Memurlara Fazla Ödenen Maaş ve Benzeri Ödemeler Hangi Mevzuata Göre Tahsil Edilir?

Memurlara Fazla Ödenen Maaş ve Benzeri Ödemeler Hangi Mevzuata Göre Tahsil Edilir?
125×125

Devlet memuru olarak görev yapanlara yapmış oldukları görevler nedeniyle ödenen maaş ve benzeri ödemelerde kamu kurum ve kuruluşlarınca en fazla yanlış yorum yapılan hususlardan biriside memura fazla ve yersiz ödenmiş olan maaş,tazminat,ek ödeme v.b ödemelerin tahsilinde tahsilat işlemlerin hangi mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütüleceği hususunda yaşanmaktadır.Çoğu kurum memura fazla ödenen tutarları kamu zararı olarak değerlendirmekte ve yapılan işlemler Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin yönetmelik hükümleri doğrultusunda yürütülmektedir.Ancak idareler memurlara fazla ödenen maaş v.b ödemelerin tahsilinde kamu zararları yönetmeliğine göre işlem tesis ederek yanlış bir uygulama yapmaktadırlar.Daha önceki yıllarda verilmiş olan bir Danıştay Kararında memurlara yapılan fazla maaş ödemelerinde tahsilat işlemlerinin hangi mevzuat hükümlerine göre yürütüleceği hususunda önemli bir karar verilmiştir. Danıştay İkinci Dairesinin   2010/6877Esas Nolu  ve  2010/5117 Karar Nolu kararında özetle;…… 5018 sayılı Kanunun kamu zararı kapsamının; kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet satın alınması sırasında fazla ödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması ve mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması suretiyle yol açılan zararla sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim ikinci fıkra ile belirlenen kapsam içinde, kamu malına zarar verilmesi, kamu görevlilerinin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle kişilere verdikleri zararın kamu tarafından ödenmek zorunda kalınması ya da mevzuatta ödenmesi öngörülmekle birlikte mevzuatın yorumunda hataya düşülmek veya ihmal ve kasıt yoluyla fazla ödeme yapılması halleri sayılmamıştır. İkinci fıkra bir bütün olarak değerlendirildiğinde “g” bendinde yer alan “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kuralının kapsamının, yine mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararı şeklinde anlaşılması gerekmektedir. Kaldı ki, bakılan uyuşmazlık mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması nedeniyle oluşan kamu zararı olmayıp, mevzuatın öngördüğü bir ödemenin yapılması sırasında hataya düşülmesine ilişkin olduğundan, uyuşmazlığın anılan Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu durumda; 71. maddenin birinci fıkrasındaki, “… mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal…” ibaresini ikinci fıkra ile belirlenen kapsam dahilinde gerçekleştirilen karar, işlem, eylem veya ihmal olarak anlamak gerekmektedir.

Kamu görevlilerine daha önce sehven kanuna aykırı olarak yapılmış fazla ödemelerin geri alınmasında, 5018 sayılı Kanunun uygulanmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığında, bu tür uyuşmazlıkların çözümünde anılan Kanun öncesi hukuki durumun değişmediği ortaya çıkmaktadır.

Bu itibarla; kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında, tıpkı 5018 sayılı Kanun öncesinde olduğu gibi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 günlü, E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.” şeklinde karar verilmiştir.

İlgili karardan da anlaşılacağı üzere memurlara fazla ödenen maaş,tazminat,ek ödeme,aile yardımı v.b ödemelerin 5018 sayılı kanunun 71. maddesinde yer alan “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” ibaresine uygunluk göstermediği anlaşılmaktadır. İlgili mahkeme kararına göre memurlara fazla ve yersiz yapılan ödemelerde tahsilat işlemlerinin 5018 sayılı kanun öncesinde yapılan uygulamalar çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir.5018 sayılı kanun öncesinde yapılan uygulama ise Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 günlü, E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararı doğrultusunda yürütülmektedir.Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünce yayımlanmış olan 16 sıra nolu Kişilerden Alacaklar başlıklı tebliğde Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 günlü, E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında yer alan hususlar doğrultusunda yapılacak olan işlemler ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

İlgili tebliğe baktığımızda Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurul kararına atıfta bulunulmuş ve

– İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın geri istenmesine bir mahkeme kararına lüzum olmadan işlem tesis edebileceği ve bu işleme karşı açılacak davaların çözümünün Danıştay’ın görevi içinde olduğu,

– İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği,

– Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 gün içinde mümkün olduğu, 60 günlük süre geçtikten sonra geri istenmesinin mümkün olamayacağı, belirtilmiştir.

Yine aynı tebliğde

 – Kanuna aykırı şekilde yapılan terfi veya intibak işlemine ya da başka usulde yapılan yersiz veya fazla ödemeye o memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi ya da idareyi aldatıcı belge ibraz etmesi sebep olmuşsa,

 –İdarece yapılan işlem, yapıldığı tarih itibarıyla, idare hukuku yönünden yoklukla malûl (sakat) ise ve özel hukuk yönünden de mutlak butlan ile sakat olmuşsa,

 –Yapılan terfi ve intibakta memurun kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata mevcut olduğu halde idareyi haberdar etmemişse,

yapılan fazla ödemelerin dayanağı olan hukuka aykırı işlemlerin, 60 günlük süreye bağlı kalınmaksızın her zaman geri alınması mümkün bulunmaktadır. Ancak, bu hukuka aykırı işlem sebebiyle yapılan fazla, yersiz ve haksız ödemelerin geri alınmasında genel hükümlere göre zaman aşımı süresinin dikkate alınması gerekmektedir.

 Yukarıda belirtilen istisnai haller dışında kalan ve idarenin kendi ihmali ve bilgi azlığı gibi nedenlerden kaynaklanan idari işlemlere dayanılarak yapılan fazla ve yersiz ödemelerin ise (Örneğin; bir memura, memurun bilgisi dışında idarece fazla ve yersiz maaş, ücret, tazminat … ödenmesi gibi), ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 günlük dava açma süresi içinde geri istenmesi mümkündür. Bu durumda kamu görevlilerinin herhangi bir tazmin kararıyla karşı karşıya kalmamaları için, fazla ödenen paraların genel hükümlere göre zaman aşımı süresi içinde tahsili gerekmektedir.” şeklinde hükme yer verilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ve mahkeme kararı çerçevesinde memurlara fazla ve yersiz olarak yapılan maaş,ek ödeme,tazminat,yolluk v.b ödemelerde tahsilat işlemleri Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin  Yönetmelik hükümleri doğrultusunda değil  Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünce yayımlanan 16 sıra nolu Kişilerden Alacaklar konulu tebliğde yer alan mevzuat hükümleri  doğrultusunda yapılmalıdır.

 

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir