Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından Çalışan Kadınlara Yarı Zamanlı Çalışma Müjdesi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından Çalışan Kadınlara Yarı Zamanlı Çalışma Müjdesi
125×125

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, “Acil hallerde borcu olsa da olmasa da hiç kimseden para almıyoruz. Acil servislerimizden bütün vatandaşlarımız faydalanıyor. Hamile kadınlarımız, borçlu olsa da olmasa da hamile olduğu andan itibaren doğumun gerçekleşmesinden sonra 8 haftaya kadar tüm sağlık hizmetlerinden ücretsiz faydalanıyor. Trafik kazası, iş kazası, koruyucu sağlık hizmetleri gibi birçok alanda da borcu olsa da olmasa da vatandaşlarımız sağlık hizmetinden yine ücretsiz olarak faydalanıyor.” dedi.

Sarıeroğlu, Sabancı Öğretmenevi’nde düzenlenen “Memur-Sen İstanbul Kadın Buluşması”ndaki konuşmasında, iktidarları döneminde kamu görevlileri ve sendikal hayatla ilgili yapılan mevzuat düzenlemeleri sonrasında örgütlenmenin yüzde 70’ler seviyesine geldiğini, 666 bin kadın kamu görevlisinin sendikalı olduğunu kaydetti.

Sayıların yönetim kademesindeki kadın sayısıyla örtüşmediğine işaret eden Sarıeroğlu, “Sendikaların, sivil toplum örgütlerinin, meslek kuruluşlarının kadın komitelerini, komisyonlarını önemsiyorum ama bunun asla sendikaların, meslek örgütlerinin yönetim kademesinde kadınların daha fazla yer almasının alternatifi olmadığına inanıyorum. Kadınların yönetim kademelerinde daha fazla yer alması için daha çok çalışacağız.” diye konuştu.

Jülide Sarıeroğlu, kamuda kadın çalışan oranının 2002’de yüzde 12 seviyesindeyken, şu anda yüzde 40 seviyesine geldiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Kadınların çalışma hayatındaki koşullarını iyileştirme adına son 16 yıldır devrim niteliğinde düzenlemeler yapılıyor. Hem sendikal hayat hem de kadınlar açısından yaptığımız düzenlemeler bugün bu tabloyu oluşturdu. Geçmişte sadece toplu görüşme yapılırken, 2010’da yapılan referandumla Anayasa’da yaptığımız değişiklikle, artık toplu sözleşme hakkı kamu çalışanlarına geldi. Kamu çalışanlarının sorunlarını toplu sözleşme masasında çözüme odaklı olmadan, sosyal diyalog mekanizmalarını da geliştiren anlayışlar ve platformlar oluşturduk. Göreve geldiğim an ilk içinde bulunduğum çalışma, kamu görevlileriyle toplu sözleşme süreciydi. Toplu sözleşme masasının konusu olmayan birçok başlık vardı, özellikle kadınlarla alakalı gelen tekliflerin yetersiz olduğunu ifade ettim. Sorunların sadece 2 yılda bir toplu sözleşme masasında kalmaması için Kamu Personel Danışma Kurulumuzun daha etkin ve verimli çalışması konusunda bir söz vermiştim. Göreve geldiğimden itibaren kurulu 2 defa topladık, bir alt komisyon oluşturduk. Gerek Devlet Personel Başkanlığımız gerekse memur konfederasyonları ve sendikalarımız hem hizmet kolları bazında hem genel konularda çalışmalarını yapıyor. İnşallah yakın zamanda 4B statüsünde çalışan kardeşlerimizin izin konusunda bizlere sürekli ilettikleri taleplerinin gereğini yerine getireceğiz. Şimdiden bunun hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.”

YARI ZAMANLI ÇALIŞMA

İş ve aile yaşamının uyumlaştırılması adına özel sektörde ve kamuda çalışan kadınlar açısından önemli düzenlemeler yapıldığını vurgulayan Sarıeroğlu, şu bilgileri paylaştı:

“İzin sürelerini, süt izni sürelerini artırdık. Bunun yanında ücretli izin sürelerinden sonra birinci çocukta 2 ay, ikinci çocukta 4 ay, üçüncü çocukta 6 ay tam maaş alarak yarı zamanlı çalışma imkanı getirdik. Evlat edinmeler bunun içindeydi. Çocuklar okul çağına gelene kadar yarı zamanlı çalışma imkanıyla ilgili bir düzenleme yaptık, 2016’da. İşçilerle alakalı düzenlemenin yönetmeliği çıkmıştı ama kamu çalışanlarıyla alakalı düzenlemenin yönetmeliği henüz uygulamaya girmemişti. Daha önceki bakanlarımız çalışma yapmışlardı ama hükümet değişikliği dönemlerine denk geldiği için her defasında kadük duruma düşmüş. Bu dönemde biz göreve geldiğimizde tekrardan bakanlıklara ilettik yönetmelik taslağını ve görüşlerini aldık. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz Bakanlar Kurulu toplantısında tekrar bir sunum yaptım. Sayın Başbakanımızın kapsamıyla alakalı bazı talimatları oldu. Onlarla ilgili çalışmalarımızı inşallah kısa süre içerisinde, bu hafta tamamlamayı planlıyoruz. Bu yönetmeliği de inşallah çok kısa bir süre içerisinde uygulamaya koyacağız. Yarı zamanlı düzenleme sadece kadınlarla ilgiliymiş gibi bir algı var. Bu hakkı biz kadın çalışanlara da erkek çalışanlara da aynı şekilde getiriyoruz. Aileler kendi içinde bununla ilgili kararlarını verecek. Bu anlamda gerekli tercih imkanlarını en doğru şekilde, çalışanlarımız açısından en uygun şekilde oluşturacağız. Bunu da inşallah kısa süre içerisinde uygulamaya geçireceğiz.”

Sarıeroğlu, ayağına her türlü çelme takılmasına, önüne bir çok engel çıkarılmasına ve birçok algı operasyonuna maruz kalmasına rağmen Türkiye’nin büyümesini, gelişmesini ve kalkınmasını sürdürdüğünü dile getirerek, açıklanan büyüme rakamlarının rekor olduğunu söyledi.

Karar çıkan 28 Şubat davasına değinen Sarıeroğlu, “Demokrasi galip gelmiştir. Karar açıklandı. Böyle bir kararın 28 Şubat döneminde kardeşlerimizin yaşadığı acıları telafi etmesi mümkün değil. Büyük yaralar açıldı, ülkemiz kutuplaştırılmaya, kadınlar başörtülü, başörtüsüz diye bölünmeye çalışıldı. Şimdi dini, mezhebi, kılık kıyafeti ne olursa olsun herkes hayatın her alanında kendisini özgürce ifade edebiliyor Türkiye’de. 21 sanıkla ilgili müebbet hapis cezası verildi. Yargıtay onadıktan sonra rütbeler sökülecek, her gün gidecekler imza atacaklar. Bundan sonra hiç kimse ne 15 Temmuz gibi darbe girişimine ne de herhangi başka antidemokratik, milletin sesini kesmeye, milleti bölmeye yönelik girişime asla kalkışamayacak. Bu, bunun göstergesidir.” değerlendirmesini yaptı.

Sarıeroğlu, OHAL’in uzatılması teklifinin Milli Güvenlik Kurulu’nda görüşülmesinin ardından bu hafta Meclis’e geleceğini hatırlatarak, “Bizim mücadelemiz hala devam ediyor. OHAL’in kalkmasıyla alakalı olarak şartlar henüz oluşmuş değil. Şu anda vatandaşlarımızın hayatını etkileyen, kısıtlayan bir OHAL şartı söz konusu değil. OHAL’le ilgili içinden geçtiğimiz durum, tamamen bir mücadele anlayışıyla paralel olarak ilerlemektedir. Bu mücadele hala DEAŞ’a, FETÖ’ye, PKK’ya, tüm terör örgütlerine karşı devam etmektedir. İnşallah bu hafta tekrardan bir uzatma şeklinde sürecimiz olacak.” diye konuştu.

“ACİL SERVİSLERİMİZDEN BÜTÜN VATANDAŞLARIMIZ FAYDALANIYOR”

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 81 milyon vatandaşın güvencesi olduğunu belirten Sarıeroğlu, şu bilgileri paylaştı:

“Geçmişte Bağ-Kur’luların sağlık hizmetinden faydalanabilmek için 240 gün prim ödemesi gerekiyormuş ve tek bir gün prim borcu olursa, hiçbir hizmetten faydalanılamıyormuş. İşçilerimiz açısından da sağlık hizmeti almak için 30 gün, 120 gün gibi sınırlar varmış. Bunların hepsini biz kaldırdık. Şu anda acil hallerde borcu olsa da olmasa da hiç kimseden para almıyoruz. Acil servislerimizden bütün vatandaşlarımız faydalanıyor. Hamile kadınlarımız, borçlu olsa da olmasa da hamile olduğu andan itibaren doğumun gerçekleşmesinden sonra 8 haftaya kadar tüm sağlık hizmetlerinden ücretsiz faydalanıyor. Trafik kazası, iş kazası, koruyucu sağlık hizmetleri gibi birçok alanda da borcu olsa da olmasa da vatandaşlarımız sağlık hizmetinden yine ücretsiz olarak faydalanıyor. 18 yaşına kadar bütün gençlerimiz devletin sağlık güvencesi altında. Borcu olan esnafımız, eskiden 1 gün bile borcu olsaydı hizmetlerden faydalanamıyordu. Şu anda 60 güne kadar bunu uzatmış durumdayız. Bir gelir testi uygulamamız var. Borcu olsa bile gelir testine girdiği zaman asgari ücretin brüt kişi başı üçte bire düşüyorsa gelir onun altındakiler hiçbir şekilde borcu da olsa para vermeden sağlık hizmetlerinden faydalanıyor. Üzerindekiler de 61 lira genel sağlık sigortası ödeyerek, yine borcu da olsa sağlık hizmetlerinden faydalanıyor.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, toplantının ardından bir gazetecinin “büyükanne maaşı” projesinin sona ermesiyle ilgili sorusu üzerine, projenin bir yıllık olduğunu ve tamamlandığını söyledi.

Benzer yazılar