Sonbaharda Alınacak 3.000 Engelli Personelin 500’ü Öğretmen Olacak

Sonbaharda Alınacak 3.000 Engelli Personelin 500’ü Öğretmen Olacak
125×125

Başbakan Binali Yıldırım, “Türkiye, dünyada bir yıl içinde nüfusuna göre en fazla istihdam oluşturan ülke. Son bir yıl içerisinde bir buçuk milyon vatandaşımıza iş bulduk. Bütün Avrupa Birliği ülkeleri bu kadar iş bulamadılar.” dedi.

Yıldırım, ATO Congresium’da Engelli Vatandaşların EKPSS ve Kura Yöntemiyle Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Töreni’nde yaptığı konuşmada, engellilerin kamuya yerleştirilmesine ilişkin kurallar hakkında bilgi verdi ve 329 engelli vatandaşın kura ile kamu kurumlarına yerleştirileceğini belirtti.

İlkokul, ortaokul mezunu engellilerin kura ile lise, üniversite ve daha üst eğitim kurumlarından mezun olanların ise EKPSS puanları ile kamuya yerleştirildiklerine işaret eden Yıldırım, “Birinde kura var, şans var, diğerinde de bilgi, beceri, azim var. Keşke imkanımız olsa da bütün vatandaşlarımıza iş, aş imkanı bulabilsek.” dedi.

Yıldırım, şöyle konuştu:

“Türkiye, dünyada bir yıl içinde nüfusuna göre en fazla istihdam oluşturan ülke. Son bir yıl içerisinde 1,5 milyon vatandaşımıza iş bulduk. Bütün Avrupa Birliği ülkeleri bu kadar iş bulamadılar. Bu da neden oluyor? Türkiye büyüyor, kalkınıyor. Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, bakanlarımız, bütün yöneticilerimiz vatandaşımızın işlerinin daha kolay olması için, daha rahat etmesi için, daha fazla imkan sahibi olması için canla başla çalışıyoruz. İnşallah imkanlarımız arttıkça daha çok kardeşimize, engelli, engelsiz vatandaşımıza imkan sağlayacağız, iş bulacağız. Devlette olmazsa özel sektörde. Devlet ihtiyacı kadar alacak. Herkes memleketin kalkınması için işin ucundan bir yerinden tutmuş olacak.

Bugün 2 bin 500 kardeşimizi işe yerleştiriyoruz. 2 bin 500 de yıl sonuna doğru kasım, aralık aylarında yerleştirmiş olacağız. Böylece 5 bin sözümüzü tutacağız. Milli Eğitim Bakanlığı da öğretmen alıyor, 500 öğretmeni sizler arasından seçecek. Ayrıca 500 kişi de engelli öğretmenlerimiz olacak.”

“ESASINDA ENGEL ZİHİNLERDE”

Törene gelmeden önce görme engelliler okuluna gittiğini söyleyen Başbakan Yıldırım, oradaki öğrencilerin ortaya koydukları başarı karşısında duygulandığını ve gözlerinin yaşardığını ifade etti. Yıldırım, “Esasında engel zihinlerde. Zihinlerdeki engeli kaldırdığımız zaman hepimiz aynıyız. Engel filan yok. ” dedi.

Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere 15 yıldır memlekette bütün kesimlerin engelli engelsiz, yaşlı genç, ihtiyaç sahibi, çalışan çalışmayan bütün vatandaşların sorunlarına çare bulmak için canla başla çalıştıklarını anlatan Yıldırım, “Sorunları torunlara havale etmiyoruz. Görevimiz, sorunları torunlara bırakmak değil bugünden çözmek, torunlarımıza daha güzel bir gelecek bırakmak.” değerlendirmesini yaptı.

“HER BİRİ AYRI BAŞARI ÖYKÜSÜ YAZIYOR”

Siyasetin esasının insan ve hayat, medeniyetin en önemli ölçüsünün de adalet, hakkaniyet duygusunun gelişmesi olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Bu anlamda vatandaşımıza layık olmak, vatandaşın gönlünü kazanmak yegane bizim muradımızdır, arzumuzdur. Bunun için varız. Eğer yaptığımız işten vatandaşlarımız mutlu olmuyorsa, memnun olmuyorsa o zaman bizim gayretimizin, çabamızın ne anlamı kalır?” ifadelerini kullandı.

Özellikle kadınların, çocukların, yaşlıların ve engelli engelsiz vatandaşların yaşam kalitesini artırma yönünde çok büyük çabalarının bulunduğunu söyleyen Yıldırım, AK Parti iktidarları döneminde engellilerle ilgili yapılan çalışmalar ile Anayasa’da ve yasalardaki düzenlemelere değinde. Yıldırım, engellilerin bu düzenlemeler sayesinde adeta kabuğunu kırdığını, her birinin ayrı ayrı bir başarı öyküsü yazmaya başladığını anlattı.

Yıldırım, “Dört duvar arasından çıkarak toplumun içinde, ulaşımda, eğitimde hayatın her yerinde ‘Ben de varım’ diyen engelli kardeşlerimiz toplum içinde kendilerini göstermeye başlamışlar ve hatta ‘Engelsizim’ diyenlere taş çıkartan başarılara imza atmışlardır.” diye konuştu.

Ampute Milli Takımı’nın başarılarına değinen Yıldırım, “Başarıları hepimizin göğsünü kabarttı.” dedi. Yıldırım, törene katılan takım kaptanının şahsında bütün takımı tebrik etti.

Engellerin bedenlerde değil, zihinlerde olduğunu yineleyen Yıldırım, “Zihinlerdeki engeli kaldırdığınızda artık hiçbir engel kalmıyor. Zihinlerdeki, ruhlardaki engelleri birer birer kaldırarak birlikte yaşamanın mutluluğuna erdik.” dedi.

“ENGELLİLERE BAKIŞIN NEREDEN NEREYE GELDİĞİNİ BUGÜN DAHA İYİ GÖRÜYORUZ

Çocukluğunda bayram günlerinde ellerinde torba ile evleri şeker toplamak ve el öpmek için dolaştıklarını anlatan Yıldırım, bir anısını paylaştı.

Evin birinde kapalı bir kapıya doğru yürüdüğünde aile üyelerinin önüne geçerek “Oraya girme” dediklerini aktaran Yıldırım, sonrasında o odada ailenin engelli bir çocuklarının bulunduğunu ve onu kimseye göstermediklerini öğrendiğini dile getirdi. Yıldırım, “Onu bir utanç vesilesi olarak görüyorlar. Kültürümüzün engellilere bakışının nereden nereye geldiğini bugün daha iyi görüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Toplumda, engelli çocuğu “karanlık köşelerde gizleme” anlayışının son bulduğunu belirten Başbakan Yıldırım, bugün toplumun her yerinde, her türlü işte, her türlü kabiliyetini gösteren engelliler bulunduğuna işaret etti. Yıldırım, “Sizlerle gurur duyuyoruz, övünüyoruz. İyi ki varsınız.” dedi.

Hiç kimsenin senedi ve garantisi olmadığını belirten Yıldırım, “Bugün engelsizim, çok akıllıyım, diyen yarın engelli duruma düşebilir. O yüzden bize düşen, şu yavrulardan ders almaktır.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, engelli vatandaşların “Yolları, binaları, asansörleri bize göre yapın. Bizim de olduğumuz bir şehirleşme yapın.” diyerek kendilerine öğüt verdiklerini aktardı.

Türkiye’de hiçbir engellinin hayal kurmaktan korkmadığını kaydeden Yıldırım, engellilerin, kurdukları hayali nasıl gerçeğe dönüştüreceklerinin planlarını yaptığını söyledi.

“EN BÜYÜK SERVETİMİZ, VATANDAŞIMIZIN MUTLULUĞU”

Başbakan Yıldırım, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yaptığı dönemde Turkcell, Avea, Telekom ve Vodafone’dan yetkililer ile yaptığı görüşmede “Arkadaşlar size görev veriyoruz. Siz, engellilere iş vereceksiniz. Sizin işiniz akıl işi. Fiziksel engeli olan da yapabilir başka engeli olan da yapabilir. Evlerinde oturdukları yerde iş yapacaklar. Hem para kazanacaklar hem de sizin bu istihdama bir faydanız olacak.” dediğini anlattı.

“Ulaşımda, iletişimde, hayatın her yerinde ben de varım” başlıklı projeyi hatırlatan Yıldırım, bu projeye büyük ilgi gösterildiğini, evde çağrı merkezi kurulduğunu dile getirdi.

İlk teşebbüslerinde 500 kişiye istihdam sağladıklarını bildiren Yıldırım, şöyle devam etti:

“Birkaçının evlerine ziyarete gittim. Anne babalarıyla tanışma fırsatımız oldu. ‘Nasıl bir değişim oldu’ dedim. Dedi ki ‘Tamamen değişti. Hayata küsmüş, morali bozuk evladımız şimdi evlenme, gelecek, kariyer planı yapıyor. Bambaşka bir şey oldu.’ O çok küçük bir örnekti. Ama bugün elhamdülillah, milletimizin, devletimizin imkanları daha fazla. Binlerce kardeşimize iş, aş sağlayabiliyoruz. Artık Türkiye’de engelliler, engelsizdir. Hepsi yarınına umutla bakıyor. Sizlerin azmi ve gayreti, milletin büyük desteğiyle, bu imkanları daha büyütmek, artırmak için çabalıyoruz, gayret gösteriyoruz. Engel tanımayan mutlu bir ülke için gece gündüz demeden daha çok çalışacağız. En büyük servetimiz, vatandaşımızın mutluluğu, sizin gülen yüzünüzdür. Yeter ki yüzünüz gülsün, daha nice yıllar biz, sizler için çalışalım, çabalayalım ve üretmeye devam edelim.”

“BUNDAN GÜZEL TEKLİF OLMAZ”

Törene katılan bir vatandaşın “engellilerin araç gereçleri yerli ve milli olsun ve bunun için bir Ar-Ge çalışması yapılsın” isteği üzerine Yıldırım, “Bundan güzel teklif olmaz. Bu teklifinizi en iyi şekilde değerlendireceğiz. Öğrencilerinize de yerli ve milli olmanın önemini anlatın. Bu, çocukluluktan başlar. Millilik ve yerliliğin genç zihinlerde yerleşmesi lazım.” diye konuştu.

Yerli Malı Haftalarını hatırlatan Yıldırım, “Gönül arzu ediyor ki her şeyi yerli ve milli yapalım. O çok mümkün değil ama en azından belirli kalemlerde… Pekala otomobil yerli yapılıyor.” dedi.

Türkiye’de, bir başka marka altında otomobil üretildiğini ve çok büyük ihracat yapıldığını dile getiren Yıldırım, şu anda en büyük ihracat kaleminin otomobil ihracatı olduğunun altını çizdi.

“BU, ZİHNİYET DEĞİŞİMİDİR”

Yerli otomobilde markanın da projenin de aklın da aracın da Türkiye’nin olacağını vurgulayan Yıldırım, yerli otomobilin her yönüyle milli olacağını ifade etti.

Son 16 yılda engelli vatandaşlara hizmetteki yönetim zafiyetinin ortadan kalktığına dikkati çeken Yıldırım, “Engellileri yük gören, engellilerle karşılaşmaktan imtina eden, onları ihmal eden, yok sayan bir yönetim anlayışından, engellileri baş üstünde tutan bir yönetim anlayışına… Bu, zihniyet değişimidir. Yeter mi yetmez.” dedi.

Engelli haklarının dünya standartlarına getirildiğine işaret eden Yıldırım, engellileri ilgilendiren müstakil bir kanun olmadığını, rencide edici tabirlerin yasaklandığını, tek “engelli” tanımı getirdiklerini söyledi.

Engellilere pozitif ayrımcılık getirdiklerini belirten Yıldırım, Otizm, Spektrum Bozukluğu Ulusal Eylem Planı’nın hayata geçirildiğini hatırlattı. Yıldırım, “Yasal hakların dışında sosyal haklarda da birtakım düzenlemelere gittik. Ağır engeli bulunan kişilere bakım destek hizmetleri devam ediyor. Evde bakım desteği getirdik. Bugün evde bakım alan 502 bin 508 vatandaşımız var. Bunun yanında 97 yatılı bakım merkezi var. Burada 6 bin 800’den fazla engelli kardeşimiz hizmet alıyor. 2002 yılında 2 bin 600’den fazla engelli vatandaşımız, kurum bakımı için sıra bekliyordu. Bugün sırada bekleyen bir vatandaş yok.” bilgilerini paylaştı.

2002’de 30 engelliye 1 bakım elemanı düşerken, şimdi 6 engelliye bir bakım elemanının görevlendirildiğini belirten Yıldırım, aile yanında bakımı imkansız olan engellilerin toplum içinde hayatlarını sürdürmeleri için Umut Evleri Projesi’ni başlattıklarını hatırlattı.

Yıldırım, engelli vatandaşların daha fazla istihdamının önündeki engellerin kaldırıldığını, engelli memur atamalarının, atama kontenjan sınırlaması dışında tutulmasının sağlandığını belirtti.

Engelliler için ayrı sınav sisteminin getirildiğini anlatan Yıldırım, “Burada yarış zaten baştan adaletsiz başlıyor. Onun için dedik ki burada yine bir pozitif ayrımcılık yapalım, EKPSS’yi getirilim. Sonra arkadaşlar dedi ki ‘Bu sınav sonucu 2 yıl geçerli, sonra başa dönüyor, tekrar sınava giriyor. Bir sürü zahmet, bir sürü masraf.’ Ne yapalım? ‘4 yıla çıkaralım. Puanını artırmak isteyen 2 yıl sonra yine girsin ama girmezse 4 yıl geçerli olsun.’ Bunu da getirdik. Niye? Hayatınızı kolaylaştırmak için.” ifadelerini kullandı.

Engelli memurların yer değiştirmelerinde ciddi kolaylık sağlandığını, çalışma şartlarının iyileştirildiğini belirten Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti:

“Mesela nedir o? Gece vardiya tutacak. Şimdi engelliler vardiya işinden muaf. Bu da bir kolaylık. Bütün bu uygulamalarla beraber engelli memur istihdamında da önemli artışlar oldu. 2002’de engelli kontenjanından memur çalışan sayısı 5 bin 777, bugün 52 bin civarında yani 10 kat artmış. Bugünkü 2 bin 500 kişiyi de saymıyorum. Onu da ilave edersek 55 bine yaklaşıyor. Hayırlı uğurlu olsun. Yine yıl sonunda 2 bin 500 daha yerleştirme yapacağız, 500 de öğretmen, 3 bin. Ne olacak? 58 bine doğru gelmiş olacağız.”

“ENGELLİ ALDIĞIN ZAMAN KAFADAN SİGORTA PRİMİ ÖDEMEYECEKSİN”

Başbakan Yıldırım, özel sektörde çalışan engellilerin hayatını kolaylaştırmayı da ihmal etmediklerini belirterek, 2014’te değişikliğe gidilerek, özel sektörde istihdamı artırmak için teşvikler getirildiğini hatırlattı.

Yıldırım, engelli istihdamına ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:

“Diyelim ki engelli alma mecburiyeti yok ama engelli çalıştırırsa ve kota fazlası engelli alırsa bu işverenler için kolaylıklar getirdik. Nedir bu kolaylıklar? Sigorta primi destek miktarı yüzde 50’ydi, yüzde 100’e çıkardık. Primini biz ödüyoruz. Yani sen engelsiz yerine engelli aldığın zaman kafadan sigorta primi ödemeyeceksin. Onun için niye almıyorsun kardeşim. Hem kar ediyorsun hem de engelliye iş veriyorsun. Buradan işverenlerimize sesleniyorum, bu imkanı belki de bilmiyorlar, her engelli için sigorta primini Bakanlık karşılıyor, dolayısıyla sizin yükünüz azalıyor, daha çok sosyal sorumluluk almış oluyorsunuz.”

Korumalı iş yerleri hakkındaki yönetmeliğin uygulamaya konulduğunu anlatan Yıldırım, engelli vatandaşların eğitime katılmalarının önündeki engellerin kaldırıldığını belirtti.

“ARTIK BİR SEFER RAPOR YETİYOR”

Özel eğitimden faydalanmak için gereken yüzde 40 engel oranının, yüzde 20’ye düşürüldüğünü, yaş sınırının da kaldırıldığını vurgulayan Yıldırım, şunları söyledi:

“Demek ki daha az engel olunca bu haklardan istifade edeceğiz. Adamın kolu, bacağı yok, her sene rapor. Yahu geri mi gelecek bu kol, bacak? Bu ne biçim iş, ne kepazelik. Bunu kaldırdık. Bunlarda artık bir sefer rapor yetiyor, sonra o doktora git, bu doktora git, kapı kapı dolaş, merdivenler uygun değil… Şimdi hepsi bir araya geliyorlar. Engellimizin karşılığı var, raporunu da yazıp, imzalayıp veriyorlar. Bunlar yenilikler. Sonra bir de bunları belirli zamanda toplanırlar, verirler, vermezler, keyifleri ne zaman gelirse… Böyle bir şey yok. Belirli hastanelerde sürekli, diyelim 300 yataklı ama diğerlerinde de zamanları belli. Maksat kolaylaştırmak.”

İslam dininin kolaylığı ve insanlara yardımı emrettiğine değinen Yıldırım, “İnsanların en faydalısı, en yararlısı insanlara hizmet edendir, faydası olandır. Biz de bunu yapıyoruz. Resmi özel eğitim kurumlarına devam eden engelli kardeşlerimizin evden okula ücretsiz gidip gelmelerini sağladık. Engelli öğrencilere, engel durumlarına göre gerekli malzeme neyse bu malzeme veriliyor.” dedi.

“CEHALETİN ENGELLİLİKLE BİR ALAKASI YOK”

Mitat Enç Görme Engelliler Ortaokulu’nu ziyaret ettiğini aktaran Yıldırım, “Mesela gittiğimiz o görme engelliler okulunda Braille alfabesiyle yazılan daktilo var, bilgisayar var. Çocukları öyle bembeyaz bir kağıt, biz böyle aval aval bakıyoruz. Kağıtta hiçbir şey yok. Parmaklarını dolandırıyor, orada ne yazıyor? Hepsini şakır şakır okuyorlar. Çok etkilendim. Cehaletin engellilikle bir alakası yok. ‘Engelsizim’ diyen bir yerde cahil oluyor, ‘engelliyim’ diyen daha bilgili oluyor. Onun daha fazla avantajı oluyor. Bunu da gördük. Engelli öğrenciler için yüksek öğretimde de engelleri kaldırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

YÖK’ün, özel yetenek sınavıyla öğrenci alan programların yüzde 10 kontenjanını engellilere ayırmasına yönelik kararını anımsatan Yıldırım, “Kafadan bu avantaj. 30 öğrenci alan bir bölüme 3 öğrenci bir kere garanti giriyor, kontenjan sağlanmış oluyor. Böylece yükseköğretimde de engelli gençlerimize yönelik bir pozitif ayrımcılık gerçekleştirmiş olacağız.” diye konuştu.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir