CMK ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yayımlandı

CMK ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yayımlandı
125×125

A) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yapılan değişiklikler

1. İcra ve İflas Kanununun 364 üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen icra hukuk kararlarına ilişkin temyiz sınırı 40.000 TL’den 58.800 TL’ye çıkarılarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile yeknesaklık sağlanmıştır.

2.   İcra ve İflas Kanununun 364 üncü maddesi, aynı Kanunun ek 1 inci maddesinde sayılan maddelere eklenerek 58.800 TL olarak belirlenen temyize ilişkin parasal sınırın her yıl yeniden değerleme oranında artırılması hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, Kanunun 363 ve 364 üncü maddelerindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki sınırın esas alınması sağlanmıştır.

3. Yukarıda belirtilen düzenlemelerle bağlantılı olarak İcra ve İflas Kanununa eklenen geçici 16 ncı maddeyle, 2/12/2016 tarihinden, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen nihai kararlar bakımından temyiz sınırının 40.000 TL olarak uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir.

B)2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda yapılan değişiklikler

4. Hâkimler ve Savcılar Kanununun 9/A maddesinde yapılan düzenlemeyle, hakim ve savcı adaylığı yazılı sınavında başarılı olmak için 100 tam puan üzerinden en az 70 puan alma şartı getirilmiştir.

Ayrıca, Mülakat Kurulunun oluşumu yeniden düzenlenmiştir. Buna göre Mülakat Kurulunun; Adalet Bakanının görevlendireceği bakan yardımcısının başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkanı, Ceza İşleri, Hukuk İşleri ve Personel Genel Müdürleri olmak üzere toplam 5 üyeden oluşacağı hükme bağlanmıştır.

5. Hâkimler ve Savcılar Kanununun 10 uncu maddesinde değişiklik yapılarak, mülga 4954 sayılı Türkiye Adalet Akademisi Kanunundaki hükümler çerçevesinde, öncelikle adaylık süresinin 2 yıl (avukatlık mesleğinden alınanlar için 1 yıl) olduğu ve bu sürenin eğitim ve staj dönemlerini kapsadığı hüküm altına alınmış; adayların eğitimlerinin sonunda yazılı ve sözlü sınava tabi tutulacakları, yazılı sınavdan en az yetmiş puan alanların sözlü sınava girmeye hak kazanacakları, yazılı sınavda başarı gösteremeyenlere iki ay içinde bir sınav hakkı daha tanınacağı düzenleme altına alınmıştır.

Adaylık sonunda başarılı sayılabilmek için, yazılı sınav puanının yüzde altmışı ile sözlü sınav puanının yüzde kırkının toplamının en az yetmiş puan olması gerekmektedir.

Değişiklikle ayrıca, yazılı ve sözlü sınav kurullarının oluşumu düzenlenmiştir. Buna

göre;

–  Yazılı sınav kurulu, adaylara ders verenler arasından Eğitim Dairesi Başkanı tarafından seçilen bir başkan ile dört asıl ve iki yedek üyeden,

–  Sözlü sınav kurulu, Personel Genel Müdürü başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkanı ve Eğitim Dairesi Başkanı ile adaylara ders verenler arasından ilgili bakan yardımcısınca seçilen iki asıl ve bir yedek üyeden,

oluşacaktır.

C) 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye

Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunda yapılan değişiklik

6. İş yoğunluğu dikkate alınarak bölge adliye mahkemesi dairelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından birden fazla heyet oluşturulabilmesine ve yeni heyetlerin başkanının Kurul tarafından belirlenebilmesine imkan tanınmıştır.

D)     5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişiklikler

7.  Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/71 E., 2018/118 K. sayılı Kararında belirttiği iptal nedeni doğrultusunda yapılan düzenlemeyle;

İki yıl ve daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı ilk defa bölge adliye mahkemelerince verilen mahkumiyet kararlarına karşı temyiz kanun yolu açılmıştır. Bu kapsamda verilen mahkumiyet kararlarından Ceza Muhakemesi Kanununun 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamında kalanlar temyiz edilemeyecektir.

İki yıla kadar hapis cezası gerektiren suçlar bakımından verilen diğer kararlar ise yine bölge adliye mahkemelerinde kesinleşecektir.

8.  Ceza Muhakemesi Kanununun 304 üncü maddesinde yapılan düzenlemeyle Yargıtay tarafından karara bağlanan dosyaların gönderileceği merciler yeniden belirlenmiştir.

Yargıtay tarafından verilen onama veya düzelterek onama kararlarına ilişkin dosya doğrudan ilk derece mahkemesine gönderilecektir.

Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarının temyizi halinde Yargıtayca verilen bozma kararı üzerine dosyanın, gereği için ilk derece mahkemesine gönderilmesi sağlanmıştır.

Yargıtayın bozma kararı, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosyanın gereği için ilk derece mahkemesine gönderilmesi sağlanmış; ancak Yargıtayın bozma kararının içeriği doğrultusunda dosyayı ilk derece mahkemesi yerine bölge adliye mahkemesine de gönderebilmesine imkan tanınmıştır.

Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği hallerde kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilecektir.

9.Ceza Muhakemesi Kanununun 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenlemeyle bağlantılı olarak 307 nci maddede değişiklik yapılmıştır.

İstinaf başvurusunun esastan reddi veya hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarının temyizi halinde Yargıtay tarafından verilen bozma kararı ilk derece mahkemesine gönderildiğinde bozmaya uyularak yeniden karar verilmesi halinde bu karar, istinaf kanun yolu yerine doğrudan temyiz kanun yolu incelemesine tabi olacaktır.

Bu kural uygulanırken istinaf veya temyiz kanun yolu sınırlarına bakılmayacaktır.

10. Ceza Muhakemesi Kanununun 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenlemeye ilişkin geçiş hükmü getirilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine veya hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararların Yargıtay tarafından bozulması durumunda bölge adliye mahkemesi yerine doğrudan ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin bu Kanunla düzenlenen 304 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmünün, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Yargıtay tarafından verilen bozma kararları hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.

KANUN

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR KANUN

Kanun No. 7165                                                                                                         Kabul Tarihi: 20/2/2019

MADDE 1 – 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 364 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “kırk bin” ibaresi “elli sekiz bin sekiz yüz” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2 – 2004 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “326 ve 363 üncü” ibaresi “326, 363 ve 364 üncü” şeklinde, “onmilyon lirayı” ibaresi “on Türk lirasını” şeklinde ve maddenin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“363 ve 364 üncü maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.”

MADDE 3 – 2004 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 16 – 2/12/2016 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen nihai kararlar bakımından 364 üncü maddenin birinci fıkrasında düzenlenen temyiz yoluna başvurma sınırı, kırk bin Türk lirası olarak uygulanır.”

MADDE 4 – 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 9/A maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “üzerinden” ibaresinden sonra gelmek üzere “en az yetmiş puan almak kaydıyla” ibaresi ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı ve dokuzuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, yedinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

“Başarılı olanların sayısı, ilan edilen kadronun iki katı fazlasının altında kalırsa sadece başarılı olanlar mülâkata çağrılır.”

“Mülâkat Kurulu; Adalet Bakanının görevlendireceği bakan yardımcısı başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkanı, Ceza İşleri, Hukuk İşleri ve Personel Genel Müdürleri olmak üzere toplam beş üyeden oluşur.”

“Üyelerin hukukî veya fiilî sebeplerle katılamamaları halinde, yerine vekâlet edenler Mülâkat Kuruluna katılır.”

MADDE 5 – 2802 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 10 – Adaylık süresi iki yıldır. Avukatlık mesleğinden adaylığa alınanlar için bu süre bir yıldır. Adaylık, eğitim ve staj olmak üzere iki dönemden oluşur.

Adaylık süresinin sonunda adaylar, yazılı ve sözlü sınava tabi tutulur. Bu sınavlar yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Yazılı sınavdan en az yetmiş puan alanlar sözlü sınava alınır. Yazılı sınavda başarı gösteremeyenlere iki ay içinde bir sınav hakkı daha tanınır.

Yazılı sınav; adaylara ders verenler arasından Eğitim Dairesi Başkanınca seçilen başkan ile dört asıl ve iki yedek üyeden oluşan yazılı sınav kurulu tarafından yapılır.

Sözlü sınav; Personel Genel Müdürü başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkanı ve Eğitim Dairesi Başkanı ile adaylara ders verenler arasından ilgili bakan yardımcısınca seçilen iki asıl ve bir yedek üyeden oluşan sözlü sınav kurulu tarafından yapılır.

Eğitim sonunda başarılı sayılmak için, yazılı sınav puanının yüzde altmışı ile sözlü sınav puanının yüzde kırkının toplamının en az yetmiş olması şarttır.

Sınavlarda başarılı olamayanlar, talepleri hâlinde Bakanlıkça merkez veya taşra teşkilatında genel idare hizmetleri sınıfında bir kadroya atanabilir, aksi hâlde bunların adaylığına Bakanlıkça son verilir.

Meslek öncesi eğitimini tamamlamadan görevden ayrılanlar ile meslek öncesi eğitimlerini tamamlayıp, mesleğe kabul edildikten sonra meslek öncesi eğitim süresi kadar çalışmadan görevden ayrılanlar, meslek öncesi eğitimleri sırasında kendilerine ödenen aylık, ödenek, tazminatlar ile her türlü ödemenin, mecburi hizmetin eksik kalan kısmı ile orantılı miktarını iki kat olarak ödemek zorundadırlar.

Adaylık dönemleri, adayların hâkimliğe veya Cumhuriyet savcılığına atanacak şekilde ayrılması, yazılı ve sözlü sınav ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Hâkimler ve Savcılar Kurulunun görüşü; stajın Yargıtay ve Danıştayda yapılma şekline ilişkin hususlar ise Yargıtay ve Danıştayın görüşleri alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmelikle; stajın il valiliklerinde yapılma şekli ile hangi illerde yapılacağı Adalet, İçişleri, Hazine ve Maliye bakanlıklarınca birlikte hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 6 – 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“İş yoğunluğu dikkate alınarak, üye sayısının yeterli olması hâlinde dairelerde birden fazla heyet oluşturulabilir. Oluşturulan diğer heyetlere, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirleyeceği üye başkanlık eder.”

MADDE 7 – 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa Mahkemesince iptal edilen (d) bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“d) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,”

MADDE 8 – 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“(1) Yargıtayca 302 nci maddenin birinci fıkrası veya 303 üncü madde uyarınca verilen kararlara ilişkin dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği ise bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilir.”

“Ancak bozma kararı,

a) İstinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosya, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine,

b) Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosya, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine ya da bozma kararının içeriği doğrultusunda Yargıtayca uygun görülmesi halinde bölge adliye mahkemesine,

gönderilir. Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği hallerde, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir.”

MADDE 9 – 5271 sayılı Kanunun 307 nci maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.

“(3) Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir.”

MADDE 10 – 5271 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 4 – (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 304 üncü maddenin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Yargıtay tarafından verilen bozma kararları hakkında uygulanır.”

MADDE 11 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 12 – Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir