Sadece Dinleme Kaydına Dayanılarak Ceza Verilmesi

Sadece Dinleme Kaydına Dayanılarak Ceza Verilmesi
125×125

Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesinde yer alan suçlar kapsamında bulunmayan bir fiile ilişkin olan ses kayıtlarının, tek başına delil olarak kullanılamayacağı ve hukuka uygun olarak elde edilmiş başka delil ve belgeler olmaksızın sadece bu delillere dayanılarak disiplin cezası verilemeyeceği hakkında.

T.C.

DANIŞTAY Beşinci Daire

Esas No : 2016/18730 Karar No : 2017/21649

TÜRK MÎLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü:

Dava; … İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/13. maddesinde yer alan “Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak” fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ……….. tarih ve ……. sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

……… İdare Mahkemesinin …….. tarih ve …………… sayılı kararıyla; dosyada bulunan telefon kayıtlarına ilişkin dökümlerin incelenmesi neticesinde davacının, hakkında gizlilik kararı olan olay ile ilgili haber muhabirleri ile ilgili sürekli iletişim halinde olduğu, olay hakkında karşılıklı bilgi alışverişinin sağlandığı, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/13. maddesinde yer alan fiilin sübut bulduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının … İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, …………….. isimli şahısların öldürülmesi olayıyla ilgili olarak ……….. Sulh Ceza Mahkemesinin ………………. no.lu kararıyla dosya taraflarının ve müdafilerinin dosyayı inceleme ve örnek alma yetkilerinin kısıtlanmasına karar verildiği, davacının bu olayla alakalı olarak … Haber Ajansı Temsilcisi … ve … muhabiri … ile telefon görüşmeleri yaptığı, bu durumun …………. Sulh Ceza Mahkemesince verilen ………………soruşturma sayılı iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararının uygulanması sonucunda elde edilen tapelerden tespit edildiği, disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadelerde davacı tarafından haber muhabirlerine herhangi bir şekilde bilgi verilmediği şeklinde beyanların bulunduğu, dava konusu işlemle, davacı hakkında gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak suçunu işlediği gerekçesiyle verilen meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 14.1.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ceza hukukunun temel ilkelerinin disiplin hukuku açısından da geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dava konusu meslekten çıkarma cezasına esas alınan ve davacıya isnat edilen fiilin, ………….. Sulh Ceza Mahkemesince verilen …………. soruşturma sayılı iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararının uygulanması sonucunda elde edilen tapelerden tespit edildiği görüldüğünden, öncelikle bu tapelerin davacıya verilen meslekten çıkarma cezası açısından delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı konusunun irdelenmesi gerekmektedir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217. maddesinin ikinci fıkrasında, yüklenen suçun hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmü yer almakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun …………… sayılı kararında, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin aynı Kanun’un 135. maddesinin altıncı fıkrasında sayılanlar dışında bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılamayacağı ve bu durumun delil değerlendirilmesi yasağı kapsamında olduğu kabul edilmiştir.

Bu bağlamda, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesinde yer alan suçlar kapsamında bulunmayan bir fiile ilişkin olan ses kayıtlarının, tek başına delil olarak kullanılamayacağı ve hukuka uygun olarak elde edilmiş başka delil ve belgeler olmaksızın sadece bu delillere dayanılarak disiplin cezası verilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.

Dava konusu disiplin cezasına gerekçe olan “Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak” fiili, anılan 135. maddedeki suçlar kapsamında yer almamasına rağmen, sadece tape kayıtlarından yola çıkılarak tesis edilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, davayı reddeden Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir