Bütçe Dersi KPSS Görevde Yükselme Not

Bütçe Dersi KPSS Görevde Yükselme Not
125×125

Bütçe Dersi KPSS Görevde Yükselme Not

Bütçe ile ilgili görevde yükselme sınavlarında ve KPSS sınavlarında çıkabilecek sorulara yönelik olarak hazırlanmış olan notumuzda bütçeleme ilkelerine ilişkin genel açıklamalar yapıldıktan Türkiyede uygulanan bütçeleme süreci anlatılmaya çalışılmıştır.

BÜTÇENİN TANIMI, TEMEL UNSURLARI VE FONKSİYONLARI

BÜTÇE: Bütçe, kamu kaynaklarının elde edilmesi ve kullanılmasına sınırlı süreli yetki veren kanundur.

Modern devletlerde bu yetki millet adına parlamentolara aittir. Parlamentolar bu yetkiyi sınırlı süre ile hükümetlere devretmektedir.

Bütçe hakkı: Kamu hizmetlerinin türü ve tutarı ile bu hizmetleri karşılayacak kamu gelirlerinin toplanması hakkında karar verme yetkisini ifade eder. Vergi ve benzeri kamu gelirleri ile bu kaynakları kullanımı sonucu yapılan kamu harcamalarının miktar ve bileşimini belirleme ve onaylama hakkıdır. Bütçe hakkı, modern devletlerde parlamentolara aittir.

  1. BÜTÇENİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE UNSURLARI(4T)
  • Ülkelerin anayasalarında genel hatlarıyla yer alır.
  • Kamu gider ve gelirlerine ilişkin öngörü ve tahminleri yansıtır.
  • Tüm kamu kurum, kuruluş ve idarelerini kapsar.
  • Tahmin: Devletin ve kamu tüzel kişilerinin gelir ve giderlerine ilişkin öngörüleri yansıtır. Tüm unsurlarıyla geleceğe yöneliktir.
  • Tahdit: Önceden belli bir zaman dönemi için hazırlanır ve bu dönemde uygulanır. Bu bakımdan, her yıl tekrarlanır, devri bir nitelik taşır.
  • Tevzin: Bütçede gösterilen kamu gelir ve giderlerinin denk olması beklenir. Giderlerin normal gelirleri aşması halinde iç veya dış borçlanmaya gidilerek bütçe dengesi sağlanır.
  • Tasdik: Bütçelerin gelir ve gider yanları uygulamadan önce mutlaka onaylanır. Mali yıl başlamadan yürürlüğe girer ve mali yılbaşında uygulanmaya başlanır.
  • Hükümete sınırlı süreli yetki veren ve veto edilemeyen özel bir kanundur.
  • Gelirlerin toplanması ve giderlerin yapılmasına ilişkin yasama organınca yürütme organına verilmiş yetki ve ön izin niteliğindedir.
  • Yürütme organının programı niteliğindedir.
  • Uygulama sırasında ve sonrasında yasama, yürütme ve yargı organı tarafından denetlenir.

III. BÜTÇENİN KLASİK VE MODERN FONKSİYONLARI

Bütçenin klasik fonksiyonları: Bütçe klasik anlayışta, kamu hizmetlerinin finansmanını sağlayan bir araçtır.

Bütçenin klasik fonksiyonları, siyasi, hukuki, mali, iktisadi ve denetimdir.

Siyasal fonksiyonu: Bütçenin kurum ve süreç olarak ortaya çıkış nedeni “siyasal”’dır. Hükümetler ise vatandaşların isteklerini bütçe aracılığıyla gerçekleştirmeyi amaçlamış ve üstlenmiş bir siyasal girişimcidir.

Hükümetlerin hazırlamış olduğu bütçenin yasama organı tarafından güvenoyu alamaması, yani bütçenin parlamentoda reddedilmesi siyasal anlam taşıyan bir olaydır. Bu durumda, hükümetler programlarını ve politikalarını uygulama olanağı bulamayacaklardır.

Doğal olarak bütçesi güvenoyu alamayan hükümet çekilmek zorunda kalacaktır. Bu durum bütçe ile siyaset arasındaki organik bağın bir kanıtıdır.

Bütçeleme bir süreç olarak, çıkar ve çıkar gruplarının taleplerinin de açık veya gizli şekilde yansıtılması açısından siyasal sürecin tam ortasındadır. Ayrıca hükümetler, seçmen taleplerini karşılamada bütçeyi bir araç olarak kullanabilmektedir.

Hukuki fonksiyonu: Kamu gelirleri, giderleri ve borçlar gibi mali araçların ortaya çıkışını, biçimini içeriğini, uygulanışını ve denetimini düzenleyen hukuk dalına “mali hukuk” denilir. Hemen her ülkede bütçeye ilişkin temel yetkiler, ilkeler ve hukuksal sınırlar ilgili ülkenin anayasasında ve bütçe kanununda belirlenir.

Hukuki fonksiyon, bütçenin bir kanun olmasına vurgu yapar. Fakat bütçe kanununu diğer kanunlardan ayıran 2 temel özellik vardır:

– Bütçe kanunu Cumhurbaşkanı tarafından veto edilemez.

– Bütçe süreli bir kanundur. (Diğer kanunlar çıkar, o kanun feshedilene kadar devam eder. Yani süresi belli değildir. Fakat bütçe kanunu mali dönem için geçerlidir).

Bütçeye içerik açısından bakanlar; biçimsel olarak kanuna benzese de bütçenin kanun sayılamayacağını ileri sürerler. Onlara göre bütçe, şartlı tasarruftur.

Mali fonksiyonu: Bütçenin en eski işlevlerinden birisi mali işlevidir ve bu işlev, harcamalar ve gelirler arasında bir mali denge oluşturmayı amaçlar. Klasik anlayışta hükümetlerin en istikrarlı hali bütçede mali dengeyi sağladığı halidir.

İktisadi fonksiyonu: İktisat, kıt kaynakları sınırsız ihtiyaçlar arasında en iyi şekilde dağıtmaktır.

Bütçelerin iktisadi fonksiyonu, ilk olarak bireysel ve toplumsal refahın arttırılmasına ilişkin kaynakların tahsisinde ve gelirin bölüşümün de optimizasyon sağlama süreci olmasıdır.

İkinci olarak; bütçeleme, kamu kesimi ve özel kesim arasında kaynak dağılımına ilişkin bir uzlaşma olmasıdır.

Üçüncü olarak; bütçeleme, kamu mal ve hizmetlerine olan talep ve bunların maliyeti ile buna karşılık toplanabilecek gelirler arasında bir bağ kurmasıdır.

Denetim fonksiyonu: Bütçede denetim, mal, gelir ve gider işlemlerinin amaca ve yasalara uygunluğunu, kaynakların iyi kullanılıp kullanılmadığını açığa çıkarmaya yaramaktadır. Bütçe denetim işlevinin temel amaçları şunlardır.

  • Kaynakların kullanımında etkinlik sağlamak
  • Yasalara uygunluk sağlamak
  • Görevini yapan ve yapmayan kamu görevlilerini belirlemek
  • Bütçenin ekonomik ve sosyal sonuçlarını ölçmek

Bütçenin modern fonksiyonları: Bütçe modern anlayışta, kaynakların tahsisinde etkinlik, ekonomik istikrarı sağlama, gelir dağılımını düzeltme ve iktisadi kalkınma ve büyüme gibi makroekonomik amaçların gerçekleştirilmesinde bir araç olarak kullanılmaktadır.

Kaynak tahsisi fonksiyonu: Bu fonksiyon, özel kesim ile kamu kesimi arasında kaynakların tahsisinde etkinliğin sağlanmasını amaçlar.

Bir ekonomide, faydası bölünebilir, yarı bölünebilir ve pazarlanabilir nitelikte malların hepsi özel kesim tarafından üretilememektedir.

Bu nedenle piyasa başarısızlıklarını gidermek için üretime müdahale etmesi zorunlu olmaktadır. Kamusal malların, doğal tekellerin bütçe aracılığıyla üretilmesi bütçenin kaynak tahsisi fonksiyonu ile ilgilidir.

Ekonomik istikrar fonksiyonu: Bütçenin ekonomik istikrarı sağlayıcı ve koruyucu bir yapıda olması, konjonktürel dalgalanmaların etkilerini giderici şekilde hazırlanması anlamına gelmektedir. Örneğin enflasyon veya deflasyon (durgunluk) durumunda kamu harcamaları ve vergilerin bileşimi ve büyüklüğü değiştirilerek, ekonomik istikrarın sağlamaya çalışılmasıdır. Bu amaçlara ulaşma isteği devlet bütçesinin temel görevleri arasına girmiştir.

Ekonomik kalkınma ve büyüme fonksiyonu: Piyasa ekonomisi kendi haline bırakıldığında iktisadi kalkınmanın gerçekleşmeyeceği fikri ağırlık kazanmıştır. Bu nedenle devletler bütçeyi bir araç olarak kullanmak suretiyle iktisadi kalkınma ve büyümeyi hızlandıracak şekilde ekonomiye müdahale etme görevini kendilerinde görmüşlerdir.

Örneğin teşvik edilmesi öngörülen sektörlere kamu harcaması yaparak, altyapı yatırımlarını oluşturmak, vergi indirimleri sağlamak suretiyle bu amaca uygun davranmaktadır. Ayrıca bütçenin bu işlevi yapabilmesi için kullanılan belge, uzun dönemli ve stratejik amaçlar içeren “kalkınma planı” olarak bilinmektedir.

Gelir dağılımı fonksiyonu: Piyasa ekonomisi kendi haline bırakıldığında adil olmayan bir gelir dağılımına neden olduğu bilinmektedir. Bütçenin bu işleviyle, kamu harcamalarının yansıması ve hizmetler yoluyla gelir gruplarını etkilemektedir. Bu işlevle devlet, emek geliri elde edenlerin payını yükseltme veya hiç geliri olmayan ve elde edemeyenlerin en azından asgari geçimini sağlamayı amaçlamaktadır. Sosyal devletin bir gereği olarak bu fonksiyon öne çıkmıştır.

BÜTÇEDE HUKUKİ VE İKTİSADİ YAKLAŞIM

Kamu maliyesi(kamu gelirleri, kamu giderleri, bütçe ve borçlanma), günümüzde “hukuki yaklaşım” ve “iktisadi yaklaşım” olmak üzere iki temel yaklaşımla açıklanmaktadır.

Bütçede hukuki yaklaşım: Bütçenin gelir ve gider unsurlarının ülkede yaşayanlar için güvence altına alınması, bütçelerin daha çok iktidarda olan partilerin siyasal görüş ve ilkeleri doğrultusunda parlamentolar tarafından oluşturulması, gelirleri toplayacak, harcamaları yapacak kamu kurumlarının belirlenmesi ve harcamaya ilişkin yasaların kabul edilmesini ele alır.

Bütçede iktisadi yaklaşım: Kamu gelir ve giderlerinin ekonomik ve sosyal amaçlara ulaşmak için nasıl kullanılacağı ve bunların, satın alma gücü, tüketim, yatırım, ekonomik istikrar, büyüme, gelir ve servet dağılımı üzerindeki etkileri ele alır.

 

                                             BÜTÇE DENKLİĞİ TEORİLERİ

Bütçe tekniği teorileri, genellikle bütçenin denkliği konusundaki teorik tartışmaları ifade eder. Bu tartışmalar temelde üç grupta toplanabilir.

Geleneksel Bütçe Teorisi

Geleneksel (klasik) bütçe teorisi, klasik iktisatçı ve maliyeciler tarafından savunulur ve yıllık denklik kavramına odaklanır. Yıllık denklikten kasıt, devlet bütçesinin gelir ve gider rakamlarının her yıl birbirine eşit olmasıdır. Denk bütçe savunulduğundan, devletin açık bütçe durumunda yaptığı bir uygulama olan kamu borçlanmasına da karşıdırlar. Devlet, sadece uzun vadeli yatırımlar durumunda borçlanabilmeli, bunun dışında küçük ve denk bütçe politikası uygulamalıdır. Bu durum “altın kural” olarak ifade edilmektedir.

Devri Bütçe Teorisi

Devri bütçe teorisi, Keynesyen iktisat temelli bir teoridir. Bu teoriye göre kamu bütçesi yıllık olarak denk olmak zorunda değildir. Önemli olan, 7-10 yıllık bir devirde (konjonktürde) bütçenin denk olmasıdır. Yani bazı yıllarda açık verilebilir. Diğer yıllarda bu açık telafi edilebilir. Ancak uzun vadeli bir dönem içinde toplamda bütçe açık vermemelidir.

 Telafi Edici Bütçe Teorisi

Telafi edici bütçe teorisinde mali denklik yerine ekonomik denklik (arz ve talebin dengeye gelmesi) göz önünde bulundurulmaktadır. Ekonomik dengeyi sağlayabilmek için gerekirse mali denklikten feragat edilebilir. Yani bütçe açık verebilir.

Genellik ilkesi: Bütçede tüm gelir ve giderler tam ve eksiksiz olarak gösterilmelidir. Genellik ilkesinin iki yönü vardır.

İlki, gelir ve giderlerin bütçede yer alış biçimiyle ilgilidir ve gelir-giderlerin bütçede gösterilmesinde
gayri safi usul” esastır.

İkincisi ise, gelirin gidere tahsis edilmemesini ifade eden “adem-i tahsis” ilkesidir.

–Gayri safi usul: Gelirler giderlere ve giderler gelirlere mahsup edilmeksizin devlete ilişkin tüm gelir ve giderlerin bütçede gayri safi tutarları ile gösterilmesidir.

–Adem-i tahsis ilkesi: Devletin belirli gelirlerinin belirli giderler için tahsis edilmemesi şeklinde tanımlanabilir. Devletin bütün gelirleri, bütün giderlerinin karşılığı olarak görülür. Bu ilke, bir kaynaktan elde edilen gelirin, belirli bir gidere karşılık gösterilememesi anlamına gelir. Ülkemizde Muhasebe-i Umumiye Kanunu ile bazı istisnalar olmakla birlikte gayri safi usule geçilmiş ve adem-i tahsis ilke olarak kabul edilmiştir. İstisnası: Şartlı bağış ve yardımlardır.

Birlik ilkesi: Genellik ilkesi ile birlik ilkesi birbirine benzer görünse de bu iki ilke arasında önemli bir fark vardır.

*Genellik ilkesinde, gayri safi usul ve adem-i tahsis ilkesini uygulamak suretiyle devletin tüm gelir ve giderlerinin bütçede yer alması esastır.

*Birlik ilkesinde ise gayri safilik ve adem-i tahsis uygulansın veya uygulanmasın devletin tüm gelir ve giderlerinin tek bir bütçede toplanması esastır.

Eğer bu iki ilke veya usul uygulanmak suretiyle devletin tüm gelir ve giderleri tek bir bütçede toplanıyor ise “birlik ilkesi” ile “genellik ilkesi” aynı anlama gelecektir.

Birlik ilkesinden sapmalar: Devletin gider ve gelirleri birden fazla bütçede yer alıyor ise, bu birlik ilkesinden sapmayı ifade eder. Ülkemizde birlik ilkesinden sapan kurumlar şunlardır:

  • Özel Bütçeli Kurumlar,
  • Düzenleyici Denetleyici Kurumlar,
  • Sosyal Güvenlik Kurumları,
  • Bütçe Dışı Fonlar ve Döner Sermayeli İşletmeler gösterilebilir

Doğruluk ilkesi: Bütçe gelir ve gider tahminlerinin ekonominin içinde bulunduğu koşullara uygun ve gerçeği yansıtacak şekilde tahmin edilmesini öngörür. Bütçede doğruluk ilkesi, objektif doğruluk ve sübjektif doğruluk ilkesi olmak üzere iki esasa dayanır.

Objektif doğruluk ilkesi: Bütçe gelir ve gider tahminlerine ait rakamların, uygulanacağı mali yıldaki genel ekonomik koşullara olabildiğince yakın olmasını gerektiren ilkedir.

Bütçenin objektif doğruluk ilkesine uygun hazırlanması için kamu mali yönetiminin;

*Ülke ekonomisiyle ilgili doğru ve yeterli verilere,

*Nitelikli ve yetişkin idari kadrolara,

* Modern bir devlet muhasebe sistemine,

* Yeterli bir teknik altyapıya sahip olması gerekir.

Sübjektif doğruluk ilkesi: Bütçe hazırlayan ve onaylayanların, gelir ve gider tahminleri yaparken gerçek ve samimi yaklaşmalarını, iyi niyetli olmalarını ifade eder.

Bütçedeki gelir ve gider tahminleri ile mali yıldaki gelir ve gider gerçekleşmeleri arasında büyük fark olmaması, yani doğruluk ilkesi, her iki esasında gerçekleşmesine bağlı olacaktır.

Yıllık olma ilkesi: Bu ilke, giderlerin yapılması ve gelirlerin tahsil edilmesine ilişkin izin ve yetkilerin bir yıl için verilmesini öngörür. Klasik maliyecilerin önemle savunduğu bu ilke, bütçe ile verilen ödeneklerin verildiği mali yıl içerisinde kullanılabilmesini ve kullanılmayan ödeneklerin ertesi yıla devredilmemesini ifade eder. Bütçenin yıllık olma ilkesinin, bütçe tahminlerin doğruluk derecesini arttırması ve denetimi etkin yapabilmeyi kolaylaştırması gibi yararları vardır. Bütçede doğruluk ilkesinin gerçekleşip gerçekleşmediği bu ilke ile bir yıl gibi kısa bir süre içerisinde görülebilmektedir.

Denklik ilkesi: Bu ilkeye göre, kamu giderlerinin, olağan kamu gelirleriyle karşılanması esastır. Bir başka ifadeyle bütçedeki giderlerin, olağan kamu gelirlerine eşit olmasına “denklik ilkesi” denir. Klasik maliye anlayışının önemle savunduğu bu ilke, 1929 Ekonomik Buhranı sonrasında Keynes’in görüşlerini takip edenlerin geliştirdikleri devri bütçe teorisiyle esneklik kazanmış, telafi edici bütçe ile klasik denk bütçe anlayışı tamamen terk edilmiştir.

Ön izin alma ilkesi: Bütçe hakkının ulus adına yasama organına devredilmesinin bir sonucu olarak günümüz ülkelerinde bütçeler, parlamentoların onayı ile yürürlüğe konulur.

Bu ilke gereğince, hiçbir kamu geliri veya gideri ilgili organın onayı olmadıkça harcanamaz veya tahsil edilemez.

Bununla birlikte ülkemizde merkezi yönetim dışında kalan Sosyal Güvenlik Kurumları ve Mahalli İdareler gibi diğer bütçeler, bütçelerin kabul edilmesi veya onaylanması, yasayla yetkili kılınan organlara aittir.

Bölüm bazında onaylanma ilkesi: Bu ilkeye göre, bir kamu kuruluşunun bütçe tasarısı parlamentoda görüşülüp onaylanırken bölümler itibariyle görüşülerek onaylanır ve yasalaşır.

5018 sayılı yasanın 18. Maddesinde, “TBMM, merkezi yönetim bütçe kanun tasarısı metnini, maddeler, gider ve gelir cetvellerini kamu idareleri itibariyle görüşür ve bölümler halinde oylar.” ifadesi yer alır.

Bölüm, fonksiyonel sınıflamanın birinci düzeyini ifade eder.

Mali saydamlık ilkesi: Bu ilke, bütçe ilkelerinden anlaşılır olma ve açıklık ilkelerini içine alan bir kavramdır.

Mali saydamlık, hesap verebilirliği sağlamada önemli bir ilkedir.

Hesap verebilirlik ise bütçeyi uygulayan ve kendisine görev ve yetki verilenlerin bu yetkileri yasal çerçeve içerisinde kullanıp kullanmadıklarının hesabını verme anlamına gelmektedir.

Anlaşılır olma ilkesi: Bütçe kanununun ve eklerinin, bütçe uygulamalarının herkes tarafından kolaylıkla anlaşılacak şekilde açık ve sade düzenlenmesidir.

Açıklık (alenilik) ilkesi: Bütçe sürecinin tüm aşamalarında bütçeye ilişkin tüm bilgi ve belgelerin kamuoyunun bilgisine ve kullanımına hiçbir kısıtlama olmaksızın sunulmasıdır.

Mali saydamlık ilkesi: Her türlü kamu kaynağının elde edilmesinde ve kullanılmasında denetimin sağlanması amacıyla kamuoyunun zamanında bilgilendirilmesidir.

– Hesap verebilirlik(sorumluluk): Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi, kullanılması, muhasebeleştirilmesi ve raporlanmasının sağlanması, ayrıca kamu kaynaklarının kötüye kullanımının önlenmesi için görevli ve yetkililerin gerekli önlemleri almasından yetkili mercilere karşı sorumlu tutulmasıdır.

BÜTÇE TEORİLERİ

Klasik bütçe teorisi:

  • Sınırlı devlet, jandarma devlet
  • Sınırlı kamu hizmeti(temel kamu hizmetleri) ve sınırlı harcama
  • Bütçe küçük ve denk olmalıdır.
  • Bütçenin yıllık denk olması önemlidir. Bütçe yılsonunda denk olmalıdır.
  • Bütçe açığı ya da fazlası verilmemelidir.
  • Bütçe açığı yani borçlanma sadece olağan üstü durumlarda verilebilir.

Devri(konjonktür) bütçe teorisi: A. Hanssen

  • Bütçenin yıllık denk olması önemli değildir.
  • Bütçenin yıllık denkliğini sağlama çabası, ekonomik konjonktüre uygun bir bütçe politikası oluşturmaz.
  • Bütçe yıllık değil, uzun dönemde, 8-10 yıllık konjonktür dönemi donunda denk olmalıdır.
  • Ekonomik konjonktüre uygun bir bütçe politikası oluşturmak için; ekonominin daralma dönemlerinde bütçe açığı; genişleme dönemlerinde ise bütçe fazlası verilmelidir.
  • Böylece uzun dönemde bütçe denkliği sağlanmalıdır.

Telafi edici bütçe teorisi: W. Beveridge

  • Bütçe denkliği önemli değildir.
  • Ekonominin istikrarı ve tam istihdam milli gelir dengesinde olması önemlidir.
  • Ekonomi tam istihdam milli gelir düzeyine ulaşılana kadar bütçe açığı verilmelidir.
  • Durgunluk(işsizlik) dönemlerin özel kesim tüketim ve yatırım harcamalarındaki azalma; kamu
    harcamaları artırılarak yani bütçe açığı verilerek telafi edilmelidir.
  • Y=C↓+I↓+G↑ Böylece bütçe açığı verilerek Y→Y* Böylece işsizlik azalır.
  • Milli bütçe teorisi:
  • Bir ülkenin, kamu ve özel kesimle birlikte tüm ekonomik birimlerinin;

Gelir ve gider tahminleri; Yatırım ve tasarruf tahminleri ile Harcanabilir gelir ve gelirin kullanımı ile borçlanma tahminlerini gösteren bütçedir.

Milli ekonominin gelecek yıla ait genel durumunu gösterir.

  • Milli bütçeler sağlıklı ve doğru bir şekilde hazırlandığı takdirde, devlet bütçeleri daha gerçekçi ve tutarlı hale getirilebilir. Böylece maliye politikasının doğru ve tutarlı yürütülmesine yardımcı olur.
  • Milli bütçeler, 2. dünya savaşından sonra Avrupa ve ABD’de yapılmaya başlamıştır. Ülkemizde 1961 anayasasıyla birlikte milli bütçe tahminleri yapılmaktadır. Not: Ayrıca yatırım ve sosyal bütçelerden de bahsedilebilir. Yatırım bütçeleri, kamu yatırım harcamalarını ayrı bir bütçede gösteren belge veya dokümanlara denir. Yatırım bütçesi, yatırım harcamaları ile bunların finansmanı olan borçlanmaları kapsar.

İsveç, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İngiltere ve ABD’de gibi ülkelerde yatırım bütçesine başvurulmuştur.

Ülkemizde yatırım bütçesi uygulanmasına gidilmemiştir. Kamu idarelerinin yatırım projeleri, Kalkınma Bakanlığı tarafından kabul edilmektedir. Soysal bütçe, hükümetlerin sosyal konulara verdiği önemin bir göstergesi olarak hazırlanır. Kamu harcamaları içinde maaş ve ücretli çalışanların sosyal transferler harcamalarının payının artması anlamına gelir.

Bütçelerde, düşük gelirli sosyal sınıflar lehine bir iyileştirme yapılması ve bunun giderek artması halinde sosyal bütçeden bahsedilebilecektir.

BÜTÇE SİSTEMLERİ

Bütçe sistemleri geleneksel ve modern bütçe sistemleri şeklinde incelenebilir. Klasik ve torba bütçe sistemi geleneksel bütçe sistemleridir. Performans, program, plan program ve bütçe sistemi ile sıfır esaslı bütçe sistemi modern bütçe sistemleridir.

Klasik bütçe sistemi:

En eski bütçe sistemidir.

  • Bu sisteme “harcama kalemi bütçesi” veya “örgüt bütçesi” de denir.
  • Bütçeler, hangi kamu idaresinin hangi harcama kalemine ne kadar ödenek verileceğinin tespit
    edilmesiyle oluşturulur.
  • Kamu idaresinin harcama kalemlerine verilen ödeneklerle yıl boyunca faaliyette kalması önemlidir.
  • Ödeneklerin hangi hizmet ve amaca yöneleceği ve ne kadar çıktı(yarar) sağlayacağı önemli değildir.
  • Harcama kalemlerine tahsis edilen ödeneklerin aşılmaması ve yerinde kullanılması için hukuki
    denetime önem verilir.
  • Klasik bütçe sisteminin sakıncaları: Ödeneklerin kamu idarelerinin harcama kalemlerine yani girdilere yönelmesi nedeniyle hizmetlerin yürütülmesinde öncelik, etkinlik ve verimlilik sağlanamamaktadır. Kamu idarelerce yürütülen benzer hizmetlerin toplam maliyeti hesaplanamamaktadır. Bütçenin yıllık ve denklik ilkesine önem verilmesi nedeniyle; uzun süreli hizmetlerin ve yatırımların gerçekleşmesi güçleşir.

Torba bütçe sistemi:

Uygulaması en kolay bütçe sistemlerinden biridir.

Klasik bütçe sisteminde ödenekler, harcama kalemlerine ayrı ayrı verildiği halde, torba bütçe sisteminde ise ödenekler geniş kapsamlı tutularak toplu halde verilir.

Ödenekler, eğitim, sağlık veya savunma gibi geniş kategorilere ayrılabildiği gibi bakanlık veya daire bazında da verilebilmektedir.

 Bu nedenle, bütçenin hazırlanması, parlamentoda üzerinde anlaşılması kolay bir şekilde gerçekleşir.

Kamu yönetim birimlerine ödeneklerin kullanılması konusunda en fazla esnekliğin verildiği sistemdir.

Torba bütçe sisteminin sakıncaları: Harcamaların nerelere yapıldığı konusunda bilgi almak güçtür. Bu denetimi zorlaştırır. Ödeneklerin toplu halde verilmesi, harcamalarda keyfiliği arttırır. Kaynakların israf edilme riski artar. Yapılan harcamaların etkileri konusunda da bilgi almak zordur.

Performans bütçe sistemi:

 Bu sistemde, kamu yönetiminin mevcut kaynaklarla en yüksek hizmet çıktısını elde etmesi amaçlanır.
Kamu kaynaklarının kullanımında etkinliği ve verimliliği arttırmak amacıyla geliştirilmiştir.

Kamu yönetim birimlerinin yürüteceği faaliyetler ve bunların birim maliyetlerine odaklandığı için, daha düşük maliyetle daha iyi hizmet üretilmesine olanak tanır.

Kamu yöneticilerin değerlendirilmesi ve hesap verme mekanizmasının gelişmesine olanak tanır.

 Mali saydamlık ve hesap verebilirliği artırması sistemin en önemli ayırt edici özelliğidir.

Performans bütçe sisteminin sakıncaları:

*Faaliyetlere ve bunların birim maliyetlerine önem verildiğinden bütçenin hazırlanması daha zordur.

*Bütçenin hazırlanması ve bilgilerin yorumlanması belirli bir uzmanlık gerektirdiğinden, sistem parlamento tarafından benimsenmeyebilir.

*Kamu yöneticileri, performanslarını artırmak için yasal olmayan işlere de girişebileceklerdir.

*Hizmetin niteliği göz önüne alındığında, bazı kamu hizmetlerinde(savunma vb.) performansı ölçmek her zaman mümkün olmayacaktır.

Program bütçe sistemi:

 Bu sistemde, mevcut kaynakları etkin ve verimli kullanmak suretiyle halkın tercihlerini gözeten en uygun hizmet çıktısının elde etmesi amaçlanır.

 Mevcut kaynaklar, harcama kalemleri veya faaliyet performanslarından ziyade, asıl amacına yani toplumsal refaha yönelir.

 Bu sistemde, aynı sosyal amaca hizmet eden programlar, fayda-maliyet analizi yapılarak karşılaştırılır. Böylece karar alma kolaylaşır.

 Bu sistemde, toplumsal amaca yönelen programların daha çok uzun süreyi kapsaması, bütçenin yıllık
değil daha uzun süreli hazırlanmasını gerektirir.

Program bütçe sisteminin sakıncaları: Program bütçe uygulamalarına uyum sağlayabilmesi için, bazı kamu idareleri örgüt yapılarını değiştirmek zorunda kalabilmektedir.

Programların birden çok kamu idaresinin faaliyetine ihtiyaç duyması halinde ise, program maliyetlerini hesaplamak güçleşir.

Bir program birden çok amaca hizmet edebilmektedir. Bu durumda, maliyetin hangi amaca yükleneceği
sorunu ortaya çıkmaktadır.

Programa ilişkin kararlar nesnel ölçülere dayandırıldığından, siyasi ve bürokratik esneklik zayıflar.

Bu durum, program bütçenin bir bütçe sistemi olarak uygulanmasını güçleştirir.

Plan, program bütçeleme sistemi(PPBS):

 Plan- program bütçe sistemi, bazı kaynaklarda program bütçe ile aynı anlamda kullanılmakla birlikte, esasen program bütçenin gelişmiş bir türüdür.

Kamu kaynakları ülkenin ekonomik ve sosyal programını gerçekleştirmeye yöneltir. Kamu kaynaklarının ve hizmetlerinin tümüyle ilgilenir.

Devletin fonksiyonların bir plan içinde uzun vadeli belirlenmesi ve bu çerçevede programların ve bütçelerin şekillenmesi temel amaçtır.

 Fayda-maliyet, maliyet-etkenlik analizi gibi “sistem analizi” yapılmak suretiyle, ekonomik etkinlik verimlilik ölçülmektedir. Böylece yapılan hizmetin toplam maliyeti ve ortaya çıkaracağı sosyal fayda değerlendirilebilmektedir.

PPBS’nin sakıncaları:

*Kamusal faaliyetlerin belirlenmesiyle birlikte, bu faaliyet ve hizmetlerin nasıl yapılacağı ve yapılmasının mümkün olup olmadığı üzerinde fazla durulmamaktadır.

*Hizmetlerin belirlenmesinde fayda-maliyet analizi gibi bilimsel hesaplamalar dikkate alınsa da, ülkede yaşayan bireylerin istekleri dikkate alınmamaktadır.

*Uzun dönemli bir plan dâhilinde hazırlanan programlar tek seçenek şeklinde yasama organına sunulduğundan, yasama organı alternatif seçenekler üzerinde değerlendirme yapamamaktadır.

*Plan ve programlara ilişkin kararların merkezden alınması nedeniyle, kararları uygulayanlar gerekli esnekliğe sahip olmamaktadır.

Sıfır esaslı bütçeleme sisteminin Özellikleri 

-Diğer bütçe sistemlerinden farklı olarak önceki yılların ödeneklerine bağımlılığı ve artırımcılığı ortadan
kaldırmayı amaçlar.

-Kamu idarelerinin geçmiş yıl ödenekleri dikkate alınmaksızın “sıfır” kabul edilir. Sıfır esaslılık,
kamu idarelerinin alacağı ödeneğin gerekçesini her yıl ayrıntılı bir şekilde hazırlamasını ifade
eder. Bütçenin sıfır esaslı hazırlanması, ödenekleri, düşük öncelikli hizmetlerden yüksek öncelikli hizmetlere yöneltir.
-Kamu idarelerinin bütçelerini “karar paketleri” halinde ve öncelik sıralamasına göre hazırlar. Böylece yasama organının bütçe üzerindeki rolü artar.

– Bütçenin “sıfır esaslı” ve “karar paketleri” şeklinde hazırlanması, kaynakların etkin ve verimli kullanılmasına ve kamu yöneticilerin başarılarının değerlendirilmesine olanak tanır.

F Sıfır esaslı bütçe sisteminin sakıncaları: Her yıl bütçenin yeniden gerekçelendirilmesi ve çok sayıda
karar paketinin değerlendirilmesi, bütçenin hazırlama sürecini güçleştirmekte ve uzun zaman almasına neden olmaktadır.

*Çok sayıda karar paketinin hazırlanması nedeniyle, önemli ölçüde kırtasiyeciliğe neden olmaktadır.

*Kamu yöneticilerinin faaliyetlerine uymayan karar paketleri ve performans ölçütleri geliştirebilir.

*Kamu yöneticilerinin karar paketlerini sıralarken kullandıkları öncelikler, toplumsal önceliklerden farklı olabilmektedir.

*Kamu idarelerinde yürütülen birçok hizmetin “sıfır esaslı” yürütülmesinin pek mümkün olmamasıdır.

Stratejik Planlamaya Dayalı Performans Esaslı Bütçeleme Sistemi

Bu bütçe sistemi parasal kaynak sağlamanın ve diğer kararların bir örgüt tarafından gerçekleştirilmesine dayanan hedef yönelimli ve sonuç odaklı bir bütçe sistemidir. 2000’li yıllarda yaygınlaşmaya başlamıştır. Türkiye’de halen uygulanmakta olan bütçe sistemidir. 2003 yılında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte Türkiye’de de stratejik planlamaya dayalı performans esaslı bütçe sistemine geçilmiştir.

Söz konusu bütçe sistemindeki amaç, politika yapıcıların belirlediği makroekonomik ve mali hedeflere ulaşmak amacıyla hazırladıkları plan ve programlar çerçevesinde, kamu kurumlarının stratejik planlarını ve performans programlarını hazırlaması ve bütçe tekliflerini de bu çerçevede oluşturmasıdır. Böylece hem kamu kurumları ve politika yapıcılar arasında bütçeleme konusunda bir eşgüdüm sağlanmış olacak, hem de kamu kaynakları stratejik amaç ve hedefler doğrultusunda verimli kullanılmış olacaktır. Bu bütçe sistemi 3 unsur üzerine kuruludur;

a) Stratejik Planlama: Kurumların ileriye dönük misyon ve vizyonlarını ortaya koyarak, kurumun orta ve uzun vadeli stratejik amaç ve hedeflerini belirleyen bir süreçtir. Tüm kamu kurumları bir stratejik plan hazırlamak ve kamuoyuna duyurmak zorundadır. Kamu kurumları stratejik planlarında hem içinde bulundukları durumu hem de geleceğe dönük stratejik hedeflerini ortaya koyar. Bu stratejik planlar yürütme organının belirlediği plan ve programlarla uyumlu olmak durumundadır.

b) Performans Programı: Stratejik planda belirlenen stratejik amaç ve hedefler doğrultusunda kurumun bir mali yıldaki performans hedef düzeylerini ve bu hedeflere ulaşmak için yürütülmesi gereken faaliyet ve projeleri içeren belgelerdir. Performans programlarında gösterilen faaliyetler ve bunların kaynak ihtiyaçları, kamu kurumlarının bütçesinin oluşumuna ışık tutmaktadır.

c) Faaliyet Raporu: Kurumun performans programı uyarınca yürüttüğü faaliyet sonuçlarını, hedeflerden sapmalarını ve nedenlerini içeren, hesap verme sorumluluğunu gerçekleştirmek üzere hazırlanan raporlardır. Bütçenin uygulanmasını takip eden dönemde harcama yetkilileri birim faaliyet raporunu, üst yöneticiler ise idare faaliyet raporunu hazırlar. En alt birimden başlayıp Cumhurbaşkanlığı ve TBMM’ye kadar uzanan bir raporlama süreci söz konusudur. Böylece hem kurumsal düzeyde hem de makro düzeyde kamu sektörünün performans hedeflerine ne kadar ulaştığı ve uygulaması sona ermiş olan bütçede kamu kaynaklarının ne kadar verimli kullanıldığı tespit edilmiş ve değerlendirilmiş olmaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun stratejik planlama ve performans esaslı bütçeleme ile ilgili 9. maddesi şöyledir: “Kamu idareleri; kalkınma planları, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen politikalar, programlar, ilgili mevzuat ve benimsedikleri temel ilkeler çerçevesinde geleceğe ilişkin misyon ve vizyonlarını oluşturmak, stratejik amaçlar ve ölçülebilir hedefler saptamak, performanslarını önceden belirlenmiş olan göstergeler doğrultusunda ölçmek ve bu sürecin izleme ve değerlendirmesini yapmak amacıyla katılımcı yöntemlerle stratejik plan hazırlarlar.

Kamu idareleri, kamu hizmetlerinin istenilen düzeyde ve kalitede sunulabilmesi için bütçeleri ile program ve proje bazında kaynak tahsislerini; stratejik planlarına, yıllık amaç ve hedefleri ile performans göstergelerine dayandırmak zorundadırlar. Stratejik plan hazırlamakla yükümlü olacak kamu idarelerinin ve stratejik planlama sürecine ilişkin takvimin tespitine, stratejik planların politikalar, kalkınma planı ve programlarla ilişkilendirilmesine yönelik usul ve esaslar Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir. Kamu idareleri, yürütecekleri faaliyet ve projeler ile bunların kaynak ihtiyacını, performans hedef ve göstergelerini içeren performans programı hazırlar. Kamu idareleri bütçelerini, stratejik planlarında yer alan misyon, vizyon, stratejik amaç ve hedeflerle uyumlu ve performans esasına dayalı olarak hazırlarlar. Kamu idarelerinin bütçelerinin stratejik planlarda belirlenen performans göstergelerine uygunluğu ve idarelerin bu çerçevede yürütecekleri faaliyetler ile performans esaslı bütçelemeye ilişkin diğer hususlar Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir. Cumhurbaşkanı tarafından ilgili kamu idaresi için uygun görülen performans göstergeleri, kuruluşların bütçelerinde yer alır. Performans denetimleri bu göstergeler çerçevesinde gerçekleştirilir.” Stratejik planlamaya dayalı performans esaslı bütçeleme sistemi (SPDPEBS), çıktıdan çok sonuç üzerinde durmaktadır.

SPDPEBS’nin Faydaları:

Harcamacı kuruluşun neyi, neden yaptığına odaklanmaktadır

Mali disiplini hedef almaktadır

Üretkenlik ve verimlilik artışını hedeflemektedir

Kullanılan kaynağın büyüklüğünden ziyade vatandaşın memnuniyeti esas alınmaktadır

Kamu yöneticisinin ne kadar harcadığını değil, ne ölçüde hedefe ulaştığını sorgulamaktadır

Hesap verme sorumluluğunu güçlendirmektedir

SPDPEBS’nin Sakıncaları:

Uygulayıcıların iş yükünü artırmaktadır

Bütçedeki bilgileri yorumlama açısından belirli bir uzmanlık ve bilgi birikimine ihtiyaç göstermektedir.

Performansın ölçülmesine ilişkin bir takım eksiklikleri bulunmaktadır.

Stratejik planlamaya dayalı performans esaslı bütçeleme sisteminin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için tamamlayıcı olarak, Analitik Bütçe Sınıflandırması geliştirilmiştir.

Analitik Bütçe Kodlaması 3’e ayrılır;

  1. Harcama ve Borç Vermenin Kodlaması

* Kurumsal (Organik) Kodlama

* Fonksiyonel Kodlama

* Finansman Tipi Kodlama

* Ekonomik Kodlama

  1. Gelirin Kodlanması
  2. Açık/ Fazlanın Finansman Kodlaması Türkiye’de analitik bütçe kodlaması konusunda 2002 yılında altı kurumda pilot uygulama denenmiş, 2003 yılında tüm kamu kurumları program bütçelerini aynı zamanda analitik kodlamaya göre sınıflandırmış, 2004 yılından itibaren ise tamamen analitik bütçe uygulamasına geçilmiştir. Türkiye’de analitik bütçenin genel görünümü aşağıdaki gibidir. İlk satır kodlama türünü, ikinci satır alt düzeyleri, üçüncü satır ise tek veya çift basamaklı olarak tertipleri göstermektedir.

BÜTÇE KODLAMASINA NİÇİN İHTİYAÇ DUYULMUŞTUR?

  • Devlet faaliyetlerinin izlenmesi,
  • Siyasi ve idari sorumlulukların tespiti,
  • Bütçe politikalarının seçici olarak uygulanabilmesi,
  • Devlet faaliyetlerinin milli ekonominin geneli veya bölümleri üzerindeki etkisinin analizi.

                                         ANALİTİK BÜTÇE SINIFLANDIRMASI

A-HARCAMANIN KODLANMASI

   – Kurumsal Kodlama

   – Fonksiyonel Kodlama

   – Finansman Tipi Kodlama

   – Ekonomik Kodlama

B- GELİRİN KODLAMASI

C-AÇIK/FAZLANIN FİNANSMAN KODLAMASI

   HARCAMANIN KODLANMASI

  • Kurumsal Sınıflandırma, bütçe sistemi içerisinde yer alan idari yapı esas alınarak oluşturulmuştur.
  • Fonksiyonel Sınıflandırma, dört düzeyli bir kod grubundan oluşur, ilk üç düzeyi GFS’den aynen alınmıştır. Devlet faaliyetleri birinci düzeyde 10 temel fonksiyona ayrılmaktadır.
  • Finansman Tipi Sınıflandırma, mali mevzuatın gereği olarak özel ödenek, şartlı bağış ve yardımlar, dış proje kredilerini izlemek üzere geliştirilmiştir.
  • Ekonomik Sınıflandırmada ilk iki düzeyin oluşturulmasında GSF esas alınmış, son iki düzeyi ise mali yönetimin gerekleri doğrultusunda geliştirilmiştir. Girdi maliyet unsurlarına göre bir tasnif söz konusudur.

Kurumsal kodlamada kamu kesimini oluşturan kurumlar yer almaktadır.

                         Kurumsal sınıflandırma

  • Dört düzeyli ve sekiz haneli bir kodlama benimsenmiştir.
  • Birinci düzey, bakanlıklar ile anayasal olarak eşdeğer kurumları ve bütçe türlerini belirlemektedir.
  • İkinci düzey, birinci düzeyde tanımlanan yöneticilere karşı doğrudan sorumlu birimler ile bütçe türleri kapsamında yer alan kurumları ifade  etmektedir.
  • Üçüncü düzey kodlarana hizmet birimleri gibi ikinci düzeye bağlı birimleri kapsar.
  • Dördüncü düzey kodlar, destek ve lojistik birimleri ile politikaları uygulayan birimleri tanımlar.

Fonksiyonel Sınıflandırma

  • Dört düzeyli ve sekiz haneli bir kodlama benimsenmiştir.
  • Birinci düzey, bakanlıklar ile anayasal olarak eşdeğer kurumları ve bütçe türlerini belirlemektedir.
  • İkinci düzey, birinci düzeyde tanımlanan yöneticilere karşı doğrudan sorumlu birimler ile bütçe türleri kapsamında yer alan kurumları ifade 
  • Üçüncü düzey kodlar,  ana hizmet birimleri gibi ikinci düzeye bağlı birimleri kapsar.
  • Dördüncü düzey kodlar, destek ve lojistik birimleri ile politikaları uygulayan birimleri tanımlar.

*Fonksiyonel kodlamanın birinci düzeyinde ise şu fonksiyonlar yer almaktadır:

  1- Genel Kamu Hizmetleri;

  2- Savunma Hizmetleri;

  3- Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri;

  4- Ekonomik İşler ve Hizmetler;

  5- Çevre Koruma Hizmetleri;

  6- İskân ve Toplum Refahı Hizmetleri;

  7- Sağlık Hizmetleri;

  8- Dinlenme, Kültür ve Din Hizmetleri;

  9- Eğitim Hizmetleri;

 10-Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım Hizmetleri.

*Finansman tipi kodlama tek haneli koddan ibarettir ve şu kalemleri içermektedir:

1- Genel Bütçe;

2- Özel Bütçeli İdareler;

3- Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar;

4- Sosyal Güvenlik Kurumları;

5- Mahalli İdareler;

6- Özel Ödenekler;

7- Dış Proje Kredileri;

8- Bağış ve Yardımlar.

Ekonomik kodlamanın birinci düzeyi ise şu kalemlerden oluşmaktadır:

1- Personel Giderleri;

2- Sosyal Güvenlik Kurumlarına Devlet Primi Giderleri;

3- Mal ve Hizmet Alım Giderleri; Faiz Giderleri;

4- Cari Transfer;

5- Sermaye Gideri;

6- Sermaye Transferi;

7- Borç Verme;

8- Yedek Ödenek.

Türkiye kamu mali yönetiminin kabul ettiği ekonomik sınıflandırmadaki personel giderleri, bordroya dayalı olarak kamu personeline yapılan ödemeleri; sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri, devletin işveren sıfatıyla ödediği sosyal güvenlik katkı paylarını; mal ve hizmet alım giderleri, faturalı olarak teslim alınan mal ve hizmet bedellerini; faiz giderleri, iç ve dış kamu borcu faiz ödemelerini; cari transfer, SGK ve KİT’lerin görev zararı ödemeleri ve tarımsal destekleme ödemeleri gibi sermaye birikimi hedeflemeyen karşılıksız ödemeleri; sermaye gideri, gayrimenkul alımı veya büyük onarımı gibi yatırım giderlerini; sermaye transferi, bütçe dışındaki idarelere yapılan yatırım amaçlı transferleri; borç verme, KİT’lerin sermayesine iştirak gibi bir mali varlık karşılığında yapılan ödemeleri; yedek ödenekler ise bütçede öngörülmeyen hizmetlerin karşılıklarını ifade eder.

Stratejik planlamaya dayalı performans esaslı bütçeleme sistemini tamamlayan bir diğer unsur da çok yıllı bütçelemedir. Çok yıllı bütçeleme, devletin gelecek bir yıl esas olmak üzere takip eden birkaç yıla ilişkin gider ve gelir tahminlerinin yer aldığı bir bütçeleme şeklidir.

***Tertip; kurumsal, fonksiyonel ve finansman tipi kodların bütün düzeyleri ile ekonomik sınıflandırmanın ilk iki düzeyini kapsayan bütçenin kanunlaşma düzeyini ifade eder.

***Ödenek; yıl içinde yaptırılacak iş, satın alınacak mal ve hizmetler ile diğer giderlerin karşılanmasında kullanılmak üzere, merkezi yönetim bütçe kanununda tertip düzeyinde yer alan, yıl içinde mevzuat hükümleri doğrultusunda ödenek aktarma, ekleme ve devir işlemleriyle değiştirilebilen harcamaların üst sınırını gösterir tutarlardır.

**Bütçe açığının nasıl finanse edileceği ya da fazlanın nasıl değerlendirileceğini sınıflandırmaktadır. Birinci düzey finansmanın ekonomik kodlaması aşağıda yer almaktadır.

**Orta Vadeli Program İçeriği;

* Kamu ve özel kesim için öngörülebilirliği artıracak bir yol haritası niteliğindedir.

* Çeşitli alanlarda birbirleriyle tutarlı bir amaç, politika ve öncelikler seti sunmaktadır.

* Makro politikaların yanı sıra, temel gelişme eksenlerini ve ana sektörleri kapsar.

* Uzun vadeli amaçlara katkıda bulunacak şekilde, üç yıllık dönemde üzerinde yoğunlaşılacak öncelikleri tespit eder.

* Uygulamaların sonuçları ve genel şartlardaki değişmeler dikkate alınarak, her yıl yenilenecek dinamik bir yapı arz eder.

* Üç yıllık perspektife sahiptir.

**Orta Vadeli Mali Plan, Orta Vadeli Mali Program ile uyumlu olmak üzere gelecek üç yıla ilişkin toplam gelir ve gider tahminleri ile birlikte hedef açık ve borçlanma durumu ile kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını içeren bir belgedir. Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan Orta Vadeli Mali Plan, en geç Eylül ayının on beşine kadar Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak Resmi Gazete’de yımlanmaktadır.

*** Orta Vadeli Mali Plan’da yer alacak en önemli unsur Mali Plan’da yer alan politika öncelikleri ve makroekonomik belgelere dayanarak ekonomik sınıflandırma bazında yapılan merkezi yönetim bütçe ödenek teklif tavanlarıdır.

*** Orta vadeli program ve orta vadeli mali plan yayımlandıktan sonra kamu idarelerinin bütçe tekliflerini ve yatırım programını hazırlama sürecini yönlendirmek üzere; Bütçe Çağrısı ve eki Bütçe Hazırlama Rehberi ile Yatırım Genelgesi ve eki Yatırım Programı Hazırlama Rehberi Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanarak en geç Eylül ayının onbeşine kadar Resmî Gazete’de yayımlanır.

**Bütçe Hazırlama Rehberi ile Yatırım Programı Hazırlama Rehberi, bütçe tekliflerinin hazırlanmasına esas olmak üzere, kamu idarelerince uyulması gereken genel ilkeleri, nesnel ve ölçülebilir standartları, hesaplama yöntemlerini, bunlara ilişkin olarak kullanılacak cetvel ve tablo örneklerini ve diğer bilgileri içerir.

**Kamu idareleri, stratejik planları ile Bütçe Hazırlama Rehberi’nde yer alan esaslar çerçevesinde, bütçe gelir ve gider tekliflerini gerekçeli olarak hazırlar ve yetkilileri tarafından imzalanmış olarak en geç Eylül ayı sonuna kadar Cumhurbaşkanlığına gönderir.

**Kamu idareleri, gelir tekliflerini hazırlarken katılımcı bir yaklaşım benimseyecekler ve merkez dışı birimlerinin ödenek taleplerinin de tekliflere yansıtılmasını sağlayacaklardır.

**Özel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, gider teklifleri yanında ilgili yıl ve takip eden iki yıla ilişkin gelir tekliflerini de hazırlayarak en geç Eylül ayı sonuna kadar Cumhurbaşkanlığına göndereceklerdir. Genel bütçe gelir teklifi ise Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanacaktır.

** Gider teklifleri, Cumhurbaşkanlığınca belirlenmiş kurumsal, fonksiyonel ve ekonomik sınıflandırma esasına uygun olarak hazırlanacaktır.

**Bütçe gelir ve gider teklifleri gerekçeli olarak hazırlanacak ve yetkilileri tarafından imzalanacaktır.

** 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, bütçelerini üç yıllık bütçeleme anlayışına uygun olarak kurumsal, fonksiyonel ve ekonomik sınıflandırma sistemine göre hazırlayacaklardır. Söz konusu kurumlar, bütçelerini Eylül ayı sonuna kadar doğrudan TBMM’ye, bir örneğini de Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifine eklenmek üzere Cumhurbaşkanlığına göndereceklerdir.

**Harcamacı kurum tarafından oluşturulan bütçe teklifine son şekli Cumhurbaşkanlığınca verilir. Strateji ve Bütçe Başkanlığında, gelen bütçe tekliflerinin bütçe çağrısı ve bütçe hazırlama rehberinde belirtilen ilke ve standartlara uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, ödenek istemlerinin yasal dayanaklarının ve ekonomik gerekçelerinin yeterli olup olmadığına bakılır.

Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifine eklenecek belgeler şunlardır;

* Orta vadeli mali planı da içeren bütçe gerekçesi

* Yıllık ekonomik rapor

* Vergi muafiyeti, istisnası ve indirimleri ile benzeri uygulamalar nedeniyle vazgeçilen kamu gelirleri cetveli

* Kamu borç yönetimi raporu

* Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin son iki yıla ait bütçe gerçekleşmeleri ile izleyen iki yıla ait gelir ve gider tahminleri

* Mahalli idareler ve sosyal güvenlik kurumlarının bütçe tahminleri

* Merkezi yönetim kapsamında olmayıp merkezi yönetim bütçesinden yardım alan kamu idareleri ile diğer kurum ve kuruluşların listesi

 ***Cumhurbaşkanlığı tarafından TBMM’ye sunulan bütçe kanun teklifi, Meclis Başkanı tarafından Plan ve Bütçe Komisyonu’na gönderilir. Bu komisyon bütçe yasa teklifi üzerinde teknik incelemeyi yapan komisyon olup, buradaki çalışmaların 55 gün içerisinde tamamlanması gerekir.

***Plan ve Bütçe Komisyonu 30 üyeden oluşmaktadır. Plan ve Bütçe Komisyonu’nun üyeleri, TBMM’deki partilerin koltuk sayılarına oranla belirlenmektedir. Üyeler komisyon gündemindeki bütçe teklifi üzerinde önergeler verip, kabul edilmesi halinde, değişiklik yapma imkânına sahiptirler.

Bütçenin Genel Kurul’da görüşülmesi için 20 günlük süre vardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, merkezî yönetim bütçe kanun teklifinin metnini maddeler, gider ve gelir cetvellerini kamu idareleri itibarıyla görüşür ve oylar. Merkezî yönetim bütçe kanunu malî yılbaşından önce Resmî Gazete’de yayımlanır.

***Türkiye Büyük Millet Meclisi, merkezî yönetim bütçe kanun teklifinin metnini maddeler, gider ve gelir cetvellerini kamu idareleri itibarıyla görüşür ve oylar. Merkezî yönetim bütçe kanunu malî yıl başından önce Resmî Gazetede yayımlanır.

***Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında, milletvekilleri, gider artırıcı veya gelir azaltıcı tekliflerde bulunamazlar.

***TBMM tarafından kabul edilen kanun teklifi yayınlanmak üzere Cumhurbaşkanlığı’na gönderilir. Cumhurbaşkanı, Anayasa’nın 89. maddesi gereği, bütçe kanununu yeniden görüşülmek üzere TBMM’ye iade edemez. Merkezi yönetim bütçe kanunu mali yılbaşından önce Resmi Gazete’de yayımlanır ve 1 Ocak’ta yürürlüğe girer.

***Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar, TBMM ve Sayıştay Eylül sonuna kadar kendi kurum bütçelerini doğrudan TBMM’ye sunarlar. Bunun bir örneğini de Cumhurbaşkanlığına sunarlar.

  • Merkezi yönetim bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını gösterir.
  • Harcanabilecek miktar sınırının Cumhurbaşkanı kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz.
  • Cari yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik tasarılarında ve cari ve ileriki yıl bütçelerine mali yük getirecek nitelikteki kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek mali kaynak gösterilmesi zorunludur.

Geçici Bütçe Uygulaması Uygulaması hangi Durumlarda ve Nasıl Yapılır?

* Merkezî yönetim bütçe kanununun süresinde yürürlüğe konulamaması halinde, geçici bütçe kanunu çıkarılır.

* Geçici bütçe ödenekleri, bir önceki yıl bütçe başlangıç ödeneklerinin belirli bir oranı esas alınarak belirlenir.

* Geçici bütçe kanununun da çıkarılamaması durumunda, yeni bütçe kanunu kabul edilinceye kadar bir önceki yılın bütçesi yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanır.

* Cari yıl bütçesinin yürürlüğe girmesiyle geçici bütçe veya yeniden değerleme oranına göre artırılarak belirlenen bütçe uygulaması sona erer ve o tarihe kadar yapılan harcamalar ve girişilen yüklenmeler ile tahsil olunan gelirler cari yıl bütçesine dahil edilir.

Yedek Ödenek Nedir ?

* Merkezî yönetim bütçe kanununda belirtilen hizmet ve amaçları gerçekleştirmek, ödenek yetersizliğini gidermek veya bütçelerde öngörülmeyen hizmetler için, bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan idareler ile (II) sayılı cetvelde yer alan idarelerden merkezî yönetim bütçe kanununda gösterilecek olanların bütçelerine aktarılmak üzere, genel bütçe ödeneklerinin yüzde ikisine kadar yedek ödenek konulabilir.

* Bu ödenekten aktarma yapmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

* Malî yıl içinde yedek ödenekten yapılan aktarmaların tür, tutar ve idareler itibarıyla dağılımı, yılın bitimini takip eden on beş gün içinde Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilir.

Örtülü Ödenek Nedir ?

* Örtülü ödenek; kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, Devletin millî güvenliği ve yüksek menfaatleri ile Devlet itibarının gerekleri, siyasi, sosyal ve kültürel amaçlar ve olağanüstü hizmetlerle ilgili Devlet ve Hükümet icapları için kullanılmak üzere Cumhurbaşkanlığı bütçesine konulan ödenektir.

* Kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen görevlerin gerektirdiği istihbarat hizmetlerini yürüten diğer kamu idarelerinin bütçelerine de örtülü ödenek konulabilir.

Bütçe Kanununa Ekli Cetveller

A Cetveli: Giderler gösterilir.

B Cetveli: Gelirler gösterilir.

C Cetveli: B cetvelindeki gelirlerin yasal dayanağı gösterilir.

E Cetveli: Bazı ödeneklerin kullanımına ve harcamalara ilişkin esaslar gösterilir.

F Cetveli: Özel bütçeli kuruluşlar ile düzenleyici ve denetleyici kuruluşların bütçe açıklarını nasıl finanse edeceğini veya bütçe fazlasının nasıl kullanılacağını gösterir.

H Cetveli: Kamu görevlilerine ödenecek harcırahları gösterir.

İ Cetveli: Parasal sınırlar gösterilir.

K Cetveli: Ek ders, konferans ve fazla çalışma ücretleri gösterilir.

*  M Cetveli: Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığına bağlı okullarda eğitim görenlerden alınan ücretler gösterilir.

O Cetveli: Ordunun ihtiyacı için alınacak hayvanların bilgileri gösterilir.

P Cetveli: Motorlu taşıtların ortalama alım değerleri gösterilir.

T Cetveli: Kuruluşların satın alacakları taşıtların bilgileri gösterilir.

V Cetveli: Vatani hizmet tertibinden ülkeye üstün hizmetler vermiş olanların isimleri, ödenek aylıklarının kanuni dayanağı ve miktarı gösterilir.

 

BÜTÇE HESAPLARINI KAPATMA YÖNTEMLERİ

Bütçe hesaplarının kapatılmasında iki temel yöntem bulunmaktadır. Bunlar; egzersiz yöntemi ve jestiyon yöntemidir.

***Egzersiz yönteminde bir bütçe yılına ilişkin gelir ve giderlerin, harcamaların yapıldığı ve gelirin toplandığı yıl bütçesinde değil de, ilgili yıl bütçesinde kayıt altına alınması söz konusudur.

***Jestiyon yönteminde ise, bir bütçe yılına ait gelir ve giderlerin ilgili yıl bütçesinde değil de, harcamaların yapıldığı ve gelirin toplandığı yıl bütçesinde kayıt altına alınması söz konusudur.

Örneğin, 2014 yılında alınan bir vinç 2014 yılında tahakkuk etmiş ve 2015 yılında ödenmiştir. Bu işlemin kaydı 2014 yılında yani tahakkuk ettiği yıl yapılıyorsa egzersiz yöntemi söz konusudur. Söz konusu işlemin kaydı 2015 yılında yani ödemenin yapıldığı yıl yapılıyorsa jestiyon yöntemi söz konusudur.

Not: Türkiye’de jestiyon yöntemi kullanılmaktadır.            

ÖDENEK KULLANIMINA İLİŞKİN ESASLAR

**Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, ayrıntılı harcama programlarını(AHP) hazırlar ve vize edilmek üzere Cumhurbaşkanlığına gönderir. Bütçe ödenekleri, Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde, nakit planlaması da dikkate alınarak vize edilen ayrıntılı harcama programları(AHP) ve serbest bırakma oranlarına göre kullanılır.

**Özel bütçeli idareler ve sosyal güvenlik kurumları ayrıntılı finansman programlarını(AFP) hazırlar ve harcamalarını bu programa uygun olarak yaparlar

**Ayrıntılı harcama ve finansman programlarının hazırlanmasına, vize edilmesine, uygulanmasına ve uygulamanın izlenmesine dair usûl ve esaslar Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenir.

**Kamu idareleri, bütçelerinde yer alan ödeneklerin üzerinde harcama yapamaz. Bütçeyle verilen ödenekler, tahsis edildikleri amaçlar doğrultusunda yılı içinde yaptırılan iş, satın alınan mal ve hizmetler ile diğer giderlerin karşılanmasında kullanılır. Ancak, ait olduğu malî yılda ödenemeyen ve emanet hesabına alınamayan zamanaşımına uğramamış geçen yıllar borçları ile ilama bağlı borçlar, ilgili kamu idaresinin cari yıl bütçesinden ödenir.

**Cari yılda kullanılmayan ödenekler yılsonunda iptal edilir.

**Genel veya kısmi seferberlik, savaş ilanı veya zorunlu askeri hazırlıkların yapıldığı olağanüstü hallerde Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerindeki mevcut ödenekler, bu idarelerin ödenek toplamları aşılmamak şartıyla, birleştirilerek kullanılabilir.

*Bu durumda da mevcut ödeneklerin yeterli olmaması halinde toplam ödenek tutarının yüzde on beşine kadar ek harcama yapılabilir.

Ayrıntılı Harcama Programı (AHP): 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan idarelerin, aylar itibariyle yapabilecekleri harcamaları gösteren ve tertip düzeyinde oluşturulan programı,

Ayrıntılı Finansman Programı (AFP): 5018 sayılı Kanuna ekli (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan idarelerin, aylar itibariyle yapabilecekleri harcamalar (tertip düzeyinde) ile gelir ve net finansmanlarının gerçekleşme hedefini gösteren programı,

İfade etmektedir.

Serbest Bırakma:

***AHP ve AFP yürürlüğe girmeden önceki dönemde aylık harcamalara ilişkin genelgeyle düzenlenen harcama izinlerinin yetersiz kaldığı durumlarda ödenek kullanımına izin veren işlemdir.

***Bu işlemi yapma yetkisi Cumhurbaşkanlığına aittir.

**Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler ve kurumlar arasındaki diğer kaynak transferleri tahakkuk işlemleriyle gerçekleştirilir. Bu işlemler karşılığı tahsil edilen tutarlar, ilgili kamu idaresince bir yandan (B) işaretli cetvellere gelir, diğer yandan (A) işaretli cetvellere ödenek kaydedilir.

Yedek ödenek: Merkezi yönetim bütçe kanununda belirtilen hizmet ve amaçları gerçekleştirmek, ödenek yetersizliğini gidermek veya bütçelerde öngörülmeyen hizmetler için, bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan idareler ile (II) sayılı cetvelde yer alan idarelerden merkezi yönetim bütçe kanununda gösterilecek olanların bütçelerine aktarılmak üzere, genel bütçe ödeneklerinin yüzde ikisine kadar Hazine Ve Maliye Bakanlığı bütçesine yedek ödenek konulabilir. Bu ödenekten aktarma yapmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

YEDEK NİTELİKLİ ÖDENEKLER

1- Personel Giderlerini Karşılama Ödeneği

2- Yedek Ödenek

3-Yatırımları Hızlandırma Ödeneği

4- Doğal Afetleri Karşılama Ödeneği

Ödenek aktarmaları

Ödenek aktarma; Bir idarenin bütçesinin bir tertibindeki ödeneğin düşülerek başka bir idarenin mevcut veya yeni açılacak bir tertibine aktarılması işlemidir.

**Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmaları kanunla yapılır.

Ancak, harcamalarda tasarrufu sağlamak, dengeli ve etkili bir bütçe politikasını gerçekleştirmek üzere genel bütçe ödeneklerinin yüzde onunu geçmemek kaydıyla, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmalarına ilişkin yetki ve işlemler ile usul ve esaslar merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenir.

**Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, aktarma yapılacak tertipteki ödeneğin yüzde yirmisine kadar kendi bütçeleri içinde ödenek aktarması yapabilirler.

Ancak, ihtiyaç halinde yüzde yirmiyi aşan ödenek aktarma işlemlerini kurum bütçesinin başlangıç ödenekleri toplamının yüzde yirmisini geçmemek üzere yapmaya Cumhurbaşkanlığı, yılı yatırım programına ek yatırım cetvellerinde yer alan projelerde değişiklik yapılması halinde değişikliğin gerektirdiği tertipler arası ödenek aktarması işlemlerinin tamamını yapmaya ise ilgili idareler yetkilidir.

**Kamu idarelerinin bütçeleri içinde; personel giderleri tertiplerinden, aktarma yapılmış tertiplerden ve yedek ödenekten aktarma yapılmış tertiplerden diğer tertiplere ödenek aktarılamaz. ***Ancak, yılı yatırım programına ek yatırım cetvellerinde yer alan projelerde değişiklik yapılması halinde, aktarma yapılan tertiplerden diğer tertiplere ödenek aktarılabilir.

***2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu

***Kanunla verilen ödeneklerin etkin ve verimli bir şekilde kullanılması amacıyla, kamu idarelerinin yıl içinde ortaya çıkabilecek ihtiyaç fazlası ödeneklerinin diğer kamu idarelerinin ödenek ihtiyacının karşılanmasında kullanılmasını temin etmek veya ödeneklerin öncelikli hizmetlerde kullanılmasını sağlamak üzere genel bütçe ödeneklerinin yüzde 10’unu aşmamak kaydıyla; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin bütçelerine konulan (01), (02), (03), (05), (06), (07), (08) ve (09) ekonomik kodlarındaki ödenekleri kamu idareleri bütçeleri arasında veya Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin “Yedek Ödenek” tertibine aktarmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

*** Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinden hizmeti yaptıracak olan kamu idaresi, yıl içinde hizmeti yürütecek olan idarenin bütçesine, fonksiyonel sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın ödenek aktarmaya yetkilidir.

***Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yaptıracağı işlere ilişkin ödeneklerini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bütçesine aktarmaya yetkilidir.

***Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinde yer alan ve tek merkezden yönetilmesi gereken ikmal ve tedarik hizmetleri ile bir fonksiyona ait bir hizmetin diğer bir fonksiyon tarafından yürütülmesi hâlinde ilgili ödeneği, fonksiyonlar arasında karşılıklı olarak aktarmaya ilgili kurumlar yetkilidir.

***Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasındaki kaynak transferleri ödenek aktarma suretiyle yapılır. Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler ve kurumlar arasındaki diğer kaynak transferleri tahakkuk işlemleriyle gerçekleştirilir. Bu işlemler karşılığı tahsil edilen tutarlar, ilgili kamu idaresince bir yandan (B) işaretli cetvellere gelir, diğer yandan (A) işaretli cetvellere ödenek kaydedilir.

Özel Gelirler

***Genel bütçe kapsamındaki idarelerin kamu görevi ve hizmetleri dışında ilgili kanunlarında belirtilen faaliyetlerinden ve fiyatlandırılabilir nitelikteki mal ve hizmet teslimlerinden sağlanan ve genel bütçede gösterilen gelirleri ifade eder.

**Genel bütçe kapsamındaki idarelere münhasır bir düzenlemedir.

**Özel gelirler ve karşılığında öngörülen ödenekler bütçede gösterilir.

**Bir mali yıl içinde kullanılabilecek özel ödenek miktarı, tahsil edilen özel gelir miktarını aşamaz.

**Tahsil edilen özel gelirlerin ödenek tutarını aşması halinde ödenek eklenemez.

****İlgili mevzuatı gereğince özel gelir kaydedilmek üzere tahsil edilen tutarları, idare bütçelerinde söz konusu mevzuatta belirtilen amaçlar için tertiplenen ödenekten kullandırmak üzere genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydetmeye ve bütçelenen ödenekten gelir gerçekleşmesine göre ilgili tertiplere aktarma yapmaya, yılı içinde harcanmayan ödenekleri (2018 yılından devredenler de dâhil) ertesi yıl bütçesine devren gelir ve ödenek kaydetmeye, bu hükümler çerçevesinde yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esaslar belirlemeye, Cumhurbaşkanı yetkilidir. (MYBK)

 

Ödenek Gönderme Belgesinin İşlevleri

*Harcama yetkilisinin kim olduğunu,

*Harcama yetkisinin ne kadar olduğunu

*Muhasebe yetkilisinin ödeyebileceği tutarın üst sınırını

Gösterir.

PERFORMANS ESASLI BÜTÇELEME

*Kaynakların kamu idarelerinin amaç ve hedefleri doğrultusunda tahsisini ve kullanılmasını sağlayan, performans ölçümü ve değerlendirmesi yaparak ulaşılmak istenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını tespit eden ve sonuçları raporlayan bir bütçeleme sistemidir.

*Kamu idareleri, kamu hizmetlerinin istenilen düzeyde ve kalitede sunulabilmesi için bütçeleri ile program ve proje bazında kaynak tahsislerini; stratejik planlarına, yıllık amaç ve hedefleri ile performans göstergelerine dayandırmak zorundadırlar.

* Kamu idareleri, yürütecekleri faaliyet ve projeler ile bunların kaynak ihtiyacını, performans hedef ve göstergelerini içeren performans programı hazırlar.

* Kamu idareleri bütçelerini, stratejik planlarında yer alan misyon, vizyon, stratejik amaç ve hedeflerle uyumlu ve performans esasına dayalı olarak hazırlarlar.

  PEB’İN UNSURLARI

  • Planlama
  • Bütçeleme
  • İzleme ve Değerlendirme
  • Raporlama

Performans programı: Bir kamu idaresinin program dönemine ilişkin performans hedeflerini, bu hedeflere ulaşmak için yürütecekleri faaliyetler ile bunların kaynak ihtiyacını ve performans göstergelerini içeren programdır.

Performans Programı Hazırlamakla Yükümlü İdareler

  • Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri
  • Özel bütçeli idareler
  • Sosyal güvenlik kurumları
  • Mahalli idareler

Kapsamda Olmayan İdareler

 

  • Milli Savunma Bakanlığı
  • Dışişleri Bakanlığı
  • Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği
  • Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı
  • Jandarma Genel Komutanlığı
  • Sahil Güvenlik Komutanlığı

PERFORMANS PROGRAMIHAZIRLAMA İLKELERİ

Performans Programları ;

Çıktı ve sonuç odaklı,

Doğru ve güvenilir bilgiye dayalı,

Mali saydamlığı ve hesap verilebilirliği sağlayacak şekilde,

hazırlanır.

Performans programlarında;

* Stratejik planlarda yer alan amaç ve hedefler doğrultusunda belirlenen performans hedeflerine,

* Bu hedeflere ulaşmak için gerçekleştirilecek faaliyetlere,

* Bunların kaynak ihtiyacına,

* Performans hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığını ölçmeye yarayan performans göstergelerine,

         Yer verilmektedir.

Performans Programı İlkeleri

* İdare düzeyinde hazırlanır,

* Performans hedef ve göstergeleri ile faaliyetlerden oluşur,

* Yıllık olarak hazırlanır,

* Bütçe içi ve bütçe dışı tüm finansman kaynakları dikkate alınır,

* Önceliklerin ve hedeflerin belirlenmesi süreci üst yöneticiden harcama birimlerine doğru, maliyet ve kaynak ihtiyacının tespiti süreci ise faaliyetlerden performans hedeflerine doğru işler.

PERFORMANS PROGRAMI HAZIRLAMA SÜRECİ

Program hazırlama süreci kamu idarelerinin üst yöneticisi ve harcama yetkilileri tarafından program dönemine ilişkin öncelikli stratejik amaç ve hedeflerin, performans hedef ve göstergelerinin, faaliyetlerin ve bunlardan sorumlu harcama birimlerinin belirlenmesi ile başlar.

Belirlenen hususlar üst yönetici tarafından harcama birimlerine en geç Mayıs ayı sonuna kadar yazılı olarak duyurulur.

* Hazırlanan performans programları, bütçe teklifleri ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığına gönderilir.

* Performans programları, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığında yapılan bütçe görüşmelerinde değerlendirilir.

* Performans programları, Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısının TBMM’ye sunulmasını takiben Tasarıda yer alan büyüklüklere göre revize edilerek, idare bütçe tasarısının görüşülmesinden en geç üç gün önce ilgili idare tarafından Plan ve Bütçe Komisyonunun bilgisine sunulur.

*** Merkezi Yönetim Bütçe Kanunuyla belirlenen bütçe büyüklüklerine göre nihai hali verilen performans programları, bakanlıklarda Bakan; diğer idarelerde ise ilgili Bakan veya üst yönetici tarafından Ocak ayı içinde kamuoyuna açıklanır.

Performans Programı, rehberin “Ek-1 Performans Programının Şekli” başlıklı bölümüne uygun olarak düzenlenir. Buna göre;

*Bakan sunuşu,

*Üst yönetici sunuşu,

*Genel bilgiler

  • Yetki, görev ve sorumluluklar
  • Teşkilat yapısı
  • Fiziksel kaynaklar
  • İnsan kaynakları
  • Diğer hususlar

*Performans bilgileri

  • Temel politika ve öncelikler
  • Amaç ve hedefler
  • Performans hedef ve göstergeleri ile faaliyetler
  • İdarenin toplam kaynak ihtiyacı
  • Diğer hususlar

*Ekler

                     Performans Hedeflerinin Nitelikleri

  • Belirlenen öncelikli stratejik amaç ve hedeflerle ilişkili olmalıdır,
  • İdarenin yürüttüğü faaliyetlerle gerçekleştirilebilir olmalıdır,
  • Kaynakların sınırlılığı göz önünde bulundurularak belirlenmelidir,
  • Belirli, ulaşılabilir, gerçekçi ve performans göstergeleri ile ölçülebilir olmalıdır,
  • Çıktı-sonuç odaklı olmalıdır,
  • Az sayıda belirlenmelidir.
  • Performans hedefleri, idare düzeyinde belirlenen ve bir veya birden fazla harcama birimini ilgilendiren hedeflerdir.
  • Her birimin mutlaka performans hedefleriyle ilişkilendirilmesi zorunlu değildir.
  • Program döneminde idarenin her bir stratejik hedefi için performans hedefi belirleme zorunluluğu bulunmamaktadır.
  • Stratejik hedeflerin performans programında performans hedefi olarak belirlenmesi de mümkündür.

 Faaliyet Nedir?

Faaliyet;

  • Belirli bir amaca ve hedefe yönelen,
  • Başlı başına bir bütünlük oluşturan,
  • Yönetilebilir,
  • Maliyetlendirilebilir,

            üretim veya hizmetlerdir.

Faaliyet;

  • İdarenin görev ve yetkileri çerçevesinde yürüteceği ve elindeki kaynakları tahsis edeceği iş ve hizmetleri yansıtmalıdır.
  • Performans hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik olarak belirlenmelidir.
  • Aynı hedef altındaki faaliyetler birbirleriyle çelişmemeli, hedefin gerçekleşmesi açısından tamamlayıcı olmalıdır.
  • Bir hedefe yönelik olarak fazla sayıda faaliyet belirlenmemelidir. Benzer nitelik taşıyan faaliyetler ayrı ayrı gösterilmemeli ve tek bir faaliyet olarak belirlenmelidir.
  • Ekonomik sınıflandırmanın cari, sermaye, transfer ve borç verme unsurlarından bir veya daha fazlası aynı faaliyet içerisinde yer alabilir.
  • Hedefin gerçekleşmesine ne ölçüde katkı sağlayacağı tanımlanabilir olmalıdır.
  • Uygulanabilir olmalıdır.
  • Maliyetlendirilebilmelidir.

Girdi niteliğinde faaliyet belirlenmemelidir

Performans programının kaynak ihtiyacı;

  • Faaliyetlerin maliyeti,
  • Genel yönetim giderleri,
  • Diğer idarelere transfer edilecek kaynaklar,

toplamından oluşmaktadır.

Genel yönetim giderleri

Genel yönetim giderleri, faaliyetler ile doğrudan ilişkilendirilemeyen ve faaliyet maliyetlerine dahil edilemeyen ancak, idarenin kurumsal ve yönetsel ihtiyaçlarının karşılanması için yapılması gereken genel giderlerdir. Dolayısıyla, birden fazla faaliyete ya da faaliyetle birlikte kurumsal ihtiyaçlara hizmet eden ancak faaliyet maliyetine dahil edilemeyen giderler, genel yönetim giderleri içerisinde yer alacaktır.

Diğer İdarelere Transfer Edilecek Kaynaklar

İdarenin bütçesinde yer almakla birlikte performans hedefleriyle ilişkili olmayan ve bütçe uygulama sürecinde diğer idarelere transfer edilerek, transfer edilen idarenin ihtiyaçları için kullanılacak kaynaklardır.

Örneğin, özel bütçeli idarelerin finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla bütçelerde yer alan hazine yardımı ödenekleri, diğer idarelere transfer edilecek kaynaklar içerisinde gösterilecektir.

FAALİYET RAPORLARI

Üst yöneticiler ve bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama yetkililerince, hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, her yıl faaliyet raporu hazırlanır.

KAPSAM

* Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri,

* Özel bütçeli idareler,

* Sosyal güvenlik kurumları,

* Mahalli idareler.

Birim Faaliyet Raporu

**Bütçelerinde kendisine ödenek tahsis edilen harcama yetkilileri tarafından hazırlanır. Mahalli idareler hariç olmak üzere, birim faaliyet raporları harcama yetkilileri tarafından izleyen mali yılın en geç Mart ayı sonuna kadar üst yöneticiye sunulur.

**Mahalli idarelerde hazırlanan birim faaliyet raporları ise harcama yetkilileri tarafından izleyen mali yılın en geç Şubat ayı sonuna kadar üst yöneticiye sunulur

İdare Faaliyet Raporu

* İdare hakkındaki genel bilgileri,

* Kullanılan kaynakları,

* Bütçe hedef ve gerçekleşmeleri ile meydana gelen sapmaların nedenlerini,

* Varlık ve yükümlülükleri,

* Yardım yapılan birlik, kurum ve kuruluşların faaliyetlerine ilişkin bilgileri de kapsayan mali bilgileri,

* Stratejik plan ve performans programı uyarınca yürütülen faaliyetleri ve performans bilgilerini,

İçerecek şekilde birim faaliyet raporları dikkate alınarak üst yönetici tarafından düzenlenir.

** Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri ve sosyal güvenlik kurumları, idare faaliyet raporlarını izleyen mali yılın en geç Nisan ayı sonuna kadar kamuoyuna açıklar ve birer örneğini Sayıştay’a ve Cumhurbaşkanlığı’na gönderir.

** Üst yöneticiler, idare faaliyet raporlarının içeriğinden ve raporlarda yer alan bilgilerin doğruluğundan ilgili Bakana; mahalli idarelerde ise meclislerine karşı sorumludur.

Mahalli İdareler Genel Faaliyet Raporu

** Mahallî idarelerce hazırlanan idare faaliyet raporlarının birer örneği Sayıştay ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir.

** Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bu raporları esas alarak kendi değerlendirmelerini de içeren mahallî idareler genel faaliyet raporunu izleyen mali yılın Haziran ayının 15’ine kadar hazırlar ve kamuoyuna açıklar. Raporun birer örneğini de aynı süre içinde Sayıştay’a ve Cumhurbaşkanlığı’na gönderir.

Genel Faaliyet Raporunda

a) Merkezi yönetim bütçesi gelir ve gider hedefleri ve gerçekleşmeleri ile meydana gelen sapmaların nedenleri,

b) Kamu borç yönetimi raporu kapsamında borç stokundaki gelişmeler ve borçlanmaya ilişkin diğer bilgiler,

c) Yıl sonundaki varlık ve yükümlülüklerin durumunu gösterir cetvel ile bunlara ilişkin bilgiler,

d) Ödenek aktarmaları ve diğer ödenek işlemlerini gösteren cetvel,

e) Bütçenin uygulamasına ilişkin olarak SBB (MB) tarafından yapılan faaliyetler,

f) İdarelerin stratejik planlama ve performans esaslı bütçeleme uygulamaları hakkında genel değerlendirmeler,

g) Mahalli idarelerin malî yapılarına ilişkin genel değerlendirmeler,

h) Bütçeden yardım alan dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllerin faaliyetlerine ilişkin değerlendirmeler,

ı) Gerekli görülen diğer bilgiler.

yer alır.

****Mahalli idarelerin faaliyet raporları hariç olmak üzere,

idare faaliyet raporları,

mahalli idareler genel faaliyet raporu,

genel faaliyet raporu

Sayıştay tarafından dış denetim  sonuçlarını dikkate alarak görüşlerini belirtmek suretiyle genel uygunluk bildirimi ile birlikte TBMM’ye sunulur.

TBMM’ye sunulan bu raporlar ile genel uygunluk bildirimi komisyonlarda öncelikle görüşülür.

TBMM’de, kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasına ilişkin olarak kamu idarelerinin yönetim ve hesap verme sorumlulukları görüşülür.

* MY kapsamındaki idarelerin ve sosyal güvenlik kurumlarının idare faaliyet raporları,

* Genel faaliyet raporu,

* Dış denetim genel değerlendirme raporu,

* Kesin hesap kanun tasarısı

 merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı birlikte görüşülür.

 

RAPORLAMA İLKELERİ

Sorumluluk ilkesi: Mali saydamlık ve hesap verme sorumluluğu/Bilgilerin doğru, güvenilir, önyargısız ve sade bir dil kullanımı.

Açıklık ilkesi: Açık, anlaşılır ve sade bir dil kullanımı.

Tam açıklama ilkesi: Bilgilerin eksiksiz olması, faaliyet sonuçlarını tüm yönleriyle açıklaması.

Tutarlılık ilkesiBilgilerin gösterilmesi ve değerlendirilmesinde aynı yöntemler kullanılması, yöntem değişikliklerinin belirtilmesi, yıllar itibarıyla karşılaştırmaya imkân verecek biçimde hazırlanması.

Yıllık olma ilkesi: Bir mali yılın faaliyet sonuçlarını gösterecek şekilde hazırlanması.

 

Birim ve İdare Faaliyet Raporlarında Yer Alması Gereken Hususlar

1- Genel bilgiler: Misyon-Vizyon, teşkilat, hizmetler, fiziki-beşeri kaynaklar

2- Amaç ve hedefler: Stratejik amaç ve hedefleri, temel ilke ve politikalar

3- Faaliyetlere ilişkin bilgi ve değerlendirmeler: Mali bilgiler ile performans bilgileri

  • Mali bilgiler: Kullanılan kaynaklar, bütçe hedef ve gerçekleşmeleri, varlık ve yükümlülükler, temel mali tablolar, iç ve dış mali denetim sonuçları.
  • Performans bilgileri: Stratejik plan ve performans programı uyarınca yürütülen faaliyet ve projeler, performans hedef ve göstergeleri, gerçekleşme durumları.

3- Kurumsal kabiliyet ve kapasitenin değerlendirilmesi: Teşkilat yapısı, organizasyon yeteneği, idarenin üstün ve zayıf yanları.

4- Öneri ve tedbirler: İdarenin gelecek yıllarda faaliyetlerinde yapmayı planladığı değişiklikler, riskler, bunlara yönelik alınması gereken tedbirler.

M Kurumsal kabiliyet ve kapasitenin değerlendirilmesi: Teşkilat yapısı, organizasyon yeteneği, idarenin üstün ve zayıf yanları

Öneri ve tedbirler: İdarenin gelecek yıllarda faaliyetlerinde yapmayı planladığı değişiklikler, riskler, bunlara yönelik alınması gereken tedbirler

Mali bilgiler: Kullanılan kaynaklar, bütçe hedef ve gerçekleşmeleri, varlık ve yükümlülükler, temel mali tablolar, iç ve dış mali denetim sonuçları

Performans bilgileri: Stratejik plan ve performans programı uyarınca yürütülen faaliyet ve projeler, performans hedef ve göstergeleri, gerçekleşme durumları

Performans Esaslı Bütçeleme

 Performans Esaslı Bütçeleme Performans Esaslı Bütçeleme

 

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir