Bölüm Başkanı Görüşü Olmadan Öğretim Görevlisi İlanı Verilebilir mi?

Bölüm Başkanı Görüşü Olmadan Öğretim Görevlisi İlanı Verilebilir mi?
125×125

Dekanlığın kadro talep yazısı ve öğretim görevlisi istem yazısı üzerine Rektörlükçe ilgili anabilim dalının hizmet ve öğretim görevlisi ihtiyacı dikkate alınarak kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda ilana çıkılmasında mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.

T.C.

DANIŞTAY Sekizinci Daire

Esas No: 2016/14854 Karar No : 2017/172

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:

Dava, ………Üniversitesi……………..Bölümü ……………… Anabilim dalına iki adet öğretim görevlisi alınması için yapılan ilana ilişkin ………………. tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; bölüm başkanı olan davacıdan herhangi bir görüş alınmadığı, bu konuda bölüm kurulu kararı bulunduğuna dair herhangi bir belgenin dava dosyasına sunulmadığı, bir başka ifadeyle kadro ihtiyacının belirlenmesine ve akademik kadro ilanına çıkılmasına ilişkin süreç tamamlanmadan Rektörlükçe öğretim görevlisi ilanı verildiği, üniversitelerin kadro ihtiyaçlarının belirlenmesinde gerekli olan prosedür izlenmeksizin, anılan bölüm için öğretim görevlisi alınması ilanı verilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinde: “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; halcimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re’sen yapılır.” hükmü yer almaktadır.

Atıf yapılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 61. maddesinde: “Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.” hükmüne, 63. maddesinde de, “Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13/b-3 maddesinde “Üniversitenin yatırım programlarını, bütçesini ve kadro ihtiyaçlarını, bağlı birimlerinin ve üniversite yönetim kurulu ile senatonun görüş ve önerilerini aldıktan sonra hazırlamak ve Yükseköğretim Kuruluna sunmak” rektörün görevleri arasında sayılmış; 16/b-3 maddesinde ise, “Fakültenin ödenek ve kadro ihtiyaçlarını gerekçesi ile birlikte rektörlüğe bildirmek, fakültenin bütçesi ile ilgili öneriyi fakülte yönetim kurulunun da görüşünü aldıktan sonra rektödüğe sunmak” dekanın görevleri arasında sayılmıştır.

Ayrıca aynı Yasanın “Bölüm” başlıklı 21. maddesinde; bölümün bölüm başkanı tarafından yönetileceği ve bölüm başkanının, bölümün her düzeyde eğitim-öğretim ve araştırmalarından ve bölüme ait her türlü faaliyetin düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.

2547 sayılı Yükseköğretim Yasası temel alınarak çıkarılan Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliğinin “Bölümler” başlığı altında yer alan 13. maddesinde, Bölüm; fakülte ve yüksekokulların amaç kapsam ve nitelik yönünden bir bütün oluşturan ve lisans düzeyini de içeren en az bir eğitim-öğretim, bilim ve sanat dallarında araştırma ve uygulama yapan birim olarak tanımlanmış, 14. maddede ise; Bölüm başkanının, bölümün her düzeydeki eğitim-öğretim ve araştırmalarından ve bölümle ilgili her türlü faaliyetin düzenli ve verimli olarak yürütülmesinden, kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamaktan sorumlu olduğu; fakülte veya yüksekokul kuruluna katılacağı, bölümü temsil edeceği, bölümde görevli öğretim elemanlarının görevlerini yapmalarını izleyeceği ve denetleyeceği, her öğretim yılı sonunda bölümün geçmiş yıldaki eğitim- öğretim ve araştırma faaliyeti ile gelecek yıldaki çalışma planını açıklayan raporu, bağlı bulunduğu rektör, dekan veya yüksekokul müdürüne sunacağı hüküm altına alınmıştır.

Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde, “Yükseköğretim kurumlarında ihtiyaç duyulan öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadroları, varsa ilgili birimin bölüm başkanınca, bölüm kurulunun görüşü alınarak fakültelerde dekanlığa, konservatuar ve yüksekokullarda müdürlüklere, rektörlüğe bağlı bölümlerde rektörlüğe, enstitülerde ise enstitü yönetim kurulunun görüşü alınarak, müdür tarafından, ilan edilmek üzere rektörlüğe iletilir. Rektörlükler kendilerine ulaşan kadro taleplerini en geç bir ay içinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirirler. 78 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5’inci maddesine göre kullanma izni verilen kadrolar Yükseköğretim Kurulunun internet adresinde yayınlanmak üzere rektörlükçe Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilir. İlan metninde adaylarda bu Yönetmelik kapsamında belirlenen şartlar, son başvuru tarihi, ön değerlendirme sonuçlarının ilan tarihi, giriş sınavı tarihi ve sonuçlarının açıklanacağı günleri içeren sınav takvimi de belirtilir. Son başvuru tarihi ilan tarihinden itibaren onbeş günden az olarak belirlenemez. Adayların başvuruları internet üzerinden de alınabilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; ….. Üniversitesi…………. Fakültesi……………. Bölümü……………….Dalında ondokuz adet profesör, altı adet doçent ve ondört adet araştırma görevlisinin bulunduğu, ancak herhangi bir öğretim görevlisi ve uzman bulunmadığı, ……………..Fakültesi Dekanlığı’nın Rektörlüğe hitaben yazdığı …………… tarih ve …………… sayılı “Kadro Talepleri” konulu yazısında ………………….anabilim dalı için…………..profesör talebinde bulunulduğu, yine aynı konulu …………….. sayılı yazısında ise;………………. için dört adet profesör, iki adet doçent ve bir adet yardımcı doçent talebinde bulunulduğu, Dekanlığın ………………….yazısı ile Fakültenin…………… programında …………….. ders verebilecek yeterli sayıda öğretim üyesinin bulunmadığı, bu eksikliğin özellikle …………….de aralarında yer aldığı bir takım bölümlerde ivedilik arz ettiğinin Rektörlüğe bildirildiği, 11.12.2013 tarihinde ……………………Anabilim Dalı için iki adet öğretim görevlisi ilanı verilmesi üzerine, davacı anabilim dalı başkanı tarafından bu konuda anabilim dalı akademik kurul kararı, anabilim dalı başkanlığının teklifi ve kamu yararı olmadan ilana çıkıldığı gerekçesiyle ilanın iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun yukarıda belirlenen ilgili hükümleri uyarınca, Üniversitenin kadro ihtiyaçlarını hazırlamak ve o kadro ile ilgili olarak adaylarda aranacak nitelikleri belirleyerek ilan etmek Rektörün görev ve yetkileri arasında sayılmış ve Rektör Üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorumlu kılınmıştır.

Olayda, Dekanlığın anabilim dallarına ilişkin kadro taleplerini kadro unvanlarıyla birlikte Rektörlüğe bildirdiği görülmekte olup; Rektörlüğün belirtilen kadro sayısı ve kadro unvanı ile bağlı kalmaksızın üniversitenin rasyonel ihtiyacını tespit etmek suretiyle 2547 sayılı Yasanın verdiği yetkiye dayanarak kadro ilanına çıkmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Kaldı ki; dosyadaki bilgi ve belgelerden, ilan üzerine seçilen iki adet öğretim görevlisinin yoğun bir program kapsamında Fakültedeki İngilizce derslere girdikleri, nöbet tuttukları, danışman ve jüri üyesi olarak görevlendirildikleri ve bu bağlamda anabilim dalına yapılan alımın kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapıldığı ve aksi bir durumun da davacı tarafından ortaya konulmadığı açıktır.

Bu durumda; Dekanlığın kadro talep yazısı ve öğretim görevlisi istem yazısı üzerine Rektörlükçe ilgili anabilim dalının hizmet ve öğretim ihtiyacı dikkate alınarak kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda ild adet öğretim görevlisi ilanına çıkılmasında mevzuata ve hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

….

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir