4483 Sayılı Yasa’daki 45 Günlük Sürenin Mutlak Olmadığı

4483 Sayılı Yasa’daki 45 Günlük Sürenin Mutlak Olmadığı
125×125

4483 sayılı Kanundaki 45 günlük azami ön inceleme süresinin mutlak olmadığı hakkında karar.

T.C.

DANIŞTAY Birinci Daire

Esas No: 2016/1760 Karar No: 2017/99

Gereği Görüşülüp Düşünüldü :

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 5’inci maddesinde, izin vermeye yetkili merciin, bu Kanun kapsamına giren bir suç işlendiğini öğrendiğinde ön inceleme başlatacağı, ön incelemenin izin vermeye yetkili merci tarafından bizzat yapılabileceği gibi, görevlendireceği bir veya birkaç denetim elemanı veya hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki memur ve kamu görevlilerinden biri veya birkaçı eliyle de yaptırılabileceği, ön incelemeyi yapacakların, izin vermeye yetkili merciin bulunduğu kamu kurum veya kuruluşunun içerisinden belirlenmesinin esas olduğu, işin özelliğine göre bu merciin, anılan incelemenin başka bir kamu kurum veya kuruluşunun elemanlarıyla yaptırılmasını da ilgili kuruluştan isteyebileceği, bu isteğin yerine getirilmesinin ilgili kuruluşun ise takdirine bağlı olduğu hükme bağlanmıştır.

3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 2’nci maddesinin (a) bendinde, bakanlıklar arasında işbirliğini sağlamanın, bu maddenin (f) bendinde de,

Devlet teşkilatındaki teftiş ve denetim sistemini geliştirme, uygulanmasını takip etme, gerektiğinde teftiş ve denetim yapmanın Başbakanlığın görevleri arasında yer aldığı hükme bağlanmış, Kanunun 20’nci maddesinde ise, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığının bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla, kamu iktisadi teşebbüslerinde teftişin etkin bir şekilde yürütülmesi hususunda genel prensipleri tespit etme, personelin verimli çalışmasının teşvik edici teftiş sistemini geliştirme, bu kuruluşlarla bunların iştirak ve ortaklıklarında, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında, teftiş, denetim veya bu maksatla kurulmuş olan birimlerin görev, yetki ve sorumluluklarını haiz olarak her türlü inceleme, araştırma, soruşturma ve teftiş yapma veya yaptırmaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

Anılan hükümlerin değerlendirilmesinden, izin vermeye yetkili merciin başlatacağı ön incelemeyi, bizzat yapabileceği veya görevlendireceği uygun sayıda denetim elemanı veya hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki memur ve kamu görevlilerine, işin özelliğine göre başka bir kamu kurum veya kuruluşun elemanlarına da yaptırabileceği, yine Devlet teşkilatındaki teftiş ve denetim sistemini geliştirme, uygulanmasını takip etme, gerektiğinde teftiş ve denetim yapmakla görevli Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığının, izin vermeye yetkili merciin talep etmesi halinde kamu idareleri ve kurumlarında görev yapan memur ve diğer kamu görevlileri hakkında ön inceleme yapmaya yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, söz konusu iddialarla ilgili olarak Başbakanlık Teftiş Kurulunca yapılan ön incelemede, adı geçen Vakıflar ve bu Vakıfların % 50’den az hisselerinin bulunduğu iştirakler hakkında öne sürülen iddiaların sübut bulup bulmadığının tespit edilebilmesi için müfettiş heyetleri tarafından düzenlenen şikayet konusu raporların ekleri ile birlikte detaylı incelenmesi gerektiği, bu amaçla ilgili kurumların görevlilerinden oluşturulacak bir heyet marifetiyle raporların incelenmesi sonucunda sağlıklı sonuca ulaşılabileceği hususlarının belirtildiği, ayrıca Vakıfların yöneticileri hakkında …………..Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kaldıran …Hakimliğinin Değişik Iş:20../….. sayılı kararında, söz konusu iddiaların değerlendirilmesi için bilirkişi raporu alınmasının istenildiğinin vurgulandığı, ancak 45 günlük ön inceleme süresinin kısıtlılığı gerekçe gösterilerek bu ön incelemede bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı ve bilirkişi raporu temin edilmediği, …………… Hakimliğinden, Değişik Iş:20../……. sayılı karara konu dosyadaki bilgi ve belgelerin onaylı örneğinin istenilmediği, bu eksikliklerle düzenlenen ön inceleme raporu dayanak alınarak soruşturma izni verilmemesine ilişkin Başbakan Yardımcısının (…) ……… tarih ve ……….. sayılı kararının verildiği görülmüştür.

Oysa, 4483 sayılı Kanunun 7’nci maddesindeki, yetkili merciinin en geç kırk beş gün içerisinde ilgili memur veya diğer kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda bir karar vermek zorunda olduğu yolundaki hükmün, ön inceleme konusu eylemin niteliği, kapsamı, özelliği dikkate alınmadan her ön incelemede mutlak uyulması gereken mutlak bir süreyi ifade ettiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı, zira, ön inceleme konusu eylemin teknik özellikler içermesi, niteliği, kapsamı, eylemin aydınlatılması için gerekli görülen bilirkişi incelemesinde geçecek süre gibi zorunlu sebeplerle bu sürenin aşılabileceği, bu durumların varlığı halinde kırk beş günlük sürenin aşılmasının, ön incelemenin geçerliliğini ve hukukiliğini etkilemeyeceği açıktır.

Açıklanan nedenlerle, itirazların kabulü ile soruşturma izni verilmemesine ilişkin Başbakan Yardımcısının (…) 30.6.2016 tarih ve ……..sayılı kararının kaldırılmasına, her iki müfettiş heyeti tarafından düzenlenen şikayet konusu raporların ekleri ile birlikte konunun uzmanı bilirkişilere detaylı olarak inceletilmesi suretiyle bilirkişi raporu temin edilerek yeniden yapılacak ön inceleme sonucunda yetkili merci tarafından soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin yeni bir kararın tesis edilmesi, verilecek kararın türüne göre on günlük itiraz süresini ve itiraza bakmakla görevli yeri de belirten gerekli yazılı bildirimler yapıldıktan sonra karara karşı itirazda bulunulması durumunda yazılı bildirimlere ilişkin günlü ve imzalı bildirim alındıları ile birlikte itiraz dilekçeleri de eklenerek Dairemize gönderilmesi için dosyanın karar ekli olarak Başbakan Yardımcılığına (…) iadesine, kararın bir örneğinin itiraz edenlerin vekiline gönderilmesine…

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir