Başka Kurumdan Vekaleten Atananlara Sosyal Denge Tazminatı Ödenir mi?

Başka Kurumdan Vekaleten Atananlara Sosyal Denge Tazminatı Ödenir mi?

Sayıştay Temyiz Kurulu, başka kurumlardan vekaleten atanan personele sosyal denge tazminatı ödenmeyeceği yönünde karar verdi.

Kamu İdaresi TürüBelediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı2015
Dairesi7
Dosya No42572
Tutanak No45720
Tutanak Tarihi20.2.2019
Kararın KonusuÇeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Konu: Başka kurumdan vekâleten atanan personele Belediye bütçesinden sosyal denge ödemesi yapılması.

164 sayılı İlamın 5. maddesiyle; Başka kurumdan vekâleten atanan personele … Büyükşehir Belediyesi bütçesinden sosyal denge ödemesi yapılması nedeniyle …. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ….’ın temyiz dilekçesinde özetle;

Aşağıda yapacakları açıklamalardan da anlaşılacağı üzere iş bu Sayıştay ilamının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle bozularak ortadan kaldırılması gerektiğini, şöyle ki; Sosyal Denge Sözleşmesinin 1. maddesine göre; sosyal denge sözleşmesinin amaçlarından birisinin de kişiler arasındaki ücret dengesini sağlamak olduğunu,

Çalışanlar arasında ayrım yapmamak, çalışanların ekonomik durumunu insanca yaşayacak seviyeye ulaştırmak, ekonomik ve sosyal barışı sağlamak ve devam ettirmek, adaletsiz ücret dağılımını önlemek gibi amaçları gerçekleştirmek için uygulamaya konulan Toplu İş Sözleşmesinin hiçbir ayrım gözetilmeksizin tüm çalışanlara belirli koşullarda ödenmesi Anayasa’da öngörülen “eşitlik” ilkesi gereği olduğunu, bu yardımın amacının, memurları yararlandırmayarak cezalandırmak olmadığının açık olduğunu,

Anayasanın 5. maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartlan hazırlamaya çalışmaktadır.”, 10. Maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzen sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamlar, bütün İşlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilerek anayasal ilkeler getirildiğini,

13.05.2010 tarih ve 27580 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 6. maddesinde ise “…Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler…” hükmü uyarınca kamu görevlilerine toplu iş sözleşmesi akdetme hakkının tanındığını,

Anayasamızda yapılan değişiklikle birlikte 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32. maddesi ile belediyeler ile il özel idaresinde toplu iş sözleşmesi imzalama şart ve usulünün belirlendiğini,

Yine yasanın Toplu Sözleşmenin Kapsamı başlıklı 28. maddesinde; “Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz. ” şeklinde hükme bağlandığını,

Devlet Personel Başkanlığı’nın İçişleri Bakanlığı’na hitaben yazdığı 2012 yılında verilmiş 12282 sayılı yazısında; “4688 sayılı kanun kapsamında düzenlenen toplu sözleşme ve sosyal denge sözleşmelerinden sağlanan tüm imkanlardan kamu görevlilerinin eşit olarak yararlanacağı ve personelin tamamının sosyal denge tazminatından yararlanabileceği” mütalaa olunduğunu,

Ayrıca, Belediye ve Bem-Bir-Sen arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinin 4/A maddesinde; “a- Bu sözleşme yer olarak işverene başlı tüm işyerleri ile bu işyerinin bağlantı ve eklerini kapşar ” “b- Bu sözleşme, kişi olarak işyerlerinde çalışan ve sözleşme sürecinde işe alınan Bem-Bir-Sen üyesi çalışanları kapsar” denilmek suretiyle bütün çalışanların kapsama alındığını,

Danıştay 11. Dairesinin 13.06.2014 tarihli 2014/409 E. 2014/4309 K. sayılı kararı ile ortadan kalkmış ilgili karar ile; “Uyuşmazlık bu açıdan incelendiğinde yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerinde belediyeler ve bağlı kuruluşlar ile il özel idarelerinin kadrolarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminat, ödeneceği belirtilmiş olmasına rağmen, normlar hiyerarşisi ilkesine aykırı olarak, emekliliği hak etmiş olan memurlara bu sözleşmeye göre hiçbir sosyal denge yardım, ödemesi yapılamayacağı yolunda bir hüküm konulduğu görülmektedir. Bu durumda, idarede çalışan memurlara sosyal denge tazminat, ödemesinin dayanağı olan mevzuatta yer vermeyen kısıtlamaların sözleşme hükümlerine konularak davacının parasal haklarından yoksun bırakmasında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, tarafların sözleşme şartların, belirleme yetkisi kapsamında değerlendirmek suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.. ”. şeklinde hüküm kurulduğunu,

İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin 18.11.2013 tarih ve 2013/1014 E. 2013/2253 K. sayılı kararında; “mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamaların sözleşme hükümlerine konularak davacının parasal haklarından yoksun bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır ” gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verildiğini,

… 2. İdare Mahkemesinin 2014/11İ28 E. 2014/1013 K. sayılı kararı ile; “….Buna göre sosyal denge tazminatı ödenmesine dayanak olan hükümlerde sosyal denge sözleşmesinden yararlanma konusunda çalışanlar arasında istisnaya yer verilmemesine rağmen uyuşmazlıkta olduğu gibi emekliliği henüz hak etmeyenlere ve emekliliği hak etmesine rağmen yönetici olarak görev yapanlara ödeme yapılırken emekliliği hak eden çalışanlara ödeme yapılmamasına dayanak alınan mevzuat hükümlerine aykırı olacağından işleme dayanak alınan sosyal denge sözleşmesinin ilgili maddesinden hukuka uyarlıktan bahsedilmesine olanak bulunmamaktadır. Hatta böyle bir düzenlemenin arkasındaki sebep ya da amaç ne olursa olsun çalışanlar arasında yapılacak böyle bir ayrım başta Anayasanın eşitlik ilkesi olmak üzere hukukun genel ilkelerine de aykırıdır….” şeklindeki gerekçe ile İptal kararı verildiğini,

Kaldı ki; … 1. İdare Mahkemesi 2016/1290 E.-2016/1306 K. sayılı kararıyla;

… Büyükşehir Belediye Başkanlığı Şehir Tiyatroları Şube Müdürlüğü’nde sözleşmeli memur olarak görev yapan 45 sanatçı 45 personelin açmış olduğu davada;

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 146. maddesinde; “Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez.” denilmesine, davacıların sözleşmeli memur olmasına, davacıların imzalamış oldukları sözleşmede belirtilen ücret dışında herhangi bir ücret ödenmeyeceğinin belirtilmiş olmasına, söz konusu sanatçı personelin reklam, tiyatro, dizi ve filmlerde ücretli olarak yer alarak bir bakıma ek iş yapmalarına, diğer memur personelden farklı olarak sanatçı personele senede toplamları 10.000-14.000 TL arasında değişen ikramiye ödenmesine rağmen,

Davacının sosyal denge yardımından yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile davacıya sosyal denge yardımı yapılamamasının gerekçesi olan ve davalı idare ile Bem Bir-Sen Sendikası arasında 24/02/2015 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Ek Protokolün 1. maddesiyle değişik 14. maddesinin 1. fıkrasının i bendindeki “Norm kadro kapsamında olup sözleşmeli olarak çalışmayan 657 Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki personele” şeklindeki hükmün iptaline karar verdiğini,

Netice olarak; İdareyle ilgili sendika arasında imzalanan bir sözleşmeye dayanan Sosyal Denge Ödemesindeki amacın çalışanlar arasında ayrım yapmamak, çalışanların ekonomik durumunu insanca yaşayacak seviyeye ulaştırmak, ekonomik ve sosyal barışı sağlamak ve devam ettirmek, adaletsiz ücret dağılımını önlemek olup; sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan personel arasında ayrım yapmaksızın tüm çalışanlara ödenmesi Anayasamızın eşitlik ilkesinin bir gereği olduğunu,

Bu nedenlerle geçici görevlendirme ile … Büyükşehir Belediyesine gelen personele geldiği kurumda sosyal denge ödemesi yapılmadığı için Anayasamızın eşitlik ilkesi ve Devlet Personel Başkanlığının görüş yazısı doğrultusunda ödeme yapıldığını, yukarıda yazılı gerekçeler göz önüne alınarak sorgunun üzerlerinden kaldırılması gerektiğini,

Yukarıda yapılan tüm açıklamalar muvacehesinde; hakkında kamu zararı tazmini çıkartılmasının hukuka aykırı olduğunu, yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek ilamın murafaalı olarak incelenerek temyiz yoluyla bozulması ve hakkındaki tazmin kararının kaldırılmasını arz ve talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“Dilekçede, Kurumlar arası geçici süreli görevlendirmeyle, başka kurumlardan gelen personele Belediye bütçesinden Sosyal Denge ödemesi yapılması suretiyle oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönündeki, İlamın 5 inci maddesine karşı itirazda bulunularak, tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

İtiraz konusu hususların, Daire Kararında karşılandığı görülmüştür.

Bu nedenlerle, İlamın 5 inci maddesi için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin, ilam hükmünün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı anlaşıldığından, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz olunur.”

denilmiştir.

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ….’in temyiz dilekçesinde özetle;

164 nolu ilamda şahsıyla ilgili sonuç kısmında; “… ….’ın ise; 5393 sayılı Kanunun 49’uncu maddesine göre geçici görevlendirildiği ve tüm mali ve sosyal hakların … Büyükşehir Belediyesinden almış olduğu anlaşıldığından; ayrıca … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Bem-Bir-Sen arasında akdedilen 01.01.2010-31.12.2017 dönemine ait sosyal denge sözleşmesinin 4’üncü maddesinde; “Bu sözleşme, kişi olarak iş yerinde çalışan ve sözleşme sürecinde işe alınan Bem-Bir-Sen üyesi çalışanları kapsar” denildiğinden; Ergün KILIÇ’a sosyal denge ödemesi yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Bu itibarla; yukarıda açıklanan gerekçelerle ….’a yapılan …. TL sosyal denge ödemesi kamu zararı oluşturmadığından bu tutar için ilişilecek husus bulunmadığına” denildiğini,

Söz konusu şahsa yapılan sosyal denge ödemesinin hukuka uygun olduğu ve kamu zararı oluşturmadığı iş bu ilamdan açıkça anlaşıldığını, buna rağmen gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla şahsına kamu zararı yükletilmesinin hiçbir hukuk kaideyle açıklanamayacağını,

Yukarıda yapılan tüm açıklamalar muvacehesinde; hakkında kamu zararı tazmini çıkartılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek 164 nolu ilamının incelenerek temyiz yoluyla bozulması ve hakkımdaki tazmin kararının kaldırılmasını arz ve talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“Dilekçede, Kurumlar arası geçici süreli görevlendirmeyle, başka kurumlardan gelen personele Belediye bütçesinden Sosyal Denge ödemesi yapılması suretiyle oluşan kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönündeki, İlamın 5 inci maddesine karşı itirazda bulunularak, tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Sorumlu …., ….’a yapılan ödeme nedeniyle, ilamda mevzuata aykırılık bulunmadığına karar verilmesine rağmen, gerçekleştirme görevlisi olarak kendisine sorumluluk tevcih edildiğinden bahisle, ilamın temyiz yoluyla bozulmasını talep etmektedir.

İlamın 5 inci maddesi ile ….’e tevcih edilen sorumluluk, ….’a yapılan ödeme nedeniyle olmayıp, ….’a yapılan ödeme nedeniyledir.

Bu nedenlerle, İlamın 5 inci maddesi için ileri sürülen itiraz gerekçelerinin, ilam hükmünün kaldırılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı anlaşıldığından, temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz olunur.” denilmiştir.

Duruşma talebinde bulunan Sorumlu … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; başka kurumdan vekâleten atanan personele … Büyükşehir Belediyesi bütçesinden sosyal denge ödemesi yapıldığı görülmüştür.

375 sayılı KHK’nın ek 15. maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir.” denilmekte, ek 5. maddesinde ise; “14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Kanunun ek 8 ve ek 9 uncu, 13/11/1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanunun 3 üncü, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Kanunun 38, 40 ve 41 inci maddelerine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanununa göre görevlendirilenler ile güvenlik görevlileri ve sosyal hizmet kuruluşlarında görevlendirilen öğretmenler ile sağlık personeli hariç, ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekâleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum veya kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlileri, vekâleten veya geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla çalışma ücreti ve diğer ödemelerden yararlanamazlar.” hükmü yer almaktadır.

Yapılan incelemede; kendisine sosyal denge ödemesi yapılan …..’ın … Bakanlığında Müşavir kadrosunda görev yaptığı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86. maddesi uyarınca … Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı olarak vekâleten atandığı, her türlü mali haklarını … Bakanlığından aldığı anlaşılmıştır. Ancak, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri gereği bahsi geçen göreve 657 sayılı Kanunun 86. maddesi uyarınca vekâleten atanmış olan ….’a sosyal denge ödemesi yapılması mümkün değildir. 

Ayrıca sorumlu … temyiz dilekçesinde; 164 sayılı İlamda …’a yapılan ödeme kamu zararı oluşturmadığından bu tutar için ilişilecek husus bulunmadığına karar verildiğinden kendisinin sorumlu olmaması gerektiğini iddia etmiştir. Ancak, ….’e tevcih edilen sorumluluk, …..’a yapılan ödeme nedeniyle olmayıp …..’a yapılan ödeme nedeniyle olduğundan sorumlunun iddiası yerinde değildir.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 164 sayılı İlamın 5. maddesiyle …. TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (Üyeler … ve ….’ün aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğuyla

Karar verildiği 20.02.2019 tarih ve 45720 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir