Özel Hayatta İşlenen Fiiller Disiplin Soruşturmasına Konu Edilemez

Özel Hayatta İşlenen Fiiller Disiplin Soruşturmasına Konu Edilemez
125×125

Memurun memuriyet ile alakalı olmayan ve özel yaşamına dahil olan ve memuriyet vasfına etki etmeyen işlerinden dolayı disiplin cezası ile cezalandırılamayacağı hususunda verilmiş olan Danıştay Kararı yazımız ekinde yer almaktadır.İlgili kararda okulda görev yapan iki öğretmenin özel hayatta arkadaşlıklarının bulunduğundan bahisle verilen memuriyetten çıkarma kararında öğretmenlerin özel hayatlarından işlemiş oldukları fiillerin özel yaşam alanı içinde değerlendirilmesi gerektiği ve özel yaşam alanında gerçekleşen işlerin okula ve öğrencilere bir yansıması olmadığı dikkate alınarak verilen ceza iptal edilmiştir.

 

T.C. D A N I Ş T A Y Onikinci Daire Esas No : 2016/7995 Karar No : 2017/154

Anahtar Kelimeler : -Meslekten Çıkarma,
-Özel Yaşam,
-Mesleki Faaliyet
Özeti : Okul ve eğitim-öğretim ortamı dışında meydana geldiği ve bir kişiyle sürekli arkadaşlık ve birliktelik şeklinde gerçekleştiği iddia edilen, okul içinde ve dışında öğrencilerde olumsuz bir yansıması olmayan soruşturma konusu fiillerin, davacının mesleki faaliyeti ile ilgisi olmayan, mahremiyet alanına dâhil özel yaşamı kapsamında kalan eylem ve davranışlar olduğundan, iffetsiz eylem ve davranış olarak değerlendirilemeyeceği, söz konusu fiilin disiplin suçu olarak değerlendirilerek disiplin cezası ile cezalandırılmasının Anayasa‟nın 20. maddesi ve Avrupa insan Hakları Sözleşmesi‟nin 8. maddesi uyarınca “özel hayata saygı hakkının” ihlali sonucu doğuracağı hakkında.

Türk Milleti Adına
Karar Veren Danıştay Onikinci Dairesince İşin Gereği Görüşüldü: Dava, Davacının Geçici Görevlendirme İle Muğla İli, Bodrum İlçesi, Turgutreis Hayırlı Sabancı Çok Programlı Lisesi’nde Müdür Vekili Olarak Görev Yaptığı Dönemde Hakkında İsnat Olunan Fiiler Nedeniyle Yürütülen Disiplin Soruşturması Neticesinde, 1702 Sayılı Kanun’un 27/1 Maddesine Göre “Meslekten Çıkarma” Cezasıyla Cezalandırılmasına İlişkin 14.01.2009 Tarihli Ve 22 Sayılı İşlemin İptali İle İşlem Nedeniyle Uğradığı Maddi Kayıpların İşlem Tarihinden İtibaren İşleyecek Yasal Faizi İle Birlikte Ödenmesine Karar Verilmesi İstemiyle Açılmıştır.

İdare Mahkemesince, Davacının Üzerine Atılı Disiplin Suçunu İşlediği Sabit Olduğundan, “Meslekten Çıkarma” Cezasıyla Cezalandırmasına İlişkin Dava Konusu İşlemde Hukuka Aykırılık Bulunmadığı Gerekçesiyle Davanın
Reddine Karar Verilmiştir.
Davacı Tarafından, Mahkeme Kararının Hukuka Aykırı Olduğu İleri Sürülerek Temyizen İncelenip Bozulması İstenilmektedir. Anayasa‟Nın “Özel Hayatın Gizliliği” Başlıklı 20. Maddesinin Birinci Fıkrasında;
“Herkes, Özel Hayatına Ve Aile Hayatına Saygı Gösterilmesini İsteme Hakkına Sahiptir. Özel Hayatın Ve Aile Hayatının Gizliliğine Dokunulamaz” Hükmüne Yer Verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Özel Ve Aile Hayatına Saygı Hakkı” Başlıklı 8. Maddesinde De;
“(1) Herkes Özel Ve Aile Hayatına, Konutuna Ve Yazışmasına Saygı Gösterilmesi Hakkına Sahiptir.

(2) Bu Hakkın Kullanılmasına Bir Kamu Makamının Müdahalesi, Ancak Müdahalenin Yasayla Öngörülmüş Ve Demokratik Bir Toplumda Ulusal Güvenlik, Kamu Güvenliği, Ülkenin Ekonomik Refahı, Düzenin Korunması, Suç İşlenmesinin Önlenmesi, Sağlığın Veya Ahlakın Veya Başkalarının Hak Ve Özgürlüklerinin Korunması İçin Gerekli Bir Tedbir Olması Durumunda Söz Konusu Olabilir,” Hükmü Yer Almaktadır.

1702 Sayılı İlk Ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi Ve Tecziyeleri Hakkında Kanun’un 27. Maddesinin 1. Bendinde, Gerek Öğrenciye Karşı Ve Gerek Dışarda Öğretmenlik Sıfatı İle Bağdaşmayan “İffetsizliği” Sabit Olanların Meslekten Çıkarma Cezasıyla Cezalandırılacakları Belirtilmiştir. Öte Yandan Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 Tarihli Ve
2013/1614 Başvuru Numaralı Kararında Özetle;
“Özel Hayat, Geniş Bir Kavram Olup Kapsayıcı Bir Tanımının Yapılması Oldukça Zordur. Bu Kapsamda Korunan Hukuki Değer Esasen Kişisel Bağımsızlık Olup, Bu Koruma Herkesin İstenmeyen Bütün Müdahalelerden Uzak, Kendine Özel Bir Ortamda Yaşama Hakkına Sahip Olduğuna İşaret Etmekle Birlikte, Özel Hayat Kavramının Herkesin Kişisel Yaşamını İstediği Şekilde Sürdürme Ve Dış Dünyayı Bu Alandan Uzak Tutma Kavramına İndirgenemeyeceği Açıktır.
Özel Hayat, Öncelikle Bireylerin Kendi Bireyselliklerini Geliştirebilecekleri Ve Diğer Kişilerle En Mahrem İlişkilere Girebilecekleri Kavramsal Ve Fiziksel Bir Alana İşaret Etmektedir. Bu Mahremiyet Alanı, Devletin Müdahale Edemeyeceği Veya Meşru Amaçlarla Asgari Düzeyde Müdahale Edebileceği Özel Bir Alanı Kapsamaktadır.
Bireyin Mahremiyet Hakkının Mekânı, Kural Olarak Özel Alandır. Ancak Özel Yaşamın Korunması Hakkı Bazı Durumlarda Kamusal Alana Da Genişleyebilir. Zira Meşru Beklenti Kavramı, Bireylerin Mahremiyetlerinin Kamusal Alanda Da Bazı Koşullar Altında Korunmasını Mümkün Kılmaktadır.
Anayasa‟Nın 20. Maddesinde, Herkesin Özel Hayatına Saygı Gösterilmesi Hakkına Sahip Olduğu Ve Özel Hayatın Gizliliğine Dokunulamayacağı Belirtilmekte Olup, Bu Düzenlemede Yer Verilen Özel Hayatın Gizliliği Hakkı, Sözleşme‟Nin 8. Maddesi Çerçevesinde Özel Yaşama Saygı Hakkı Kapsamında Güvence Altına Alınan Hakka Karşılık Gelmektedir. Bireyin Mahremiyet Alanının Ve Bu Alanda Cereyan Eden Eylem Ve Davranışlarının Da Kişinin Özel Yaşamı Kapsamında Olduğu Açıktır.
Mahremiyet Hakkı Ve Bu Alana İlişkin Bilgilerin Gizliliğinin Korunması Anayasa Mahkemesi Tarafından Da, Anayasa‟Nın 20. Maddesi Kapsamında Değerlendirilmektedir. Zira, Kişinin Mahremiyet Alanının Gizliliği Ve Bu Alana Saygı Gösterilmesi Hakkı, Bireyin Kişisel Güvenliği, Varlığı Ve Kimliği İçin  Uluslararası Sözleşmelere Atıf Yapılan Kararlar Gerekli Olan En Temel Haklardan Biri Olduğu” Yolunda Değerlendirmelere Yer Verilmiştir.

Dava Dosyası İle Dava Konusu İşleme Dayanak Alınan Soruşturma Dosyasının İncelenmesinden, Davacının Muğla Bodrum Turgutreis Hayırlı Sabancı Çok Programlı Lisesi Müdür Vekili Olarak Görev Yapmakta İken, Aynı Okulda İngilizce Öğretmeni Olan Kişi İle Bir Yılı Aşkın Bir Süreden Beri (2007-2008 Yılları İçerisinde) Beraber Oldukları, Bu Süre İçerisinde Bekar Olan İngilizce Öğretmeni İle Evli Olan Davacının Bodrum’da Ve Muğla’nın Değişik Bazı İlçelerinde Aynı Araçla Beraber Gezdikleri Ve Aynı Mekanlarda Kaldıkları İddiasıyla İlgili Olarak Başlatılan Soruşturma Sonucunda, Davacının Bu Eyleminin 1702 Sayılı Kanun’un Yukarda Yer Verilen 27/1 Maddesi Uyarınca İffetsiz Eylem Olarak Değerlendirilmesi Suretiyle ”Meslekten Çıkarma Cezası” İle Cezalandırılması Üzerine Bakılmakta Olan Davanın Açıldığı Anlaşılmaktadır.

Olayda, Dosya İçerisinde Bulunan Soruşturma Raporu Ve Eki Belgelerin Birlikte İncelenmesi Neticesinde, Davacıya İsnat Edilen Soruşturma Konusu Fiillerin Her Türlü Şüpheden Uzak, Somut Ve İnandırıcı Delillerle Ortaya Konulamadığı Gibi Okul Ve Eğitim-Öğretim Ortamı Dışında Meydana Geldiği Ve Bir Kişiyle Sürekli Arkadaşlık Ve Birliktelik Şeklinde Gerçekleştiği İddia Edilen, Okul İçinde Ve Dışında Öğrencilerde Olumsuz Bir Yansıması Olmayan Soruşturma Konusu Fiiller, Davacının Mesleki Faaliyeti İle İlgisi Olmayan, Mahremiyet Alanına Dahil Özel Yaşamı Kapsamında Kalan Eylem Ve Davranışlar Olduğundan, İffetsiz Eylem Ve Davranış Olarak Değerlendirilemeyeceğinden, Söz Konusu Fiilin Disiplin Suçu Olarak Değerlendirilerek Dava Konusu İşlem İle Cezalandırılmasının Anayasa’nın 20. Maddesi Ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. Maddesi Uyarınca ‘Özel
Hayata Saygı Hakkının’ İhlali Sonucunuda Doğuracağı Anlaşıldığından, Dava Konusu İşlemde Hukuka Uyarlık, Davanın Reddi Yolunda Verilen İdare Mahkemesi Kararında Hukuki İsabet Bulunmamaktadır.

Öte Yandan, Davacının Dava Dilekçesinde Dava Konusu İşlemin İptali İle Birlikte İşlem Nedeniyle Uğradığı Maddi Kayıpların İşlem Tarihinden İtibaren İşleyecek Yasal Faizi İle Birlikte Ödenmesine Karar Verilmesini Talep Ettiği, Ancak İdare Mahkemesince Davanın Özeti Kısmında Ve Kararın İçeriğinde Davacının Bu Talebine Yer Verilmediği Gibi Davacının Maddi Kayıplarının Tazminine İlişkin Hüküm Kurulmaksızın Davanın Reddine Karar Verildiği Görüldüğünden, İdare Mahkemesi Kararında Eksik Hüküm Kurulması Nedeniyle De Hukuki İsabet Bulunmamaktadır.
Açıklanan Nedenlerle, Davacının Temyiz İsteminin Kabulü İle Mahkeme Kararının Bozulmasına, Yeniden Bir Karar Verilmek Üzere Dosyanın İdare Mahkemesine Gönderilmesine, Bu Kararın Tebliğ Tarihini İzleyen 15
(Onbeş) Gün İçerisinde Kararın Düzeltilmesi Yolu Açık Olmak Üzere 02/02/2017 Tarihinde Esasta Oybirliği Gerekçede Oyçokluğu İle Karar Verildi.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir