Mal Bildirimini Zamanında Yapmayan Memurun Disiplin Cezası

Mal Bildirimini Zamanında Vermeyen Memura  Uyarılmadan  Ceza Verilemez.

Devlet memuru olarak atanan kişilerin en fazla dikkat etmesi gereken hususlardan biriside mal bildirimine ilişkin bildirimlerin hangi şartlarda ve durumlarda verileceğini bilmeleri ve buna göre mal bildirimi yapmalarıdır.Mal bildirim sürelerine ilişkin yeterli bilgi sahibi olmayan memurlarca mal bildirimine konu mallar edinildiğinde veya borçlarında meydana gelen artışlarda bildirim yapılmadığı takdirde memurlar disiplin cezaları ile karşı karşıya kalmaktadırlar.Devlet memurları kanununda kademe ilerlemesinin durdurulması başlığı altında “belirlenen süre ve zamanlarda mal bildiriminde bulunmama” fiili yer almaktadır.İdarece memurun belirlenen süre ve zamanlarda mal bildirimini yapmaması durumunda ilgili ceza ile cezalandırılması gerekmektedir.Ancak danıştay başkanlığı bazı vermiş olduğu kararlarda olayın mahiyetine göre farklı yorumlarda bulunmaktadır.Yazımız ekinde  yayınlamış olduğumuz kararda Danıştay Başkanlığınca “Mal Bildiriminde bulunmayan memur” hakkında verilen kararda özetle “Devlet memurlarının mal bildiriminde bulunması zorunluluğu, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele kapsamında getirilmiş bir düzenleme olup, bu suretle mal bildiriminde bulunması gereken kişilerin haksız mal edinmelerinin, gerçeğe aykırı bildirimde bulunmalarının önüne geçilmesi ve bu kişilerin denetlenmesi amaçlanmıştır.
Davacının soruşturmaya konu otomobile ilişkin olarak süresi içinde mal bildiriminde bulunmamış olduğu açık ise de, savunma dilekçesinde beyan edilen hususlar ve aracın banka kredisi ile alınmış olması ve ödemelerinin maaş hesabından yapılıyor olması hususları birlikte ele alındığında, söz konusu müeyyidenin amacı, davacının haksız ve geliri ile mütenasip olmayan mal edindiğine ve edindiği malı gizleme maksadı taşıdığına yönelik herhangi bir iddia ve tespitin bulunmaması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının disiplin cezasını gerektirecek nitelikte bir eyleminin bulunmadığı, dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.” denmektedir.

Danıştay Başkanlığının zamanında verilmeyen mal bildirimleri nedeniyle verilen disiplin cezasını onadığı kararlarının da olduğunu hatırlatarak ilgili kararı yayımlıyoruz.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2013/9422 E. , 2016/3389 K.

“İçtihat Metni”

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, Sosyal Bilgiler öğretmeni olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-(j) maddesi uyarınca bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 08/08/2012 tarihli ve 8912 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, mal bildiriminde bulunmadığı tespit edilen davacıya Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkındaki Yönetmeliğin 17. maddesi hükmü uyarınca ihtarda bulunularak bundan sonraki ayda mal bildiriminde bulunmadığı takdirde disiplin cezası verilmesi gerektiği, bu usule uyulmaksızın tesis edilmiş olan dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-(j) maddesinde; “belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak” kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126’ncı maddesinde, “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezasıvermekte serbesttirler.” hükmü getirilmiştir.

Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmeliğin “Süresinde mal bildiriminde bulunmama” başlıklı 17’nci maddesinde, “Bu Yönetmelikte belirtilen süreler içinde mal bildiriminde bulunmayanlara, bildirimin verileceği mercilerce yazılı olarak ihtarda bulunulur. Bu ihtar, ilgilisine Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ olunur. İhtarın kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde bildirimde bulunmayanlar hakkında gerekli işlem yapılmak üzere yetkili Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesi yer almaktadır.

Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplinhukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; öğretmen olarak görev yapan davacının kullanmış olduğu otomabilin kime ait olduğu ve mal bildiriminde bulunulup bulunulmadığı hususlarına ilişkin olarak verilen olur üzerine düzenlenen soruştuma raporunda, davacının asker öğretmen olarak askerlik görevini yerine getirdiği dönemde 01.11.2010 tarihinde edindiği otomabiline ilişkin olarak 01.07.2011 tarihinde öğretmen olarak göreve başladıktan sonra süresi içinde mal bildiriminde bulunmadığının tespit edildiği ve savunmasının istenildiği, davacının savunmasında otomobili satın aldığı dönemde askerlik görevini yerine getiriyor olması nedeniyle mal bildiriminde bulunamadığını, göreve başladıktan sonra yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle unuttuğunu, söz konusu otomabili banka kredisiyle aldığını ve ödemelerini de düzenli olarak maaş hesabından yaptığını, mal gizleme amacının olmadığını beyan ettiği, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği belirtilerek iki yıl kademe ilerlemesinin durdurulması teklifi üzerine disiplin kuruluncadavacının savunmasında belirttiği hususlar dikkate alındığında kastının bulunmadığı, olayda ağırlaştırıcı bir neden de bulunmadığı, bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması gerektiği belirtilerek teklifin reddine karar verildiği, Valilik Makamının 08.08.2012 tarihli ve 8912 sayılı işlemi ile davacının bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Temyize konu kararda, davacının mal bildiriminde bulunması için kendisine yukarıda metnine yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca ihtarda bulunulması gerektiği belirtilmiş ve bu gerekliliğe uyulmaması nedeniyle işlemin iptaline hükmedilmiş ise de, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 22’nci maddesi uyarınca çıkartılan Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmeliğin, ilgilisine ihtarda bulunulmasının disiplin uygulamasına ilişkin bir zorunluluk olarak değerlendirilmesini gerektirecek bir hüküm içermediği, aksine maddenin devamında ihtara rağmen mal bildiriminde bulunmayanlar hakkında Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağının kurala bağlandığı, dolayısıyla bu durumun ilgili Kanun hükümleri kapsamında cezai koğuşturmaya ilişkin bir uygulama olduğu anlaşılmaktadır.

Bakılan olayda, her ne kadar İl Disiplin Kurulu tarafından ağırlaştırıcı bir neden bulunmadığı belirtilerek bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de aynı kararda, davacının savunmasında belirttiği hususlardan hareketle suç işleme kastının olmadığı açık biçimde ifade edilmek suretiyle teklifin reddine karar verilmiş olduğu, bunun üzerine atamaya yetkili amir sıfatıyla Valilik Makamı tarafından dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Bu durumda, dava konusu işlemin yukarıda açık metnine yer verilen ve disiplin kurulunca teklifin reddi halinde atamaya yetkili amirlerin bir başka ceza verebileceklerine ilişkin düzenlemeye aykırı olduğu, işlemin bu nedenle iptaline hükmedilmesi gerekirken kararda belirtilen gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle ile Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile sonucu itibarıyla onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerine bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 30/05/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir