının güvenlik hakkını düzenleyen 18. maddede, kanunlarda yazılı haller dışında Devlet memurunun memurluğuna son verilemeyeceği, aylık ve başka haklarının elinden alınamayacağı düzenlenmiş olması karşısında dava konusu işlemi hukuki kılacak nitelikte bir yasal düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir.

Bu durumda; memur hukukunun “statü hukuku” olmasının bir gereği olarak, devlet memurlarına ilişkin düzenlemelerde yer almayan bir nedenden dolayı memurun göreviyle İlişiğinin kesilmesi hukuken olanaklı değildir.

Sonuç olarak, davacının askere şevkinin sağlanması amacından bahisle kanunlarda açıkça öngörülmemiş nedenlere dayalı olarak salt ilgilinin bağlı olduğu askerlik şubesinin yazısı üzerine ilgilinin ilişiğinin kesilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığından davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Sakarya 1. İdare Mahkemesince verilen 20.6.2006 günlü, E:2005/2676, K:2006/1661 kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin l/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 9.5.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir