Amirin Sözlü Emrini Yerine Getiren Memur Oluşacak Kamu Zararından Sorumlu mudur?

Amirin Sözlü Emrini Yerine Getiren Memur Oluşacak Kamu Zararından Sorumlu mudur?
125×125

Memurlar amirleri tarafından kendilerine verilen emirleri yerine getirmek zorundadırlar. Amirlerin mevzuata uygun emirlerini yerine getirmeyen memurlar 657 sayılı yasaya göre disiplin cezası ile tecziye edilirler. Verilen emri yerine getirmemek TCK açısından suç ise ayrıca haklarında dava açılabilir. Amirler mevzuata aykırı emir verdiklerinde ise memurlar durumu amirlerine bildirir. Amir kanuna aykırı emrinde ısrar eder ve yazılı olarak memura bildirirse memur emri yerine getirmekle mükelleftir. Sorumluluk ise emri veren amirde olur. Memur konusu suç teşkil eden emri yazılı olsa bile yerine getirmez.

Memurlar mali mevzuata aykırı olan emirleri yerine getirdiklerinde de oluşacak kamu zararından sorumlu olurlar. Amir emrinde ısrar eder ve yazılı olarak bildirirse memurun sorumluluğu ortadan kalkar.

Sayıştay Temyiz Kurulu,  amirin sözlü emrini yerine getiren memurun oluşacak kamu zararından sorumlu olduğuna karar verdi. Temyiz Kurulunun söz konusu kararı aşağıda yer almaktadır.

Kamu İdaresi TürüÖzel İdareler
Yılı2013
Dairesi1
Dosya No41670
Tutanak No44468
Tutanak Tarihi9.5.2018
Kararın KonusuÇeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Konu: Dernek, birlik ve vakıflara nakdi kaynak aktarılması.

299 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle;

“186 sayılı ilamın 3 üncü maddesiyle İl Özel İdaresince dernek, vakıf ve birliklere nakdi kaynak aktarılması sonucu oluşan …. TL kamu zararı için verilen tazmin hükmü ile ilgili olarak, Temyiz Kurulunun 29.12.2015 tarih ve 41243 tutanak numaralı bozma kararı ile üzerine Dairesince 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince yeniden yapılan yargılamada;

Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda, 186 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile tazmin kararında sorumlular arasında adı geçen diğer sorumlu …..’ ın sorumlu tutulduğu sarf evrakı ve eklerinde imzası bulunmadığından söz konusu İlamdaki sorumluluğunun uhdesinden kaldırılarak;

Bazı dernek, birlik ve vakıflara nakdi kaynak aktarılması sonucu oluşan …….. TL kamu zararının ilamda belirtilen sorumlulara ödettirilmesine” karar verilmiştir.

299 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile verilen ve yukarıda belirtilen tazmin hükmüne karşı sorumluların temyiz müracaatı üzerine Kurulumuzun 14.06.2017 tarihli, 43197 tutanak sayılı Kararı ile de; 750.870,00 TL’nin tazminine dair hükmün TASDİKİNE karar verilmiştir.

İlamda Harcama Yetkilisi olarak sorumlu olarak sorumlu tutulan ….. ile …. ve Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan …. karar düzeltilmesi talebi ile vermiş oldukları ortak mahiyetteki dilekçelerinde;

Sayıştay İlamına konu olan birlik, demek, kurum, kuruluş vb. yardım kapsamında, Valilik tarafından organize edilerek hazırlanan, ilgili derneklerle karşılıklı protokoller imza edilerek şartları belirlenen ve Valilik Makamına ait yazılı emir (olur) ile ilgili meclis kararı ekli olduğu halde Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olduğunun taraflarına şifahi olarak bildirildiğini ve işin ivedi olarak yapılması istenerek imza sürecinin tamamlanmasının istenildiğini,

Ödemelere ilişkin ilgili kanun, yönetmelik ve mevzuat gereği olması gereken tüm belge, doküman, protokol vs.nin uygun olarak hazırlanmış olduğunun görüldüğünü,

Devlet Memurları Kanununun 11. Maddesinde,

“Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde Israr eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir” denildiğinden, Kanunda görüldüğü üzere Vali tarafından yazılı olarak verilen talimatı yerine getirmekle mükellef olduklarını,

Kaldı ki, Valilik Makamı tarafından sözlü olarak talimat verilen ve ardından ilgili derneklerle karşılıklı olarak imza altına alınan protokoller ve son olarak Makamın Yazılı emirleri (olur) olan belgelerin, Makamın emrinde ısrar ettiğinin açık kanıtı olduğunu,

Bunun ötesinde yapılabilecek uygulamanın ise yasal süresi içinde İdare Mahkemelerinde dava açmak olacaktır ki, böyle bir durumun, Valilik Makamının gerek sicil amir olması, gerek kurumu İl Özel İdaresinin En Üst Yöneticisi olması ve gerekse ildeki en büyük mülki amiri olması nedeniyle hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğini,

Konu mali açıdan ele alındığında;

15.08.2007 tarih ve 26614 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği 3. maddesinde;

e) Harcama Talimatı: Kamu ihale mevzuatına tabi olmayan bir giderin idare adına geçici veya kesin olarak ödenebilmesi için giderin konusunu, gerekçesini, yapılacak iş veya hizmetin süresini, tutarını, kullanılabilir ödeneğini, tertibini, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgileri gösteren ve harcama yetkilisinin imzasını taşıyan belgeyi

ğ) Onay Belgesi: İhale usulüyle yapılacak atımlarda, kamu ihale mevzuatında standart form olarak belirlenen ihale onay belgelerini: doğrudan temin suretiyle veya kamu ihale mevzuatında belirtilen istisnai atımlarda ise alım konusu işin nev’i, niteliği, varsa proje numarası, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usulü, avans vefiyat farkı verilecekse şartlarını gösteren ve harcama yetkilisinin imzasını taşıyan belgeyi” denildiğini,

Sayın Valinin yazılı talimatının (olurlar mevcut) olduğunu, ilgili demeklerle karşılıklı protokol tesis edildiğini ve ivedi olarak imza sürecinin tamamlanması istendiğini, Mali/Destek Hizmetler Müdürlüğü tarafından hazırlanan ödeme belgesinin, mevzuata uygun olduğunu, imza sürecini tamamlamak suretiyle en üst yöneticinin emirlerini yerine getirmek üzere imzalanan evraklar ile ilgili olarak İlamda belirtilen, idareyi zarara uğratma hususunun, söz konusu olmadığını,

Ayrıca, 5018 sayılı kanunun Kamu zararı başlıklı 71.maddesinde 4’(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı: kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır” denildiğini,

Yapılan işlemler ve arz edilen hususlar göz önüne alındığında herhangi bir kasıt, kusur ya da ihmalimin olmadığını İfade ederek, tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

“…

II Genel Meclisinin 07.03.2013 tarih ve 53 sayılı Kararı ile 5018 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi gereği bazı demek, birlik ve vakıflara maddi kaynak aktarımında bulunulmuştur.

Harcama yetkilisinin sorumluluğu 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 32’nci maddesinde, gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu 5018 sayılı Kanunun 33′ üncü maddesinde hüküm altına alınmış olup, ödeme emri belgesi üzerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak imzası bulunan görevlilerin sorumluluklarının bulunduğu açıktır.

Sorumlu savunmalarında, söz konusu yardımların, “…’de Sivil Toplum Kuruluşlarının Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi” kapsamında 5302 sayılı Kanunun 64 üncü maddesine göre gerçekleştirildiğini belirmekte ise de; ilişikli ödeme emri belgeleri ekleri incelendiğinde yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 29 uncu maddesine göre yapıldığı görülmektedir.

5018 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesindeki hüküm; 6360 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi gereği 5393 sayılı Kanun’un 75 inci maddesine eklenen fıkra ile hem Belediyeler hem de İl Özel İdareler ve bağlı kuruluşları, bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı ortakları Sayıştay denetimine tabi şirketler için, 6360 sayılı Kanun’un Resmi Gazetede yayım tarihi olan 06.12.2012 tarihi itibari ile uygulamadan kaldırılmıştır.

Bu durum karşısında anılan tarihten sonra adı geçen kurum tarafından yapılan yardımların yasal dayanağı ortadan kalkmış bulunmaktadır.

Ayrıca dilekçe de iddia edilen hususlar, gerek Dairesince yapılan yargılama sırasında, gerekse Temyiz Kurulunda yapılan yargılama sırasında değerlendirilmiştir.

Bu nedenlerle, adı geçenlerin karar düzeltme taleplerinin reddedilmesine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir” denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.

Sorumlular savunmalarında, 657 sayılı Kanunun 11. maddesine göre Vali tarafından yazılı olarak verilen talimatı yerine getirmekle mükellef olduklarını,

Valilik Makamı tarafından; önce sözlü olarak talimat verildiğini ve daha sonraki süreçte konuyla ilgili belgelere OLUR verildiğini, bu durumun 657 sayılı Kanunun 11. maddesinde belirtildiği şekilde “amirin emrinde ısrar ettiğinin” açık kanıtı olduğunu iddia etmekte iseler de;

657 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde,

“…

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir.

Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.

…” hükmü yer almaktadır.

Burada, Valilik Makamı tarafından sözlü olarak talimat verilmesi ve ardından Valilik Makamının verdiği “OLUR” yazısı, 657 sayılı Kanunun 11. Maddesinde belirtilen “yazılı olarak emir verilmesi” ve “emrin yazı ile yenilenmesi” şeklindeki yazılı emirler niteliğinde olmadığından, sorumluların bu yöndeki iddialarını kabul etmek mümkün değildir.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir