CİMER Kanalıyla Gönderilen Dilekçe İle 4483 Kapsamında Yapılan İşleme İtiraz Edilebilir mi?

CİMER Kanalıyla Gönderilen Dilekçe İle 4483 Kapsamında Yapılan İşleme İtiraz Edilebilir mi?

Danıştay Birinci Dairesi, 4483 sayılı yasa kapsamında yapılan bir soruşturma sonucunda verilen karara, şikayetçi tarafından BİMER aracılığıyla gönderilen dilekçenin itiraz dilekçesi olarak kabulünün mümkün olmadığına hükmetti. Karar CİMER kanalıyla yapılan başvurular için de geçerlidir.

T.C.

D A N I Ş T A Y Birinci Daire

Esas No : 2017/2230

Karar No : 2017/2320

Gereği Görüşülüp Düşünüldü:

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 9’uncu maddesinde, yetkili merciin soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararının Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisine ve varsa şikayetçiye bildirileceği, soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin, soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikayetçinin, izin vermeye yetkili merciler tarafından verilen işleme koymama kararına karşı da şikayetçinin itiraz yoluna gidebileceği, itiraz süresinin ise yetkili merci kararının tebliğinden itibaren on gün olduğu hükme bağlanmıştır.

4483 sayılı Kanunun 9’uncu maddesinde, itiraz süresinin, yetkili mercii kararının tebliğinden itibaren on gün olduğu ve itiraza bakmaya yetkili merciler hükme bağlandığı halde, Kanunda itiraz dilekçesinin nereye verileceği yolunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle anılan Kanundaki söz konusu boşluk, hakkında soruşturma izni verilenlerin, şikayetçilerin ve Cumhuriyet başsavcılıklarının itiraz haklarının kısıtlanmaması ve bunlar arasındaki eşitliğin korunması gözetilerek itiraz dilekçelerinin, itiraza bakmakla yetkili yargı merciine gönderilmek üzere (postaya verilme hariç) kararı veren yetkili mercinin görev yaptığı kurum veya kuruluşlara ya da başsavcılığın bulunduğu yerdeki adliye mahkemelerine veya bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinden herhangi birine verilmesi gerektiği yolundaki Danıştay Birinci Dairesinin içtihadı ile doldurulmuştur.

Başbakanlığın 19.1.2006 tarih ve 2006/3 sayılı Genelgesinde, Başbakanlık İletişim Merkezinin (BİMER) kuruluşu ve işleyişi düzenlenmiş, bu Genelgede, BİMER’in yurttaşların yönetime ilişkin şikayet, talep, görüş ve önerilerini kolayca iletebilmelerine yönelik iyi işleyen, hızlı ve etkin bir sistemin kurulması, şikayet, talep, görüş ve önerilerin derhal işleme alınıp değerlendirilmesi, sonuçlandırılması ve ilgilisine süratle cevap verilmesi, bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlarının halkla ilişkiler uygulamalarının düzenlenmesi amacıyla uygulamaya konulduğu, Başbakanlığa yapılacak başvuruların tüm yurt sathında kabulünü ve Bakanlıklar ile Valiliklere yapılan müracaatların Başbakanlıktan izlenebilmesini amaçlayan ve Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)-Doğrudan Başbakanlık olarak isimlendirilen bu düzenlemenin, Türkiye genelinden aranabilir bir telefon numarası tahsisi ile bir bilgi işlem programı kullanımını öngördüğü, söz konusu uygulamayla, vatandaşlar tarafından yapılan başvuruların gereğinin yapılması amacıyla süratle ilgili kamu kuruluşu veya birimine ulaştırılmasının, başvurulara mümkün olan en kısa sürede cevap verilmesinin, gecikme halinde ilgili birimlerin uyarılmasının, bütün bu işlemlerin bir otomasyon sistemi içinde yürütülmesinin hedeflendiği belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden İçişleri Bakanının 11.7.2017 tarih ve 12321 sayılı kararının 23.8.2017 tarihinde şikayetçi .’e tebliğine çalışıldığı, şikayetçinin evrakı tebellüğden imtina ettiği, ancak Başbakanlık İletişim Merkezinin (BİMER) internet sitesi üzerinden 22.8.2017 tarih ve 1701222742 başvuru numarası ile Dairemize hitaben yazdığı dilekçede, söz konusu yetkili merci kararına itiraz ettiğini belirttiği, söz konusu dilekçenin BİMER tarafından Adalet Bakanlığına, Adalet Bakanlığı tarafından Danıştay Başkanlığı Genel Sekreterliğine, Genel Sekreterlik tarafından da Dairemize gönderildiği görülmüştür.

Ancak, Dairemizin içtihadıyla belirlenen itiraz mercileri arasında sayılmayan, yargısal bir niteliği ve görevi bulunmayan, Başbakanlığa yapılan başvuruların kabulü konusunda yetkilendirilen BİMER’e yargı mercilerine verilmesi gereken dilekçelerin verilemeyeceğinin açık olduğu, anılan içtihadımız doğrultusunda on gün içinde belirtilen yerlere verilerek itiraz süresi içerisinde kayda alınması gereken şikayetçiye ait söz konusu dilekçenin, BİMER’e verildiği, Başbakanlığa yapılan başvuruların kabulü konusunda yetkilendirilen, Bakanlıklar ile Valiliklere yapılan başvuruların Başbakanlıktan izlenebilmesi amacıyla faaliyete geçirilen BİMER’in, Başbakanlığın veya Bakanlıkların idari teşkilat yapısı içerisinde yer almayan yargı mercilerine verilmesi gereken ve bu mercilerce incelenip karara bağlanması gereken dava, itiraz, temyiz gibi dilekçeleri kabulüne yetkili olmadığı, bu bağlamda, şikayetçinin BİMER kanalıyla Dairemize yaptığı başvurunun incelenmeksizin reddine, dosyanın karar ekli olarak İçişleri Bakanlığına, kararın bir örneğinin itiraz edene gönderilmesine 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir