Disiplin Cezalarına İtiraz Sürelerinin Hesabında Tatil Günleri Dahil mi?

Disiplin Cezalarına İtiraz Sürelerinin Hesabında Tatil Günleri Dahil mi?
125×125

Disiplin Cezalarına İtiraz Sürelerinin Hesabında Tatil Günleri Dahil mi?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “itiraz” başlıklı 135. maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.” hükmü yer almaktadır.İlgili hüküm gereği almış olduğu disiplin cezasının memura tebliğ edilmesi ile birlikte memurun ilgili cezaya itiraz süresi başlar.7 günlük itiraz süresinin hesabında hafta tatili dini ve ulusal bayram gibi tatil günlerinin denk gelmesi durumunda itirazda süre hesabı nasıl yapılmalıdır.

Konuya ilişkin olarak kanun maddesinde yer alan düzenlemeye göre disiplin cezasına itiraz süresi gün hesabı üzerinden belirlenmiştir.Bu nedenle hesaplama iş günü üzerinden değil takvim günü üzerinden yapılmalıdır.Disiplin cezasına itiraz da son gün hafta sonu tatili dini veya milli bayramlar nedeniyle tatil edilen günlere denk gelmesi durumunda ise bu tatil günlerinin bitimini takip eden ilk mesai günü itirazın son günü olarak değerlendirilerek işlem yapılması gerekmektedir.

Disiplin cezalarına itiraz etme sürelerine ilişkin hafta tatili,resmi ve dini bayramlar gibi sürelerin 7 günlük süre içinde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve 7 günlük itiraz süresinin ne zaman sona ereceği konusunda Danıştay Başkanlığınca verilmiş olan bir kararda da ilgili hususlar hakkında karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2013/3553
Karar No : 2015/7152

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):
Vekili :

Karşı Taraf (Davalı) : – KARAMAN
Vekili : Av.
İstemin Özeti : Konya 2. İdare Mahkemesince verilen 29/01/2013 tarihli ve E:2013/132, K:2013/46 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi :
Düşüncesi : Kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının Mali Hizmetler Müdürlüğü Su Tahakkuk-Tahsilat Şefliği bünyesinde yürüttüğü görevi sırasında işlediği iddia edilen fiil nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-c maddesi uyarınca iki yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması ancak bulunduğu kadronun son kademesinde olduğundan bahisle, 657 sayılı Kanun’un 125/5. maddesi uyarınca 3/8 oranında maaşından kesinti yapılması suretiyle uygulanmasına ilişkin 12.10.2012 tarih ve 224 sayılı Belediye Disiplin Kurulu kararının iptali ile maaşında kesilen 670,37-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesince, davacıya iki yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesine, ancak bulunduğu kadronun son kademesinde olduğundan bahisle, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin sondan 3. fıkrası uyarınca 3/8 oranında maaşında kesinti yapılması suretiyle uygulanmasına ilişkin Belediye Disiplin Kurulu’nun 12.10.2012 tarih ve 224 sayılı kararının 19.10.2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, söz konusu tebligatın usule uygun olarak yapıldığının belirlendiği, ardından 30.10.2012 tarihli dilekçeyle itirazda bulunulduğu, ancak 7 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğinden bahisle, Bakanlık Personel Genel Müdürlüğü’nün 12.12.2012 gün ve 23089 sayılı işlemiyle itiraz dilekçesi ve eklerinin iade edildiği, bu yazının 24.12.2012 tarihinde tebliği üzerine 25.01.2013 tarihinde bakılan davanın açıldığı, bu durumda süresi içerisinde itiraz edilmemekle daha önce disiplin cezasının kesinleştiği anlaşıldığından, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün ilgili yazısının tebliği üzerine 60 günlük dava süresinin işlemeyeceği, bundan önce 12.10.2012 günlü işlemin tebliği ve kesinleşmesini müteakip 60 günlük dava süresi içerisinde dava açılması gerekirken, anılan süre geçirildikten sonra 25.01.2013 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “itiraz” başlıklı 135. maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.
Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.” hükmü yer almaktadır.
Disiplin cezaları, anılan düzenleme gereği 7 günlük itiraz süresinin sonuna kadar kesinleşmeyecektir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 93. maddesinde, “Resmi tatil günleri, süreye dahildir. Sürenin son gününün resmi tatil gününe rastlaması halinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter” kuralına yer verilmiştir.
Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği’nin “Cumhuriyet Bayramı törenleri” başlıklı 4. maddesinde, “Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim günü ulusal bayramdır. Türkiye’nin içinde ve dışında Devlet adına yalnız 29 Ekim günü tören yapılır. Bayram 28 Ekim günü saat 13.00’te Başkentte yapılan yirmibirpâre top atışı ile başlar ve 29 Ekim günü saat 24.00’te son bulur.” hükmü yer almaktadır.
Bakılan davada, davacı hakkında tesis edilen disiplin cezası verilmesine ilişkin işlemin davacıya 19.10.2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu cezaya karşı tebliğ tarihini izleyen 7 gün içinde en son 26.10.2012 tarihinde itiraz edilmesi gerekmekte ise de, söz konusu tarih 2012 yılı Kurban Bayramı tatilinin 2. gününe rastladığı, tatilden sonraki ilk mesai günü de 29 Ekim Cumhuriyet bayramı tatiline rastladığı, davacının sonraki ilk mesai günü olan 30.10.2012 tarihinde dava konusu işleme itiraz ettiği, ancak 7 günlük süre içerisinde itiraz etmediğinden bahisle İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün 12.12.2012 tarih ve 23089 sayılı işlemiyle itiraz dilekçesi ve eklerinin iade edildiği, bu yazının 24.12.2012 tarihinde tebliği üzerine 25.01.2013 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, süresi içerisinde itiraz edildiği anlaşılan disiplin cezasının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün yukarıda anılan ilgili yazısının tebliği üzerine 60 günlük dava açma süresinin işlemeye başlayacağı göz önüne alındığında, 25.01.2013 tarihinde açılan dava süresinde olduğundan, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 23/12/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir