Disiplin Soruşturması Örnek Kararlar

Disiplin Soruşturması Örnek Kararlar
125×125

657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yapılan disiplin soruşturmaları neticesinde Danıştay Başkanlığınca çeşitli zamanlarda verilmiş olan örnek mahkeme  kararları  yazımız ekindedir.

1″... Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezası, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır. Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturulması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir. Bu özellik, disiplin cezasının yeni bir idari işlemle ortadan kaldırılmasına engeldir. Ceza ancak bir yargı kararı yahut yasama tasarrufu ile iptal edilebilir veya ancak disiplin cezasının ağırlığına göre, belli süreler geçtikten sonra sicil dosyasından silinmesi atamaya yetkili amirden istenebilir…” (Danıştay 8.Dairesi’nin 12/10/1988 tarihli ve 1998/4988 esas, 1998/3015 sayılı kararı)

2 “… Disiplin cezalarını yetkili disiplin amirlerinin vermesi gerektiği, aksi halde tesis edilen ceza kararının yetki yönünden hukuka aykırı olacağı…” (Danıştay 8. Dairesi’nin 19/06/2009 tarihli ve 2008/8588 esas, 2009/384 sayılı kararı); “… 657 sayılı Kanun’un disiplin âmiri sıfatıyla bakana tanıdığı disiplin cezası verme yetkisinin devredilemeyeceği…” (Danıştay 1. Dairesi’nin 05/07/1984 tarihli ve 1984/72 esas,1984/155 sayılı kararı)




3 “… 657 sayılı Yasa’nın zamanaşımı başlıklı 127. maddesinde düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı sürelerinin, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğu ve anılan kanunda öngörülmüş olan 1 ve 6 aylık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması neticesinde verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı…” (Danıştay 12. Dairesi’nin 21/03/2012 tarihli ve 2011/6930 esas, 2012/1639; 03/04/2012 tarihli ve 2011/10393 esas, 2012/1909; 03/04/2012 tarihli ve 2011/10393 esas, 2012/1909 sayılı kararları)

4 “… Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra, disiplin cezası verilemeyeceği…” (Danıştay 12. Dairesi’nin 12/10/2010 tarihli ve 2009/6216 esas, 2010/4901; 21/05/2010 tarihli ve 2010/2373 esas, 2010/2743; 13/09/2011 tarihli ve 2011/2014 esas, 2011/4103 sayılı kararları)

5 “… Ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında kullanılamayan veya kullanılmayan bir kısım delillerin disiplin soruşturması ve yargılaması sırasında kullanılmasında hukuka aykırı bir durum olmadığı gibi, disiplin hukukunda kimi durumlarda kanaatin yeterli olması nedeniyle, bunu yasaklayan bir düzenlemeye de yer verilmemiştir..” (Danıştay 12.Dairesi’nin 04/02/2011 tarihli ve 2010/64 esas, 2011/474 sayılı kararı); “… Disiplin cezaları ve ceza verilmesine neden olan eylemler, memurların çalıştıkları kurumun düzenine aykırı fiilleri nedeniyle kendilerine uygulanan zorlayıcı önlemler niteliğinde olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiilin niteliğine göre ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması disiplin hukuku yönünden ortada bir ceza mahkûmiyeti bulunmadığından bahisle disiplin cezası uygulanmaması sunucunu doğurmayacağı…”
(Danıştay 12. Dairesi’nin 25.05.2012 tarihli ve 2011/9670 esa, 2012/3553 sayılı kararı)

6 “… Memur hakkında disiplin soruşturması yapılmaksızın doğrudan savunması alınarak disiplin cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı…” (Danıştay 12. Dairesi’nin 05/07/2005 tarihli 2002/1367 esas, 2005/2816 sayılı kararı)

7 “… Disiplin soruşturmalarının objektiflik ve tarafsızlık ilkelerine göre yürütülmesi gerektiği…” (Danıştay İdarî Dava
Daireleri Kurulu’nun 29/11/2007 tarihli ve 2004/611 esas, 2007/2412; 12. Dairesi’nin 04.05.2005 tarihli ve 2002/875esas, 2005/1729; 16/03/2011 tarihli ve 2008/7251 esas, 2011/1152 sayılı kararları)

8 “… Disiplin cezası gerektiren herhangi bir fiilin öğrenilmesi hâlinde disiplin amirince bir soruşturmacı atanarak
ayrıntılı bir soruşturma yapılması gerektiği, soruşturmacı atanmadan ve yöntemine uygun bir soruşturma
yapılmadan disiplin cezası verilemeyeceği…” (Danıştay 12. Dairesi’nin 18.11.2005 tarihli ve 2002/2424 esas,
2005/4113; 23.03.2010 tarihli ve 2007/1731 esas, 2010/1647 sayılı kararları)

9″... Soruşturmacıların memurluk görev ve derecelerinin, haklarında soruşturma yapacakları memurlardan üst ya da
hiç olmazsa aynı düzeyde olmasının idare hukuku ilkeleri bakımından ve memuriyet güvencesi yönünden önem
taşıyacağının kuşkusuz olduğu…” (Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 14.03.1986 tarihli ve
1985/141 esas, 1986/18 sayılı kararı)

10″… Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların takdir yetkisini kullanırken öncelikle; ilgililerin geçmiş
hizmetleri ile sicil durumlarına göre bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağını değerlendirmeleri…”
(Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 21/04/2011 tarihli ve 2007/1200 esas, 2011/268 sayılı kararı)

11 “… Sendika temsilcilerinin disiplin kurulu toplantılarına katılacağı…” (Danıştay 12.Dairesi’nin 04/04/2012 tarihli
ve 2009/4526 esas, 2012/1924 sayılı kararı.)

12 “… Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerinin işlenildiğinin öğrenilmesi hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturmada; varsa iddia sahipleri ile olayın açıklığa kavuşması için gerekli tanık ve davacının ifadeleri alınarak yapılacak araştırma ve inceleme ile soruşturma sonucunda olayın değerlendirilmesi; adli, idari ve disiplin yönünden
soruşturulan hakkında soruşturmacı kanaat teklifinin de yer aldığı soruşturma raporunun hazırlanması, olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması…” (Danıştay 12. Dairesi’nin 13/03/2009 tarihli
ve 2007/342 esas, 2009/1324 sayılı kararı)

13″... Olayın açıklığa kavuşması için gerekli tanık ve davacının ifadeleri alınarak yapılacak araştırma ve inceleme ile
soruşturma sonucunda olayın değerlendirilmesi; adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan hakkında soruşturmacı kanaat teklifinin de yer aldığı soruşturma raporunun hazırlanması, olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması… bu hâlde olayın tüm gerçekliği ile ortaya konulduğu soruşturma raporu da incelenmek suretiyle davacı hakkında karar verilmesi gerekirken; davacının adlî yargılama sonucu tanık ifadeleri
ile sadece Yüksek Disiplin Kuluru’nda sözlü savunması alınarak verilen disiplin cezasında hukuki isabet görülmediği…” (Danıştay 12. Dairesi’nin 13/11/2007 tarihli ve 2005/3486 esas, 2007/5000 sayılı kararı)

14 “… Usûlüne uygun tebligat yapılmadan ve savunması alınmadan verilen disiplin cezasının iptalinin mevzuata uygun olduğu…” (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 27.10.1989 tarihli ve 1989/401 esas, 1989/156; 17/02/2011 tarihli ve 2007/1846 esas, 2011/6 sayılı kararı)

15 “… İlgiliye, idarenin işlemini gerekli kılan suçlama konularını önceden açıkça bildirerek savunmasını almasının idari işlemlere güveni ve hukuka uygunluk yönünden isabet oranını artıracağı kuşkusuzdur…” (Danıştay 8. Dairesi’nin 06/06/1991 tarihli ve 1990/4297 esas, 1991/1099 sayılı kararı)

16″... Bir idari yaptırım olan disiplin cezasının verilebilmesi için, cezanın dayanağı olan fiilin hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması gerekmektedir. Bu belirlemeyi yapabilmek için tarafsız ve usulüne uygun olarak yapılacak olan bir soruşturma sonucunda düzenlenen disiplin soruşturma raporu bulunmalıdır. Disiplin kurulları, disiplin cezasına esas fiilin kişi tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini ancak bir soruşturma raporunu değerlendirerek tespit edebilecekler ve bu rapora dayalı olarak ceza tayinine gidebileceklerdir…” (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 07/12/2006 tarihli ve 2003/172 esas, 2006/2053; 29/11/2007 tarihli ve 2004/611 esas, 2007/2412 sayılı kararları)

17 “… Ayrıntılı bir soruşturma raporunun yapılması gerektiği…” (Danıştay 12. Dairesi’nin 18/11/2005 tarihli ve 2002/2424 esas, 2005/4113 sayılı kararı)

18 “… Disiplin cezalarını yetkili disiplin amirlerinin vermesi gerektiği,aksi hâlde tesis edilen ceza kararının yetki yönünden hukuka aykırı olacağı…” (Danıştay 8. Dairesi’nin 19/06/2009 tarihli ve 2008/8588 esas, 2009/3840 sayılı
kararı)

19 “… Atamaya yetkili amirin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını verebilmesi için yetkili disiplin kurulu kararının bulunmasının şart olduğu, aksi hâlde verilecek cezanın yetki yönünden hukuka aykırı olacağı…” (Danıştay 12.Dairesi’nin 29/05/2003 tarihli ve 2003/1230 esas, 2003/1693 sayılı kararı)

20 “… Bakanlık Disiplin Kurulu’nun Yüksek Disiplin Kurulu’na dosya sevk yetkisinin bulunduğu…” (Danıştay 12. Dairesi’nin 15/03/2012 tarihli ve 2011/9023 esas, 2012/1561; 21/11/2012 tarihli ve 2011/6180 esas, 2012/9189; 10/04/2013 tarihli ve 2010/1506 esas, 2013:2533; 26/09/2013 tarihli ve 2013/3410 esas, 2013/6676 sayılı kararları)

21″... Disiplin cezası kararlarında itiraz ve yargı yolunun gösterilmesinin zorunlu olduğu…” (Danıştay 12.Dairesi’nin 18/02/2013 tarihli ve 2011/3449 esas, 2013/641 sayılı kararı)

22 “… Daha önce disiplin cezası almış olduğu suçu tekrar işlemeyip,başka bir disiplin suçu işlediği tespit edilen ilgiliye, tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle bir üst ceza verilemeyeceği…” (Danıştay 10. Dairesi’nin 29/03/1990 tarihli 1988/1946 esas, 1990/720 sayılı kararı)

23 “… Cezaya esas olmuş fiil ve hâlin, cezanın kesinleşmesinden itibaren, bu cezanın sicilden silinme süresi içerisindeyeniden tekrar edilmesi şartının gerçekleşmemesi durumunda tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı…”
(Danıştay 12. Dairesi’nin 07/03/2011 tarihli ve 2008/6615 esas, 2011/967 sayılı kararı)

24 “… Cezaların tekerrüründen değil, disiplin cezalarının verilmesine sebep olunmuş, fiil veya hâllerin tekerrüründenbahsedildiğinden, söz konusu fiil ve hâller nedeniyle verilen disiplin cezaları affedilmiş olsa bile ilgiliye tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği…” (Danıştay 12. Dairesi’nin 08/11/2000 tarihli ve 2000/3109 esas, 2000/3834 sayılı kararı)

25“... Tekerrür nedeniyle bir derece ağır ceza verilirken, işlenen suçun niteliği hangi cezayı gerektiriyorsa bu cezanın
bir derece ağırının verilebileceği, yoksa her suç işlenişinde önceki cezanın bir üstü cezanın verilemeyeceği…” (Danıştay 12. Dairesi’nin 24/11/2009 tarihli ve 2007/5084 esas, 2009/6597 sayılı kararı)

26 “… Geçmiş çalışmaları başarılı veya sicillerinin çok iyi olması hâlinde, ya da hafifletici nedenlerin bulunması durumunda daha hafif bir ceza verilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanınmış ise de; belirtilen Anayasa ve yasal düzenleme karşısında yargı yerlerince, idarenin yerine geçerek memurun geçmiş hizmetlerinin ve sicillerinin değerlendirilmesi sonucu, idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde idareyi bir derece hafif ceza vermeye zorlamak hukuken mümkün olmadığından, bir alt ceza verilmesi gerektiği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır…

27 “… Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların; öncelikle, ilgililerin geçmiş hizmetleri ile sicil durumlarına
göre, bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmaları ve bu değerlendirmenin sonucuna göre ceza vermeleri gerektiği…” (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 22/02/2007 tarihli ve 2005/374 esas, 2007/103; 21/04/2011 tarihli ve 2007/1200 esas, 2011/268 sayılı kararı)

28 “… Bir alt cezayı esas cezayı vermeye yetkili kurulun vermesi gerektiği…” (Danıştay 12.Dairesi’nin 01/07/2011
tarihli ve 2011/5000 esas,2011/3620 sayılı kararı)

29 “… Davacının kınama cezası ile cezalandırılmasını gerektiren eylemi nedeniyle, 24 ay uzun süreli kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması işleminde orantılılık ilkesinin ihlal edildiği…” (Danıştay 12.Dairesi’nin 26.12.2006 tarihli ve 2003/3174 esas, 2006/6690 sayılı kararı);

30″… Bir memur hakkında takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunmasının disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu…” (Danıştay 8. Dairesi’nin 11.12.1997 tarihili ve 1995/3680 esas, 1997/3928 sayılı kararı)

31 “… İnfaz ve Koruma Memuru olan davacının ‘Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak’ suçundan sübuta eren eyleminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesi kapsamında utanç verici hareketler olarak değerlendirilip Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde, usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı yönündeki …. idare mahkemesinin kararının onanmasına…” (Danıştay 12. Dairesi’nin 23/05/2008 tarihli ve 2006/1541 esas, 2008/3078 sayılı kararı)

32 “… Memurun ceza yasasına göre mahkûm olması ya da olmamasının disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, disiplin hükümleri bakımından adli yargıda suç sayılan fiili nedeniyle delil yetersizliğinden beraat etmiş olduğuna bakılmaksızın Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı…”
(Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 20/06/2003 tarihli ve 2003/67 esas, 2003/436 sayılı kararı)

33″… İdarelerin 657 sayılı Kanun’un saptanmış olan zamanaşımı süreleri dışında disiplin cezası vermesi mümkün bulunmamaktadır. Ancak ilgili idarenin süresi içinde disiplin cezası vermesiyle zamanaşımı süresinin kesileceği açık olup böyle bir durumda disiplin cezasının idarî yargı yerince aynı konuda yeniden işlem tesisini gerektirecek biçimde iptali üzerine zamanaşımı süresinin yeniden işletilmesi de olanaksız bulunmaktadır…” (Danıştay 8.
Dairesi’nin 07/10/1996 tarihli ve 1996/3070 esas, 1996/2443 sayılı kararı)

Diğer güncel makalelerimizden haberdar olmak için Facebook Grubumuza Üye Olabilirsiniz.

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir