Anayasa Mahkemesinin Yürürlüğe Girmeyen Kararı Esas Alınarak Disiplin Cezası Hakkında İşlem Tesis Edilir mi?

Anayasa Mahkemesinin Yürürlüğe Girmeyen Kararı Esas Alınarak Disiplin Cezası Hakkında İşlem Tesis Edilir mi?
125×125

Anayasa Mahkemesinin 29.1.2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13.1.2016 tarih ve E:2015/85, K2016/3 sayılı kararıyla 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa’ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve anılan kararın Anayasa’nın 153. maddesinin 3. fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin 3. fıkrası gereğince, Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmış olup, uyuşmazlığın görüldüğü tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin anılan kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması ve dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin halen yürürlükte olduğu hususu nazara alındığında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gerekçe alınıp dava konusu işlem hakkında, iptal hükmü kurulması yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı hakkında.

T.C.

DANIŞTAY

Beşinci Daire

Esas No : 2016/6621

Karar No : 2017/21992

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

Dava, Van Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-10. maddesi gereğince “4 ay kısa süreli durdurma” cezasıyla cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması nedeniyle bu cezanın, 657 sayılı Kanunun 125/5. maddesi uyarınca brüt aylığının % oranında kesilmesi suretiyle uygulanmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu’nun 11.12.2014 tarih ve 2014/383 sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Van 1. İdare Mahkemesinin 14.3.2016 tarih ve E:2015/288, K:2016/506 sayılı kararıyla; davacıya disiplin cezası verilmesine ilişkin işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün yasal dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, “…yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlemediği ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımadığı, bu yönüyle kuralın, Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “suçta kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu” gerekçesiyle iptal edilmiş olması nedeniyle, Anayasa Mahkemesinin anılan karardaki gerekçesi de göz önüne alınarak, yasal dayanağı kalmayan Tüzük uyarınca davacıya disiplin cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde Anayasaya ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı idare, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Dosyanın incelenmesinden; Van Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-10. maddesi gereğince “4 ay kısa süreli durdurma” cezasıyla cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması nedeniyle bu cezanın, 657 sayılı Kanunun 125/5. maddesi uyarınca brüt aylığının % oranında kesilmesi suretiyle uygulanmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu’nun 11.12.2014 tarih ve 2014/383 sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Anayasanın 153. maddesinde, “… Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. … ” hükmü yer almakta, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunun 66. maddesinin 3. fıkrasında da bu düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.

Anayasa Mahkemesinin 29.1.2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13.1.2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa’ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve anılan kararın Anayasa’nın 153. maddesinin 3. fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin 3. fıkrası gereğince, Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır.

Anayasa Mahkemesi tarafından, Anayasa’nın 153. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl süre ile yürürlüğe girmesinin ertelenmiş olması, Emniyet Teşkilatı Kanununun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere Yasama Organına bir yıl süre verilmesi amacını taşımakla birlikte bir diğer amaç da iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin bir yıl süreyle yürürlükte kalmasının sağlanmasıdır.

Mahkeme tarafından, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden, Anayasa Mahkemesi kararının yalnızca iptal hükmü nazara alınıp, bir yıl ertelenmesine ilişkin kısmının dikkate alınmaması hukuken kabul edilemez. Bu durumun, ülke iç güvenliğinden sorumlu olan ve denetimi ve disiplini de yaptığı vazife kadar önemli olan Emniyet Teşkilatının disiplin mevzuatı olmadan hareket etmesine ve kamu hizmetinin aksamasına sebep olacağı açıktır.

Dolayısıyla, kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek hukuksal bir boşluğun doğmamasını teminen getirilen bu sürenin yalnızca Yasama Organına yönelik olduğunun kabulü, öncelikle iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ayrıca belirlenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına, bunun yanı sıra Anayasanın 153. maddesinin son fıkrasında yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı kuralına aykırılık teşkil edecektir.

Bu nedenle, temyiz edilen mahkeme kararının verildiği tarih itibariyle henüz yürürlüğe girmediği açık olan Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının bakılan davada uygulanması mümkün değildir. Aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasanın 153. maddesi hükümleri ihlal edilecek ve hukuki boşluğa sebebiyet verilecektir. Bu durum ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında idarece disipline aykırı eylemlere karşı hiçbir disiplin cezası verilememesi ve daha önce verilip de henüz yargılama süreci devam eden tüm disiplin cezalarının da iptali sonucunu doğuracak, böylece azımsanmayacak bir süreçte işlenen ve disiplin cezasını gerektiren tüm fiilerin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracaktır.

Bu durumda, uyuşmazlığın görüldüğü tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin anılan kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması ve dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin halen yürürlükte olduğu hususu nazara alındığında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gerekçe alınıp dava konusu işlem hakkında, belirtilen gerekçeyle iptal hükmü kurulması yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan; 23.1.2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel

Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir. 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 37. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin yukarıda açıklanan kararıyla iptal ettiği hükmün de düzenlendiği 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 83. maddesi yürürlükten kaldırılmış, anılan KHK’nın geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” hükmüne yer verilmiştir.

Dava konusu uyuşmazlığın, İdare Mahkemesince; disiplin cezası verilmesini gerektiren fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan Tüzük hükümleri ile 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin “lehe olan normun uygulanması ilkesi” çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle incelenip çözümlenmesi gerektiği de tabiidir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle …

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir