Müsteşarların Taşrada Görev Yapan Memurlara Disiplin Cezası Vermesi 

Müsteşar Taşrada Görevli Personele Disiplin Cezası Verebilir mi?

“Disiplin amirlerinin tayin ve tespitine dair esaslar” başlıklı 16. maddesinde; disiplin amirlerinin, maddede belirtilen esaslara uyulmak ve Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılmak suretiyle, kurumların kuruluş ve görev özelliklerine göre hazırlayacakları özel yönetmelikler ile tesbit edileceği, Başbakan ve bakanların başında bulundukları Başbakanlık ve bakanlıklarda; bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık Müsteşarı, bağlı kuruluşların başında bulunan müsteşar, başkan, genel müdür, genel sekreter ve müdürler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar, bölge kuruluşu olan kuruluşlarda bölge müdürleri, belediyelerde belediye başkanları, yurtdışı teşkilatında misyon şeflerinin buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amiri olduğu, daha alt seviyedeki disiplin amirlerinin astlık üstlük sıralamasının bu esasa göre tesbit edileceği, en üst disiplin amirlerinin haiz oldukları yetkilerini her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilecekleri hükme bağlanmıştır.

İlgili hüküm doğrultusunda müsteşarın taşrada görev yapan personele en üst disiplin amiri olarak disiplin cezası verebileceğine ilişkin danıştay başkanlığının kararı yazımız ekinde sunulmuştur.

Müsteşarın Disiplin Cezası Verme Yetkisine İlişkin Mahkeme Kararı 

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2012/6387 E.  ,  2016/1597 K.

  • disiplin amiri

“İçtihat Metni”
İstemin Özeti : Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesince verilen 08/12/2011 tarihli ve E:2011/468; K:2011/2041 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hâkimi : .
Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, …Devlet Hastanesinde hastane müdürü olarak görev yapan davacının 657 sayılı Kanunun 125/C-(g,ı) maddeleri uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 03.01.2011 tarihli ve 273 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, Disiplin Amirleri Yönetmeliğine ekli II sayılı cetvelde davacının birinci disiplin amirinin baştabip olduğu anlaşılmakta olup yetkili olmadığı halde Müsteşarı tarafından verilen dava konusu aylıktan kesme cezasında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 124. maddesinde; disiplin amirlerinin, kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tesbit edilecek amirler olduğu, 126. maddesinde de; uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulu kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirlerce, disiplin kurulu kararına dayanan hallerde de Valiler tarafından verileceği , özel kanunların, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümlerinin saklı olduğu, 134. maddesinde de; disiplin soruşturma ve işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum Merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim Müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu’nun bulunacağı, bu kurulların kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususların Bakanlar Kurulu’nca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.
Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğinin “Disiplin amirlerinin tayin ve tespitine dair esaslar” başlıklı 16. maddesinde; disiplin amirlerinin, maddede belirtilen esaslara uyulmak ve Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılmak suretiyle, kurumların kuruluş ve görev özelliklerine göre hazırlayacakları özel yönetmelikler ile tesbit edileceği, Başbakan ve bakanların başında bulundukları Başbakanlık ve bakanlıklarda; bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık Müsteşarı, bağlı kuruluşların başında bulunan müsteşar, başkan, genel müdür, genel sekreter ve müdürler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar, bölge kuruluşu olan kuruluşlarda bölge müdürleri, belediyelerde belediye başkanları, yurtdışı teşkilatında misyon şeflerinin buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amiri olduğu, daha alt seviyedeki disiplin amirlerinin astlık üstlük sıralamasının bu esasa göre tesbit edileceği, en üst disiplin amirlerinin haiz oldukları yetkilerini her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilecekleri hükme bağlanmıştır
Bakılan olayda, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C/g-ı) bentleri uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasının teklif edilmesi üzerine anılan rapor doğrultusunda Müsteşarlık makamının 03.01.2011 tarihli ve 273 sayılı onayıyla dava konusu işlemin tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, en üst disiplin amiri sıfatıyla müsteşar tarafından tesis edilen işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, diğer unsurlar yönünden uyuşmazlık incelenerek bir karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali yolunda verilen temyize konu kararda hukuka isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 23/03/2016 tarihindeoybirliği ile karar verildi.

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir