Disiplin Cezasında Uzlaştırma İşlemleri Dikkate Alınır mı?

Disiplin Cezasında Uzlaştırma İşlemleri Dikkate Alınır mı?

Davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesince, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 253. ve 254. maddeleri   gereğince  uzlaştırma işlemleri için gereği yapılmak üzere bozulması üzerine, dava konusu uyuşmazlığın esasının uzlaşma işlemleri sonucunda verilecek kararın da göz önünde bulundurularak  yeniden değerlendirilmesi gerektiği hakkında.

T.C.

DANIŞTAY

Onikinci Daire

Esas No : 2016/7586

Karar No : 2018/1451

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava; Kütahya Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’nde bekçi- bakıcı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 05.08.2013 tarihli ve 2013/03 sayılı Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/01/2014 tarihli E:2013/315,K:2014/32 sayılı kararı ile davacının eylemlerinin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle 1 yıl 6 ay hapis ve 300 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının gerek söz konusu mahkeme kararı kapsamında . isimli şahsa yönelik davranışlarının, gerekse memur sıfatını kullanarak esnaftan, çeşitli firmalardan ve bazı kişilerden karşılıksız mal veya hizmet ya da borç alıp karşılıklarını ödememe şeklindeki tutumlarının Devlet memuru olmanın gerekleriyle bağdaşmadığı, davacının 657 sayılı Kanun’un eylemine uyan 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında ve daha önce de disiplin cezaları almış olması nedeniyle, dava konusu işlemin tesisinde bir derece hafif olan cezanın uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-(g) maddesinde “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, Kütahya Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde bekçi-bakıcı olarak görev yapan davacı hakkında, … isimli şahıs tarafından Kütahya Valiliği’ne verilen şikayet dilekçesinde, davacının kendisini evlenme vaadiyle aldatıp dolandırdığını belirttiği ve ayrıca davacıya ait 28 adet icra takibinin mevcut olduğu, telefon ile veya bizzat müracaat ederek alacağı olduğunu ve/veya dolandırıldığını ifade eden birçok kişi ve esnafın olduğu, kurumun alışveriş yaptığı işyerlerinden ödeme kastı olmaksızın alışveriş yaptığı iddialarının araştırılması için 16.11.2012 tarihli 2153 sayılı Genel Müdürlük oluru ile davacı hakkında soruşturma başlatıldığı, 16.01.2013 tarihli 43/11-2 sayılı soruşturma raporu ile davacının dolandırıcılık ve genel ahlaka aykırı davranmak eylemlerini gerçekleştirdiği kanaatine varıldığı ve 657 sayılı Kanun’un 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, getirilen teklif doğrultusunda 05.08.2013 tarihli 2013/03 sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile 657 sayılı Kanun’un 125/E-(g) maddesi uyarınca davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bakılan olayda, davacının dolandırıcılık ve gayri ahlaki bir durum içinde olduğu iddialarının gerçeği yansıttığı, kendisini özel görevli, stadyum amiri gibi tanıtarak ve evli olduğunu söylemeyerek, lojman ve stadyum ViP salonunu kullanarak güven sağladıktan sonra, duygu sömürüsü ve memuriyetin inandırıcılığını da katarak, eşinin dışında üç kişiyi daha aynı zaman dilimi içerisinde kandırdığı, çeşitli hile ve yalanlarla bu kişilerin kredi kartlarını ve paralarını alıp kullandığı, bu kişileri esnafa ve firmalara borçlandırdığı, öncelikle Kütahya Gençlik Hizmetleri ve Spor il Müdürlüğü ile ilişkisi olan esnaf ve firmaları, sonrasında Müdürlüğün yakın çevresindeki esnaf ve firmaları ve daha sonra diğer mesafedeki esnafı, beyaz eşya, elektronik ve giyim mağazalarının çalışanlarını, köfteci, bakkal, taksici, market, lokanta, büfecileri kandırarak mal, hizmet ve paralarını alarak ödemediği, sıkıştığında senet verdiği, alacağını isteyen bazı firmaları mallarını kötülemek ve kendilerinden mal aldırtmamakla tehdit ettiği, alacaklılarını uzun zaman oyaladığı ve direncini kaybeden bir çoğunun alacaklarını takipten vazgeçtikleri, bazı alacaklıların Müdürlüğe ve lojmana gelip küfür ve hakaretler ettikten sonra bıkarak alacaklarından vazgeçtiği, soruşturmanın başladığı ana kadar hakkında kesinleşmiş 28 icra dosyasının olduğu, dolandırıcılık ve genel ahlaka aykırı davranmak suçlarını işlediği kanaati ile davacı hakkında verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptali istemiyle açılan davada, davacıya isnat olunan eylemlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, idarece yapılan soruşturma sonucunda anılan fiillerin sübuta erdiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve net bir şekilde ortaya koyulup koyulmadığının Mahkemece araştırılması gerekirken, idare Mahkemesince davacıya isnat olunan dolandırıcılık fiilleri ile gayrı ahlaki fiillerin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan, davacının dolandırıcılık fiilini gerçekleştirdiğinin Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:2013/315 K2014/32 sayılı kararıyla ortaya çıktığı, davacının gerek söz konusu mahkeme kararı kapsamında . isimli şahsa yönelik davranışlarının, gerekse memur sıfatını kullanarak esnaftan, çeşitli firmalardan ve bazı kişilerden karşılıksız mal veya hizmet ya da borç alıp karşılıklarını ödememe şeklindeki tutumları gerekçesiyle ve eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, davacı hakkında Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:2013/315, K2014/32 sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının, Yargıtay 15. Dairesi’nin 29/05/2017 tarihli E:2017/6490, K2017/12079 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılmak üzere bozulduğu hususu da göz önüne alındığında, dava konusu uyuşmazlığın esasının uzlaşma işlemleri sonucunda verilecek karar da göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 05/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir