Belediyeler Altyapısı Tamamlanmış Yerlerde Harcamalara Katılma Payı Alabilir mi?

Belediyeler Altyapısı Tamamlanmış Yerlerde Harcamalara Katılma Payı Alabilir mi?
125×125

Belediye tarafından altyapısı tamamlanmış yerlerde 2464 sayılı Kanun uyarınca “harcamalara katılma payı” tahsil edilmek suretiyle ruhsat verilmesinin mümkün olduğu, istisnai olarak, imar planında beldenin inkişafına (gelişimine) ayrılmış ve parselasyon yapılmış ancak teknik altyapısı henüz yapılmamış yerlerde 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca “teknik alt yapı bedeli” tahsil edilmek suretiyle yapı ruhsatı verileceği hakkında.

T.C.

D A N I Ş T A Y Altıncı Daire

Esas No : 2013/8816

Karar No : 2018/446

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, İzmir İli, Karabağlar İlçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz nedeniyle davacıdan 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi uyarınca 158.224,20-TL teknik alt yapı bedeli istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; anılan kanun hükmünde parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin % 25’ini peşin ödeyip geri kalan % 75’ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verileceğinin belirtilmiş olması karşısında davacının, İzmir Planı Genel Plan Notlarının Uyulması Zorunlu Şartlar başlığı altındaki 9. maddesi uyarınca inkişaf bölgesinde kalan taşınmazına yapı ruhsatı verilmesi talebi üzerine, 2012 yılı için yol altyapı hizmetlerinden faydalanacak olanlar için belirlenen tarife üzerinden, anılan taşınmazın hizasına rastlayan imar yollarının yarısı esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanununun “Geliştirme Alanlarında Yapı Ruhsatı” başlıklı 23. maddesinde: “İskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için;

a) Bu sahaların imar planı esaslarına ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak parselasyon planlarının belediye encümeni veya il idare kurulunca tasdik edilmiş bulunması,

b)  Plana ve bulunduğu bölgenin şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısının yapılmış olması, şarttır.

Ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelini %25 peşin ödeyip geri kalan %75’ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilir. Kanalizasyon tesisinin yapı bitirilip kullanılmaya başlanacağı tarihe kadar yapılmaması halinde, fosseptik veya benzeri geçici bir tesis yaptırılması yoluna gidilir. Bu yapılmadığı takdirde yapıya kullanma izni verilemez. Ana tesis yapıldığında yapı sahibi veya sahipleri lağım ayaklarını bu tesise bağlamaya mecburdurlar.

Toplu mesken alanlarında, ilgili şahıs veya kurumlarca ilgili idarenin izni ile bütünü inşa ve ikmal edilen teknik altyapının iki tarafındaki diğer parsellerin sahiplerinden, kendi parsellerine isabet eden bedel alınmadıkça, kendilerine yapı ruhsatı verilmez.

Toplu mesken alanlarında altyapı tesisleri belediyelerce onaylı projesine göre ilgili şahıs veya kurumlarınca yapılmışsa belediyece altyapı hizmetleri nedeniyle hiçbir bedel alınmaz.

Alınan bu paralar teknik altyapıyı yaptıranlara veya bu meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verilir.

Şu kadar ki, bir yolun iki tarafındaki parsel sahipleri bahis konusu yol bedellerini ve bir kanalizasyon şebekesinden istifade eden veya etmesi gereken parsel sahipleri teknik altyapı bedellerini ilgili idareye vermedikçe ilgili idarenin bu tesisleri inşa ve ikmali mecburiyeti yoktur.

Mevcut binalarda esaslı değişiklikler ve ilaveler yapılması da bu madde hükümlerine bağlı olmakla beraber, bunların tamirleri için yukarıdaki şartlar aranmaz.

Bu maddenin tatbikinde 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri tatbik olunur. Tatbikatla ilgili diğer hususlar imar yönetmeliğinde belirtilir.

İmar planları ilke kararları ile yoğunluk ve yapı düzeninde düzeltme ve yenileme getirilen yerleşik alanlardaki uygulamada mevcut şehirsel teknik ve sosyal altyapının tevsii ya da yenilenmesi gereken durumlarda, şehirsel hizmetlerin yerine getirilmesi ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen katılma payları bu hizmetlerden yararlanacak arsa, yapı ya da bina sahiplerinden usulünce alınır.

İmar planlarında meskün saha olarak belirtilen yerlerde ise, gayrimenkul sahiplerince pis su mecralarının, yapının bulunduğu sokaktaki lağım şebekesine veya varsa umumi fosseptiğe bağlanması, lağım şebekesi veya umumi fosseptik olmayan yerlerde mahalli ihtiyaç ve vesaite göre ilgili idarece verilecek esaslar dahilinde gayrimenkulün içinde, lüzumlu tesisatın yapılması mecburidir. Bu bağlantılar mal sahibi tarafından ilgili idarece yapılacak tebligatla verilecek müddet zarfında yaptırılmadığı takdirde ilgili idare tarafından yıktırılır.” hükümlerine yer verilmiştir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun “Büyükşehir, İlçe ve İlk Kademe Belediyelerinin Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek; kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan yapılara ilişkin yükümlülükler koymak; ilân ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek, aynı fıkranın (r) bendinde; su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak, büyükşehir belediyesinin görevleri arasında sayılmış, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde; kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmanın ve yetkileri kullanmanın, ilçe belediyelerinin görev ve yetkileri arasında olduğu, hükümleri yer almıştır.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun “Yol Harcamalarına Katılma Payı” başlıklı 86. maddesinde: “Belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce aşağıdaki şekillerde inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden meclis kararı ile Yol Harcamalarına Katılma Payı alınabilir.

a) Yeni yol açılması;

b) Mevcut yolların yüzde 40 nispetinde veya daha fazla genişletilmesi;

c)Kaldırımsız ve bakımsız bulunan yolların, kaldırım veya parke kaldırım haline getirilmesi veya asfalt yapılması, kaldırım veya şose halindeki yolların da parke, beton veya asfalta çevrilmesi;

d) Mevcut kaldırım veya parkelerin sökülüp yeniden düzenlenmesi,

Yolların kaldırımlar da dahil olmak üzere (15) metreden fazla genişliklerine düşen giderler, belediyelere ait olup harç payına konu teşkil etmez.

İki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller için asıl cepheyi teşkil eden yoldan düşen pay tam, diğer yollara ait pay ise yarım olarak hesaplanır. “Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı” başlıklı 87. maddesinde: “Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı alınır:

a)Yeni kanalizasyon tesisi yapılması,

b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi.

İki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller, hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında o yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.” hükümlerine yer verilmiş, aynı Kanunun “Su Tesisleri Harcamalarına Katılma Payı” başlıklı 88. maddesinde de “su şebekeleri” yönünden benzer bir hüküm yer almış, devamı maddelerde payların tahakkuk şekli, tahakkuk zamanı, payların ilanı ve tahsilinin ne şekilde yapılacağı, aynı Kanunun 89 ila 94. maddeleri arasında önceki maddelerde belirtilen katılma paylarının hesaplanma, tahakkuk ve tahsil şekillerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, “Ücrete Tabi İşler” başlıklı 97. maddesinin 1. fıkrasında ise, harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edilecek her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret alınabileceği, hüküm altına alınmıştır.

Belediyelerin yaptıkları hizmetler karşılığında 2464 sayılı Kanunun 97. maddesi kapsamında ücret almalarına ilişkin olarak, 16/05/2005 tarihli, 25817 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maliye Bakanlığının 31 Seri Nolu Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliğinde, 2464 sayılı Kanunda harç ve katılma payı konusu dışında başkaca bir iş veya hizmet verilmeyen hallerde, harç ve katılma payı dışında her ne ad altında olursa olsun başka bir bedel alınmasının mümkün bulunmadığı, ilgililerin isteğine bağlı olarak belediyelerce ifa edilen her türlü hizmete karşılık belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret alınabilmesi için, hizmetin yerine getirilmiş olması gerektiği yönünde açıklamalara yer verilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, içerisinde yol, kanalizasyon ve su tesislerinin de yer aldığı teknik altyapı tesislerine ilişkin tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi hususunda 5216 sayılı Kanun uyarınca büyükşehirlerde büyükşehir belediyesinin ve/veya ilçe belediyesinin yetkili ve görevli olduğu, teknik alt yapı tesisi yapılması veya ıslahı nedeniyle belediyelerin 2464 sayılı Kanun uyarınca hizmetten yararlananlardan katılım payı isteyebileceği, 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasında, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış alanlarda yapı izni verilebilmesinin bu alanda parselasyon ve teknik altyapının yapılmış olması şartına bağlandığı, bu kapsamda inkişaf alanlarında teknik alt yapı tesislerinin yapılmış olması halinde hizmetlerden yararlanan taşınmaz sahiplerinden ve aynı maddenin 9. fıkrası uyarınca yapılaşmış alanlarda, imar planları ile yoğunluk ve yapı düzeninin değiştirilmesi sonucunda, mevcutta var olan teknik ve sosyal altyapının tevsii ve yenilenmesinin gerekmesi halinde, bu hizmetlerden yararlanan taşınmaz sahiplerinden 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında, harcamalara katılma payı tahsil edilebileceği, anılan maddenin 2. fıkrasında ise istisnai olarak imar planında beldenin inkişafına ayrılmış ve parselasyonu yapılmış olmakla beraber teknik altyapısı henüz yapılmamış yerlerde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin %25’ini peşin ödeyip geri kalan %75’ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilebileceğine ilişkin düzenleme getirilerek Belediye Gelirleri Kanunun 97. maddesi uyarınca harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve belediyenin henüz altyapı götürmediği inkişaf alanlarında ilgililerin isteğine bağlı olarak yapı ruhsatı verildikten sonra teknik alt yapı tesislerinin belediyece yapılması karşılığında belediye meclisince düzenlenen tarifelere göre %25’i peşin kalan %75’i teknik alt yapı tamamlandıktan sonra alınan ücret olduğu anlaşılmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından davalı idareye verilen 18/06/2012 tarihli dilekçe ile İzmir İli, Karabağlar İlçesi, . ada, . parsel sayılı taşınmazda, inşaat yapacağından bahisle 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca hesaplanacak katılım payının ödenmek istendiğinin belirtildiği, 26/07/2012 tarih, 2339 sayılı işlemle, anılan taşınmaza verilecek yapı ruhsatı nedeniyle, İzmir Planı Genel Plan Notlarının Uyulması Zorunlu Şartlar başlığı altındaki 9. maddesinde yer alan “Meskun bölgelerde dahi olsa, yol kanal bedeli ödemeyenler için, inkişaf bölgesi hükümleri geçerlidir” hükmü gereğince, Karabağlar Belediye Meclisinin 13/10/2011 tarihli, 268 sayılı kararıyla kabul edilen 2012 yılı için yol asfalt kaplaması altyapı hizmetlerinden faydalanacak olanlar için belirlenen tarife üzerinden ve davacının taşınmazının hizasına rastlayan imar yollarının yarısı esas alınarak davacı adına 158.224,20-TL teknik alt yapı bedelinin (bu işlemde her ne kadar bu bedelin imar yol harcı olduğu belirtilmiş ise de davalı idarece verilen savunmada söz konusu bedelin 3194 sayılı Yasanın 23.maddesi uyarınca hesaplanan teknik alt yapı bedeli olduğunun belirtildiği) hesaplanarak ödenmesinin istenildiği, davacının bu bedele 13/08/2012 tarihinde yaptığı itirazın 11/09/2012 tarihli, 3138 sayılı işlem ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, anılan plan notunun ise 08/04/2013 tarihli, 611 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla kaldırıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtildiği üzere, belediye tarafından altyapısı tamamlanmış yerlerde 2464 sayılı Kanun uyarınca “harcamalara katılma payı” tahsil edilmek suretiyle ruhsat verilmesinin mümkün olduğu, istisnai olarak, imar planında beldenin inkişafına (gelişimine) ayrılmış ve parselasyon yapılmış ancak teknik altyapısı henüz yapılmamış yerlerde 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca “teknik alt yapı bedeli” tahsil edilmek suretiyle yapı ruhsatı verileceğinden, uyuşmazlıkta dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın imar planında inkişaf alanında kalması, parselasyon işleminin yapılmış olması ve altyapı yatırımlarının tamamlanmamış olması şartlarının birlikte sağlanması koşuluyla, davacıdan “teknik altyapı bedelinin” tahsil edilebileceği açıktır.

Davacı tarafından taşınmazın bulunduğu alanın geliştirme (inkişaf) alanı olmadığı, yolları, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapı yatırımlarının hali hazırda tamamlandığı, İmar Kanunun 23. maddesi uyarınca teknik altyapı bedeli alınmasının mümkün olmadığı, kendisinden tahsil edilmesi gereken bedelin “harcamalara katılma payı” olduğu ileri sürülerek bu dava açılmıştır.

Bu durumda, İdare Mahkemesince, dava konusu taşınmazdan “teknik alt yapı bedeli” tahsil edilebilmesi için gerekli şartların sağlanıp sağlanmadığı, söz konusu parsele ilişkin daha önce alınmış teknik alt yapı bedelinin olup olmadığı hususları tespit edildikten sonra, dava hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, plan notu dayanak gösterilerek davacıdan Kanunla öngörülmeyen bir ödemenin yapılmasının istenilmesi de mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle, İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 30/09/2013 tarihli, E:2012/1887, K2013/1446 sayılı kararın bozulmasına

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir