Hakkında Soruşturma Yapılan Kişi Aynı Olayda Tanık Olarak İfade Verebilir mi?

Hakkında Soruşturma Yapılan Kişi Aynı Olayda  Tanık Olarak İfade Verebilir mi?

Hakkında Soruşturma Yapılan Kişi Aynı Olayda Tanık Olarak İfade Verebilir mi?

Bir memura idaresince verilen disiplin cezasının Danıştaya intikal etmesi üzerine Danıştay Başkanlığınca verilen kararda ;Memur  hakkında yapılan disiplin  soruşturmasında  muhakiklerce alınan ifadeler arasında aynı olayla ilgili olarak haklarında ceza soruşturması açılan kişilerin olduğu bu nedenle aynı olay kapsamında şüpheli konumunda olan kişilerce verilen ifadelerin tarafsız olamayacağı gerekçesi ile memur hakkında verilmiş olan ceza iptal edilmiştir.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2012/136 E.  ,  2015/5992 K.
“İçtihat Metni”

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) :
Vekili :
Karşı Taraf (Davacı) :
İstemin Özeti : … İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:…; K…sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hâkimi :
Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
Dava; …davacı tarafından,… olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendi uyarınca üç yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 02.11.2009 tarihli ve 6 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, isnat edilen fiilin davacı tarafından işlendiğinin, gerek ön inceleme raporunda gerekse disiplin soruşturma raporunda yer alan bilgi ve belgeler ile ifadesine başvurulan kişilerin hiçbirisince doğrulanmaması nedeniyle sübuta ermediği, dolayısıyla, davacının görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak fiilini işlediğinin somut olarak ortaya konulamamış olması nedeniyle tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendinde; “Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak” fiili kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, …davacı hakkında,… olarak görev yaptığı döneme ilişkin olarak bazı kamu görevlileri ile birlikte …. Kontrolörü tarafından düzenlenen 27.01.2009 tarihli ve 132/10 sayılı ön inceleme raporunda tespit edilen hususlara ilişkin olarak disiplin soruşturması başlatıldığı, yapılan soruşturma sonrası düzenlenen 02.10.2009 tarihli ve 2407 sayılı disiplin soruşturma raporunda özetle; davacının eşinin firmasının başka bir firma aracılığıyla davalı idareye mal ve hizmet sattığı, bu suretle davacının menfaat temin ettiğinden bahisle getirilen teklif doğrultusunda, 02.11.2009 tarihli ve 6 sayılı işlem ile davacının, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendi uyarınca üç yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan olayda, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … tarihli ve Soruşturma No:…, Esas No:…, İddianame No:… sayılı iddianamesi ile; görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, edimin ifasına fesat karıştırma ve zimmet suçlamalarıyla davacı hakkında dava açıldığı görülmüş olup, açılan ceza davasında davacı hakkında verilen karar beklenilmeden İdare Mahkemesince verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu cezaya dayanak soruşturmada, muhakkik tarafından ifadelerine başvurulan altı tanıktan beşinin yukarıda bahsedilen iddianame ile haklarında aynı zamanda ceza davası açılan kişiler olduğu görülmüş olup, bu nedenle bu kişilerin soruşturmada tarafsız olamayacakları göz önünde bulundurulduğunda soruşturmanın eksik yapıldığı, ayrıca, davacının soruşturmayı yürüten muhakkik ile aralarında husumet bulunduğuna ilişkin iddiasının da Mahkemece değerlendirilmediği görülmekte olup, bu hususlar değerlendirilmeden verilen İdare Mahkemesi kararında bu yönden de hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 18/11/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir