Memurluktan Çıkarılan Kişiye Mal Bildiriminde Bulunmadığı İçin Ceza Verilir mi?

Memurluktan Çıkarılan Kişiye Mal Bildiriminde Bulunmadığı İçin Ceza Verilir mi?

3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’na tabi personelin, görevi sona erdikten sonra 1 ay içerisinde mal bildiriminde bulunması gerekmektedir. Bir ay içinde mal bildiriminde bulunmayan personel hakkında mevzuatta yer alan hükümlere göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Bir kamu idaresinde görev yapan personel, memuriyetten çıkarılma cezası ile tecziye edilmiştir. Memurun eski kurumu ise 3628 sayılı yasa gereğince 1 ay içinde mal bildiriminde bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu personele disiplin cezası vermiştir. Memur cezanın mevzuata aykırı olduğunu iddia edip, iptali için dava açmıştır. Disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davayı temyizen inceleyen Danıştay 12. Dairesi, 3628 sayılı Kanunun 6/f maddesinin memurluktan çıkarılan memurlara uygulanamayacağına hükmetti.

T.C.

DANIŞTAY

Onikinci Daire

Esas No :2009/7516

Karar No : 2013/6366

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava; ………………emrinde muhafaza …………… olarak görev yapmakta iken Yüksek Disiplin Kurulu’nun ……………. tarihli kararıyla devlet memurluğundan çıkarılıp ……. tarihinde görevinden ayrılan davacının, belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmadığından bahisle, 657 sayılı Yasanın 125/D-j maddesi uyarınca “1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ……..İl Disiplin Kurulu’nun ………………………sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesi’nce; davacının görevinden ayrılması üzerine yasal sürede mal bildiriminde bulunma yükümlülüğünün tamamıyla kendisine yüklenmiş olduğu, bu hususta ayrıca davalı idareyi mal bildiriminde bulunmaya davetle yükümlü kılan bir mevzuat hükmünün de bulunmadığının anlaşılması karşısında davacının cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, Devlet memurluğundan çıkarma cezasına ilişkin ………………….. Yüksek Disiplin Kurulu’nun………………….. tarihli kararının iptali talebiyle açmış olduğu davanın henüz derdest olduğu, kesinleşmediği için mal beyanında bulunmadığı, mal bildiriminde bulunmamış olması nedeniyle hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu ancak Savcılıkça ”kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verildiği, mal bildirimi yapılması istemini içeren belgenin tebliğinin usulsüz yapıldığı, söz konusu hususları dikkate almadan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 6. maddesine göre,

Mal Bildirimlerinin;

a) Bu Kanun kapsamındaki göreve atanmada, göreve giriş için gerekli belgelerle,

b)Bakanlar Kurulu üyeliğine atanmalarda, atamayı izleyen bir ay içinde,

c)Seçimle gelinen görevlerde seçimin kesinleşmesi tarihini izleyen iki ay içinde,

d)Mal varlığında önemli bir değişiklik olduğunda bir ay içinde,

e) Yönetim ve denetim kurulu üyelikleri ile komisyon üyeliklerine seçim ve atamalarda göreve başlama tarihini izleyen bir ay içinde,
f)Görevin sona ermesi halinde, ayrılma tarihini izleyen bir ay içinde,

g) Gazete sahibi gerçek kişiler ile gazete sahibi şirketlerin yönetim ve denetim kurulu üyeleri faaliyete geçme tarihini, sorumlu müdürleri, başyazarları ve fıkra yazarları bu işe veya görevlerine başlama tarihini izleyen bir ay içinde,

Verilmesi zorunludur.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-j maddesinde ise; ”belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak” kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, …………………… emrinde muhafaza memuru olarak görev yapmakta iken Yüksek Disiplin Kurulu’nun ……….. tarihli kararıyla Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılıp …………………… tarihinde görevinden ayrılan davacının, belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmadığından bahisle İl Disiplin Kurulu’nun ………………. tarih ve …………….sayılı kararı ile 657 sayılı Yasa’nın 125/D-j maddesi uyarınca “1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, temyize konu davanın da bu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.

Disiplin cezalarının amacı, memuru görevine bağlamak ve kamu hizmetlerinin en iyi düzeyde yürütülmesini sağlamaktır. Disiplin cezaları kamu hizmetlerinin gereği gibi yapılması, memurların hiyerarşik düzen içerisinde uyumlu hareket etmesi, memuriyet şeref ve haysiyetini koruması, memuru iyi yola sevk etmesi amacıyla uygulanır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 124. maddesinin II fıkrasındaki “Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla….” ifadesi, disiplin cezalarının amacını ortaya koymaktadır.

Dolayısıyla, memuriyet içerisindeki hal ve davranışları nedeniyle bir kamu görevlisine memuriyet sıfatı sona erse bile disiplin cezası verilmesi mümkün iken, memuriyet görevi sona erdikten sonraki dönemde işlediği fiillerden dolayı disiplin cezası verilebilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.

Olayda, ……………….tarihli işlem ile devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılan ve ……………….. tarihinde göreviyle ilişiği kesilerek memuriyet sıfatı sona eren davacının, bu tarihten sonra işlediği ileri sürülen fiilleri nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılması hukuken mümkün olmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, 3628 sayılı Kanun’un 6/f maddesinde bahsi geçen mal bildiriminin, Devlet memurluğundan tamamen çıkarılan kişileri kapsayıcı bir hüküm olmadığı, bir üst fıkra olan 6/e fıkrası ile birlikte değerlendirildiğinde yönetim ve denetim kurulu üyelikleri gibi unvanlı görevlerden ayrılan ancak hali hazırda memuriyet sıfatını muhafaza eden kamu görevlilerine getirilen bir yükümlülük olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından; davacının, 657 sayılı Yasa’nın 125/D-j maddesi uyarınca “1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu durumda, hukuka aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile ………….. İdare Mahkemesi’nce verilen ……………… tarih ve …………sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. Maddesi uyarınca bozulmasına,

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir